nielseNews
        www.tr.nielsen.com Çarşamba, 6 Ağustos 2008   

        
 


Nielsen'dan Haberler



Olimpiyat Maskotlarını Çinlilere Sorduk...


Pekin Olimpiyat oyunlarının maskotları Huanhuan, Yingying, Nini, Beibei ve Jingjing doğadaki elementleri temsil ediyorlar.

Olimpiyat maskotlarının Çinliler arasındaki bilinirliği ve algısını Nielsen araştırdı.

[detaylı bilgi]


Nielsen DeltaQual Pazarlamada bir Devrim Yarattı!


Nielsen'in öncü kalitatif modeli DeltaQual'ın, farklı bakış açısıyla tüketici davranışına doğru bir yaklaşım getiren devrimsel bir çözüm olduğunu biliyorduk.

Dünyaca ünlü pazarlama gurusu Neale Martin'in yeni kitabı "Habit: the 95% of behavior marketers ignore" ile iddiamız doğrulanmış oldu.

[detaylı bilgi]


Dünyadan Trendler...

* Tüketiciler kemerleri sıkmış görünüyor ama bu esnek olmadıkları anlamına gelmiyor.
* Zenginlerin harcamaları atakta.
* Perakende mağazalar içindeki sağlık noktaları çare dağıtıyor.
* Mobil medya büyüyor.
* Perakendecilerin sadakat programları meyve veriyor.

...ve daha bir çok bulguya ulaşmak için Nielsen'in pazarlama, medya ve perakende uzmanlığını birarada sunduğu global yayını Consumer Insight a tıklayın.

[Consumer Insight]



-- CNNTürk-Nielsen ortak çalışması ile her ay yayınlanan Öncü Göstergeler Endeksi göstergelerine internet sitemizden ulaşabilirsiniz.

[detaylı bilgi]



Basından Haberler


Ekonomik Göstergeler

[detaylı bilgi]


Atamalar

Arçelik’in başına Çakıroğlu atandı...
[devamı]

Tellcom'un yeni Genel Müdürü Murat Erkan...
[devamı]

Şirket Haberleri

Ray Sigorta'dan Türkiye'de bir ilk...

[devamı]


Unilever, Komili yağlarını Anadolu Grubu’na sattı...

[devamı]


Türk Philips’in pilini Eczacıbaşı dağıtacak...

[devamı]


Sony, Türkiye’de iki kat büyüyecek...

[devamı]


Ülker’den ikinci mama fabrikası...

[devamı]


Eti, Konya’daki kuraklığa el attı...

[devamı]


Ülker, dondurulmuş gıda devi Kerevitaş'ı aldı...

[devamı]


Yeni Ürünler & Hizmetler

Gıda

Şampiyonanın ateşiyle dondurmaya saldırdık!...

[devamı]


Futbolda sevindikçe cips tüketimi artıyor...

[devamı]


İçecek


Soda, ‘meyveli’ çeşitlerle koşuyor...

[devamı]


Seylan modeli çaya 40 milyon dolar yatırım...

[devamı]


Sunpride 14 bileşenli meyve suyu üretti...

[devamı]


Eşcinsellere özel 5 bin votka geldi...

[devamı]


Perakende


Migros, Maxi’yi satın alıyor...

[devamı]


Kipa, İstanbul’a Anadolu’dan girdi...

[devamı]


'Herkes küçülürken Orka yüzde 20 büyür'...

[devamı]


Yeşil dostu marketler" geliyor...

[devamı]


Koçtaş 18’inci mağazasını açtı...

[devamı]


Bankacılık

Citi, Akbank’tan memnun, kendi şubelerini satabilir...

[devamı]


World’den üst gelire özel kart...

[devamı]


Garanti 9’uncu kez Türkiye’nin en iyisi...

[devamı]


Telekomünikasyon

gnçtrkcll “REAL D galaları” başlıyor...

[devamı]


‘CWIZ WEB'den Ara’ teknolojisi ile internet üzerinden firmalara ulaşmak artık mümkün...

[devamı]


Rekabet Kurumu, Turkcell’in bireysel muafiyet başvurusunu kabul etti...

[devamı]


Türkiye, Milli Takım coşkusunu Turkcell’le yaşadı...

[devamı]


Fitch Turkcell'in kredi notunuz teyit etti...

[devamı]


Motorola’dan LTE atağı...

[devamı]


Motorola’dan iş dünyasında mobil iletişime yepyeni bir çözüm...

[devamı]


Türkiye’de ilk defa! turkcell-im’den şimdi tek tıkla Yahoo Go!...

[devamı]


Otomotiv

VW, Türkiye’ye Doğuş ile gelecek...

[devamı]


Proton: Arena'da son gün...

[devamı]


Teknoloji

Pioneer Türkiye’de lüks segmentte büyüyecek...

[devamı]


Beyaz Eşya

Siemens rüzgar türbini üretmek için Türkiye’de ortak arıyor...

[devamı]


Grundig LCD’de büyüyecek...

[devamı]


İlaç

Sağlık sektörüne vergi denetimi geliyor...

[devamı]



Şirket Haberleri



Atamalar


Arçelik’in başına Çakıroğlu atandı...

1998’den bu yana Koç Holding bünyesinde çalışan Levent Çakıroğlu, grup şirketlerinden Arçelik’in genel müdürlüğüne atandı.

Çakıroğlu’nın, Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı ve Arçelik A.Ş. Genel Müdürü Aka Gündüz Özdemir’in yalnız Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanlığı görevini sürdürecek olması nedeniyle bu göreve atandığı bildirildi.

İş yaşamına 1988’de Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanı olarak başlayan Çakıroğlu, 1998’e kadar bu görevini sürdürdü. 1997-1998 yılları arasında Bilkent Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışan Çakıroğlu, 1998’de Koç Holding’de Mali İşler Koordinatörü olarak göreve başladı.

Koçtaş’ın B&Q ile ortaklık çalışmalarına katılıp ortaklıktan sonra İcra ve Yönetim Kurulu Üyeliği’ne atanan Çakıroğlu, Temmuz 2002’de Koçtaş Genel Müdürlüğü’ne getirilmişti.

Çakıroğlu, 1 Temmuz 2007 tarihinden bu yana Migros Genel Müdürü olarak görev yapmaktaydı.
02.08.2008-Milliyet
[geri dön]

Tellcom'un yeni genel Müdürü Murat Erkan...

Telekom operatörü Tellcom’un Genel Müdürlük görevine Murat Erkan getirildi. Erkan, 18 Haziran tarihinde görevine başladı. Türkiye’nin yenilikçi telekom operatörü Tellcom’un Genel Müdürlük görevine Murat Erkan getirildi. 1969 yılında İstanbul’da doğan Erkan, 1992 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik ve Telekomünikasyon Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra iş hayatına Toshiba’da başladı. Bir süre Biltam Mühendislik’te Uygulama Mühendisi olarak görev alan Erkan, iş hayatına Cisco Türkiye ofisinde Türkiye’nin ilk “Sistem Mühendisi” olarak devam etti. Cisco’da, aralarında Koç.net, Superonline, Doğan Online, Kablo Net, Ultra TV ve Turkcell gibi şirketlerin öncü projelerinde Teknoloji Lideri, Sistem Mühendisliği - İş Geliştirme Bölüm Yöneticiliği ve Bölge Satış Müdürü gibi çeşitli pozisyonlarda çalıştı. Murat Erkan, 2006 yılından bu yana Aneltech’te, Telekom, Mobil, ICT, savunma sanayi ve endüstriyel ürünler sektörlerine yönelik çözümlerin İş Birim Yöneticiliği görevini sürdürüyordu.
15.01.2008-Star
[geri dön]

Ray Sigorta'dan Türkiye'de bir ilk...

Yarım asırlık tecrübesiyle Türkiye'nin en köklü sigorta şirketlerinden biri olan Ray Sigorta, elementer sigortacılıkta geleneksel satış kanallarına alternatif satış kanallarınıda ekleyerek çok kanalllı bir yapıya geçiyor. Müşterilerine, çağrı merkezi,SMS, ve internet aracılığıyla kendi kendilerine sigorta yapabilme olanağı veriyor.
Temmuz 2008-Capital
[geri dön]

Unilever, Komili yağlarını Anadolu Grubu’na sattı...

Anadolu Grubu’nun çoğunluk hissesinin sahibi Yazıcılar Holding, bağlı ortaklığı Ana Gıda’nın, Unilever ile tüm Komili markalarının satın alınmasına ilişkin bir anlaşma imzaladığını açıkladı.

Yazıcılar Holding’in İMKB’ye yaptığı açıklamaya göre, söz konusu ürünler başta zeytinyağı, ayçiçekyağı ve mısıryağı olmak üzere yenilebilir sıvı yağlar ile muhtelif gıda ürünlerini içeriyor.

Kırlangıç da Anadolu’nun

Unilever de Türkiye’de sahibi olduğu Komili zeytinyağı birimini Anadolu Grubu’na ait Ana Gıda’ya satmak üzere nihai anlaşma imzaladığını açıkladı. Unilever ve Yazıcılar Holding’den yapılan açıklamalarda satış bedeli belirtilmedi. Ancak ödemenin tamamının bu yıl içinde yapılması bekleniyor. Unilever, Komili’nin 2007 cirosunun yaklaşık 26 milyon euro olduğunu açıkladı.

Dünyanın 100 ülkesinde 174 bin çalışanı bulunan İngiliz - Hollanda ortaklığı olan Unilever’in markaları arasında Dove, Lux, Persil, Cif ve Domestos da bulunuyor. Unilever 2007’de 40 milyar dolarlık satış geliri elde etti. Portföyüne Komili’yi de ekleyen Türkiye sıvıyağ pazarının önde gelen kuruluşlarından olan Ana Gıda ise Kırlangıç ve Sezai Ömer Madra markaları ile yurtiçi ve yurtdışı pazara yönelik zeytinyağı, mısıryağı ve ayçiçekyağı üretimi ve satışı da yapıyor.
11.07.2008-Milliyet
[geri dön]

Türk Philips’in pilini Eczacıbaşı dağıtacak...

Türk Philips Ticaret, Eczacıbaşı Girişim Pazarlama’yla yetkili distribütörlük anlaşması imzaladı.

Türk Philips’ten yapılan açıklamaya göre, bu anlaşmayla Philips alkalin ve çinko karbon pil grubu ürünleri, Eczacıbaşı Girişim Pazarlama’nın satış ve dağıtım ağı sayesinde 180 bin satış noktasında tüketiciyle buluşacak. Philips teknolojisiyle üretilen Philips alkalin ve çinko karbon pil grubu, Türkiye’nin de bağlı bulunduğu Avrupa bölgesindeki tüm ülkelerde satılıyor. Philips çinko karbon grubunda Longlife, alkalin grubunda Powerlife ve Extremelife alt markalarıyla tüketicilere faklı güç ihtiyaçları için üç farklı çözüm sunuyor. Eczacıbaşı Girişim Pazarlama ile yapılan işbirliğinin Philips alkalin ve çinko karbon pil grubunun hızlı tüketim ürünleri kanalında yaygınlığını artırması hedefleniyor.
07.07.2008-Milliyet
[geri dön]

Sony, Türkiye’de iki kat büyüyecek...

Sony, şu anda Türkiye’de satışta olan 750 bin adet üründen 500 milyon dolar gelir bekliyor. Şirket önümüzdeki dönemde satış hacmini iki katına çıkaracak

Sony Eurasia Genel Müdürü Mohsen Noohi, önümüzdeki 3 yılda Türkiye’deki satışlarını 2 katına çıkaracaklarını söyledi.

Bu yıl YTL bazında yüzde 9, euro bazında ise yüzde 3-4 ’lük büyüme hedeflediklerini belirten Noohi, “Bu yıl Türkiye’deki perakende satışlarımızın 500 milyon dolar civarında olmasını bekliyoruz. 750 bin adet ürünümüz şu anda satışta” dedi.

Türkiye’de fiyatların Avrupa’dan yüksek olmasını vergilere bağlayan Noohi şunları söyledi: “Türkiye’de ciroların boyutları küçük. Ayrıca diğer bazı ülkelerde olmayan yüzde 20’lere varan ÖTV, yüzde 16’lık bandrol vergileri var. Bu da fiyatları artırıyor.”

Tüketici tedirgin

Türkiye’de büyüme hızının düşmesi, enflasyon ve işsizliğin artmasına rağmen Doğu Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden olduğunu belirten Noohi, döviz kurlarındaki değişimin tüketici harcamalarını etkilediğini söyledi.

Noohi “Tüketiciler, sürekli değişimi hissediyor ve harcamaları kesiyor. Bu durumu geçen hafta Wimbledon’da oynanan bir maça benzetiyorum. Biz de tüketici elektroniğinde yağmur yağdığı için ilk 2 seti kaybettik, belki işlere ara vermemiz gerekiyor. Ama birkaç yıl içinde sağlıklı bir yapı oluşacağını düşünüyorum” dedi.

Türkiye çok önemli

Türkiye’nin Sony için çok önemli olduğunun altını çizen Mohsen Noohi sözlerine şöyle devam etti: “Avrupa satışlarının 2010’da 12 milyar euro’ya ulaşacağını öngörüyoruz. Asıl büyüme Avrupa’nın doğusunda olacak. Türkiye açısından elektronik ürünler çok parlak görünüyor. Örneğin 17 milyon hanenin sadece bir milyonunda LCD televizyon var. Çeşitli zorluklar var ama hızlı büyüyen bir pazar.”

İnternetten film indiren televizyon

2011 yılında Sony markalı ürünlerin yüzde 90’ının kablosuz olacağını belirten Mohsen Noohi, ev ortamında çok ciddi değişiklikler yaşanacağını belirtti. Noohi daha sonra şunları söyledi: “Çok yakında Bravia marka televizyon ile internete bağlanmak ve film indirmek mümkün olacak. Mobil ürünlerde herkes istediği yerden istediği bilgiye ve eğlenceye ulaşabilecek. 2010’da ürünlerimizin yüzde 90’ı kablosuz olacak.”
09.07.2008-Milliyet
[geri dön]

Ülker’den ikinci mama fabrikası...

Ülker Hero Baby, 20 milyon YTL’lik yatırımla bu yılın sonunda Ankara’da ikinci bebek maması fabrikasını kurmayı ve halen 300 bin olan tüketici sayısını 2-3 YTL’lik tahıllı kaşık mamalarıyla 1 milyona çıkarmayı hedefliyor. Hero CEO’su Stefan F. Heidenreich, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu değişik ülkelerde 2010 yılına kadar toplam 300 milyon euroluk yeni yatırım planladıklarını bildirdi. Ülker Hero Baby Genel Müdürü Nasuh Önal ise 21 bin 500 tonluk ve 317 milyon YTL’lik Türkiye bebek maması pazarında tonaj olarak şu anda yüzde 43 payla lider olduklarını, ciro olarak ise yüzde 29 payla ikinci sırada bulunduklarını bildirdi. Önal, Türkiye’nin ilk kavanoz püre mama fabrikası olacak yeni tesiste yılda 50 milyon adetlik üretim gerçekleştirileceğini söyledi.
18.06.2008-Kurumsal Bülten
[geri dön]

Ülker, dondurulmuş gıda devi Kerevitaş'ı aldı...

Godiva'nın da dahil olduğu bir çok gıda şirketini satın alan Ülker, Alman ve Türk ortağın davalı olduğu Super Fresh'in üreticisi Kerevitaş'ı aldı..

Ülker, yıllardır Alman Schöller ve Merzeci Holding'in davalık olduğu Türkiye'nin ilk dondurulmuş gıda ve dondurma üreticisi Kerevitaş'ın çoğunluk hisselerini satın aldı. Ülker grubuna ait Yıldız Holding hem Almanlar'dan hem de Türkler'den hisseleri alarak şirketin yüzde 51'ini ele geçirdi. Böylece Kerevitaş'ın yönetimi Ülker'e geçti. Gıda devi grup daha önce aynı ortakların dondurma şirketini alıp Golf dondurmasını üretmeye başlamıştı. Ülker, Alman Schöller'den aldığı şirketin yüzde 25'ine denk gelen 935 milyon 900 bin hisse için 8 milyon 946 bin YTL ödedi. Almanlar şirketteki tüm paylarını Ülker'e devretmiş oldu. Merzeci Holdig ise şirketteki 934 milyon 908 bin, yani şirketin yaklaşık yüzde 24.94'üne denk gelen payını 10 milyon 909 bin YTL'ye Ülker'e bıraktı.

BORSA FİYATININ ALTINDA ALIM: Merzeci Holding'in payı yüzde 44'ten yüzde 14'e düştü. Diğer iki küçük ortak olan Ancoker Su ve Mersu'daki hisseleri de alan Ülker, toplam 20.3 milyon YTL para karşılığı yüzde 51 paya ulaştı. Yıldız Holdig'den yapılan açıklamada alımın Rekabet Kurulu onayından sonra kesinleşeceği belirtildi. Ülker'in şirket yönetimine sahip olmasıyla iki ortak davalarını geri çekti. Borsadaki piyasa değerinin yüzde 20 altında yapılan satış sonrası dün Kerevitaş hisseleri yüzde 12.2 değer yitirdi.
25.06.2008-Sabah
[geri dön]

Eti, Konya’daki kuraklığa el attı...

Türkiye’nin küresel iklim değişikliği dolayısıyla kuraklıktan en çok etkilenecek bölgesi Konya Havzası’nın su kaynaklarının korunması amacıyla “Konya Havzası Modern Sulama Projesi” başlatıldı. ETİ Burçak, WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) işbirliği ile yürütülen proje kapsamında dünya genelinde en önemli 200 bölgeden biri olan ancak yanlış sulama yöntemleri nedeniyle su kaynaklarını hızla kaybeden Çumra ve Beyşehir bölgelerinde yağmurlama ve damla sulama yöntemleri hayata geçirildi. Çumra’da projeyi uygulayan çiftçiler, bölgedeki tarımsal alanlardaki kuraklığa bu sayede çözüm bulunabileceğine inandıklarını söyledi.
15.06.2008-Akşam
[geri dön]


Yeni Ürünler Hizmetler


Şampiyonanın ateşiyle dondurmaya saldırdık!...

Has Gıda Pazarlama Genel Müdürü Sinan Kızıldağ, dondurma satışlarınıda Avrupa Şampiyonası ile birlikte yüzde 5-10'luk artış gözlemlediklerini ifade etti..

Yazın sıcaklığının iyice kendisini hissettirmeye başladığı bu son haftalar belki de en çok su ve dondurma satan şirketlerin yüzünü güldürdü. Türkiye'de yılda 160 milyon litre dondurma tüketildiğine dikkat çeken Has Gıda Satış ve Pazarlama Genel Müdürü Sinan Kızıldağ, pazarın 3 ila 5 yıl içinde ikiye katlanacağını düşündüklerini belirtti. Türk tüketicilerinin kişi başı yıllık 2 litre dondurma tükettiğini kaydeden Kızıldağ, "Yanı komşumuz Yunanistan'da bu rakam 4.5 litre. Avrupa ortalaması 7-9, Kuzey Avrupa ülkelerinde (Norveç, İsveç, Danimarka) ise bu rakamlar 17 litreye kadar çıkıyor. Avrupa Şampiyonası ile beraber dondurma satışlarımızda yüzde 5-10'luk bir artış gözlemledik. Bunun nedeni özellikle erkeklerin maç dolasıyla evlerinde oturması ve dondurma yemesi" diye konuştu.

4 MEVSİM TÜKETİLSİN: Kızıldağ, Four Seasons adlı yeni dondurma segmenti yarattıklarını, 3 sene içinde cirolarının yüzde 15'ini bu ürünlerden elde etmek istediklerinin altını çizdi. Ceviz, karamel, çikolata, çilek ve orman meyveli vanilya olan bu ürünler hakkında, "Türk halkı özellikle çikolata ve vanilyalı dondurmaları tercih ediyor. Ürünlerin adının Four Seasons (4 mevsim) koymamızın nedeni, Türk halkı genelde yazın dondurma yemeyi tercih ediyor. Dondurma üreticileri olarak 4 mevsim, 12 ay dondurma yenilmesini aşılamaya çalışıyoruz. Zaten ciromuzun yüzde 70'ini 15 Haziran'dan ağustos ayının sonuna kadarlık dönemde gerçekleştiriyoruz" diye konuştu.

YÜZDE 40 BÜYÜYECEĞİZ: Pazar paylarının yüzde 33 civarında olduğunu ifade eden Kızıldağ, yeni yaptıkları 40 bin adetlik dolap yatırımıyla beraber yüzde 40 büyümeyi hedeflediklerini ifade etti. Özellikle Türkiye'nin doğusunda halen evlerde dondurma yapıldığını değinen Kızıldağ, Panda'nın bugün 59 farklı çeşit dondurmasının bulunduğunu kaydetti. Dondurma pazarının yüzde 20 civarında büyüyeceğini düşündüklerinin altını çizen Kızıldağ, Panda olarak özellikle Türki Cumhuriyetler, Kosova ve Bosna'da genişlemeyi düşündüklerini belirtti. Cirolarının yüzde 5'inin ihracattan kaynaklandığını vurgulayan Sinan Kızıldağ, yurtdışında 6 bin adet dondurma dolaplarının bulunduğunu altını çizdi. Her yıl cirolarının yüzde 2- 3'ünün Araştırma ve Geliştirmeye (Ar-Ge) ayırdıklarına değinen Kızıldağ, tatlı tüketiminin özellikle yaz aylarında dondurmaya kaydığını sözlerine ekledi.
25.06.2008-Sabah
[geri dön]

Futbolda sevindikçe cips tüketimi artıyor...

Türkler en fazla maç ve film izlerken cips tüketiyor. Euro 2008’le birlikte de cips satışları yüzde 12 arttı

Euro 2008, cips satışlarını yaklaşık yüzde 12 oranında artırdı. Frito Lay Türkiye Genel Müdürü Tuncer Akgün, Türkiye’de kişi başına yıllık 900 gram olan cips tüketiminin Çin ve Hindistan’dan daha fazla olduğunu söyledi. Akgün, 900 gram cips tüketimiyle Türkiye’nin dünyada 6. sırada bulunduğunu belirterek, “Türkler en fazla maç ve film izlerken cips tüketiyor. Euro 2008’de satışlar yüzde 12 arttı. Satışlar Avrupa’da da artış gösterdi” diye konuştu.

Akgün, “Futbolda sevindikçe cips tüketimimiz arttı. Eğer, final oynarsak satışlar daha da artacaktır” dedi. Akgün, cips tüketiminin ABD’de kişi başına yıllık 6.5, İngiltere’de 5, Avrupa ortalamasının ise 3.5 kilo olduğunu kaydetti.

Hedef kuruyemiş

Doritos, Ruffle’s, Lays A La Turca ve Cheetos markalarıyla faaliyet gösteren Frito Lay ‘Sürdürülebilir Ziraat Programı’nı tanıtmak amacıyla Mersin Tarsus’taki fabrikasında bir toplantı düzenledi. Toplantıda konuşan Akgün, Frito Lay Türkiye olarak yeni alanlara yatırım yapacaklarını söyledi. Frito Lay’in bir çerez şirketi olduğunu, bundan sonra gıda şirketi olarak yatırım yapacaklarını kaydeden Akgün şunları söyledi: “Cips pazarının büyüklüğü 600 milyon dolar. Ancak kuruyemiş tüketimi çok daha fazla. Dünyada en fazla çerez tüketen milletiz. 1.5 milyar doların üzerinde bir pazardan söz ediyoruz. Çerez pazarı yavaş yavaş paketli ürünlerle büyüyecek. Kuruyemiş pazarında çekirdek tüketiminin oranı yüzde 60 seviyesinde.”

‘Ortaklık düşünüyoruz’

Frito Lay’in kuruyemiş pazarına 2009 yılının ilk aylarında girmeyi planladığını kaydeden Tuncer Akgün, “Kuruyemişte 3 yıl içinde yüzde 25’lik bir pazar payına ulaşmayı hedefliyoruz. Ancak kendi markamızı yaratmak uzun zaman alabilir. Bir ortaklık veya satın alma olabilir” dedi. PepsiCo’nun cips şirketi olan Frito Lay’in 2007 cirosu 39 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Patates üretimini GAP’a kaydırdı

Frito Lay, Türkiye’nin en önemli patates merkezleri olan Nevşehir ve Niğde’de patates kanseri olarak bilinen ‘patates siğili’ hastalığının görülmesi nedeniyle üretimini GAP’a kaydırdı. GAP bölgesindeki ilk yatırımını Gaziantep’e yaptı.

Türkiye’de patates üretiminin yıllık 5 milyon ton olduğunu belirten Tuncer Akgün şunları söyledi: “Bu patatesin 125 bin tonu cips üretiminde kullanılıyor. Bunda payımız yüzde 76. Frito Lay olarak topraktan rafa kadar her türlü operasyonu üstlendik. Şu anda 15 ilde 300 çiftçiyle, 7 bin 334 futbol sahasına denk gelen 33 bin dekar alanda üretim yapıyoruz.”

Sürdürülebilir Ziraat Programı kapsamında patates ve mısır üretiminde verimli ve kaliteli üretimi amaçladıklarına dikkat çeken Akgün, üretimde kullanılacak damla sulama sistemi sayesinde sudan da tasarruf edileceğini söyledi. Bu arada Frito Lay, İzmit’ten sonra ikinci fabrikayı geçen yıl Tarsus’ta açtı. Şirket, Tarsus’taki fabrikada çalışanların başarısı sayesinde beklentilerin üzerinde 35 bin ton üretim gerçekleştirdi.
20.06.2008-Milliyet
[geri dön]

Soda, ‘meyveli’ çeşitlerle koşuyor...

Sodada ‘meyveli’ yarışı hızlanıyor. Önceden daha çok ‘sindirim’ sorunu yaşayanların içtiği soda, meyveli çeşitleriyle genç tüketiciye de ulaşan günlük bir içeceğe dönüşüyor

2001 yılında piyasaya çıkan meyveli sodaların tüketimi hızla artıyor. Toplam soda pazarındaki genişleme yüzde 10’la sınırlı kalırken meyveli pazarı yüzde 33 büyüdü. Toplam büyüklüğü 200 milyon litreyi aşan pazarın yüzde 15’ini artık meyveli soda oluşturuyor. Pazarda irili ufaklı 25 firma rekabet ediyor. Freşa pazarda yüzde 38’lik payla lider durumda. Uludağ’ın Furitti’si yüzde 18 pazar payıyla ikinci, Akmina yüzde 16’yla üçüncü. 60 milyon dolar sınırını aşan pazarda yer kapmaya çalışan firmalar meyve çeşitliliğini her geçen gün artırırken, ekstra vitamin formülleri de üretiyor.

Ayranlısı bile var

Farklı meyveleri aynı şişede buluşturan Sırma, ekstra vitaminlerle zenginleştirdiği tropik meyveli, kavun-çilek ve kivi-muz karışımlılarla günlük vitamin ihtiyacını karşılamayı vaat ediyor. Uludağ’ın Furitti’sinin yeni çeşidi olan narlı ise içeriğindeki yüzde 4 meyve konsantresiyle meyve suyuna alternatif sunuyor.

Light ve natural olmak üzere iki farklı kategoride yer alan Anatolya’nın 4 kalorilik light maden sularında şeftali-mango ve vişne seçenekleri yer alıyor. Geleneksel lezzetlerimizden biri olan ayranı sodayla aynı kapta buluşturarak pazara adım atan Ülker’in İçim’i, sodada farklı bir lezzet yaratıyor. Soda ve ayranı karıştıran Pasifik, özellikle 250 ml’lik ince teneke kutu ambalajıyla da dikkat çekiyor. Ürünün bir diğer özelliği ise çalkalamadan içiliyor olması.

Limonlu ilk sırada

Akmina’nın yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de aroma tercihlerine bakıldığında ilk sırayı limon alıyor. Limon aromalılar toplam üretimin neredeyse yarısını oluşturuyor. Limonu sırasıyla elma, tropikal, vişne ve çilek aromalılar takip ediyor.

Hanelerin yaklaşık yüzde 33’üne en az bir kez aromalı soda girerken kadınlar haftada ortalama 2 kez, erkekler ise 3 kez meyve aromalı soda tüketiyorlar. Tüketicilerin içecek tercihi sıralamasında ilkler arasında yer almaya başlayan meyveli sodaları cazip hale getiren etkenler arasında aromalı tadı ve ferahlatıcı etkisiyle aynı zamanda sindirimi kolaylaştırmaya yardımcı olması yer alıyor. Uludağ yetkililerinin verdiği bilgiye göre meyveli soda en çok yazın tüketiliyor. İçeriğindeki meyve aromasıyla sofralarda içecek olarak tüketilen meyveli soda satışlarındaki artış yaz aylarında yüzde 70’lere kadar varıyor. Sadece yemeklerden sonra sindirimi kolaylaştırmak için ilaç niyetine tüketilen soda günümüzde gazlı içeceklere alternatif olarak restoran, kafe ve barlarda da sipariş ediliyor. Renksiz görüntüsüyle tadına bakılmadan sade sodadan ayırt edilemeyen meyveli sodalar, içeriğindeki aromanın meyveleriyle süslenerek büyük bardaklarda ikram ediliyor.

Eğlenceli, lezzetli’

Üreticiler dünyayı kuşatan sağlıklı yaşam eğiliminin meyveli soda tüketimini artırdığı görüşünde birleşiyor. Maden Suyu Üreticileri Derneği’nin (MASUDER) meyveli sodanın tüketici gözündeki imajı ve tercih eğilimlerinin nedenlerini ortaya koyduğu araştırmaya göre tüketiciler aromalıları öncelikli olarak ‘eğlenceli’ olarak algıladığı için tüketiyor.

Tercih nedenleri arasında 2’nci sırada ‘lezzetli ve ferahlı’ olması 3’üncü sırada ‘sağlıklı’ olması yer alıyor. ‘Havalı’ olarak tanımlanması ve diğer içeceklere nazaran ‘ucuz’ olması da tercih nedenleri arasında yer alıyor.
13.07.2008-Milliyet
[geri dön]

Seylan modeli çaya 40 milyon dolar yatırım...

Doğadan Genel Müdürü Cem Pasinli, “Çayda İkinci Hayat’ projesi kapsamında tarladan bardağa kontrol altında tuttukları çay üretimiyle Türkiye Premium siyah çay pazarında liderliğe oynadıklarını belirtti.

Devletin de üretim yaptığı bir pazarda bulunmanın zor olduğuna değinen Pasinli şunları söyledi: “Tüketicinin markamıza olan ilgisi nedeniyle yıl sonu hedefimizi yüzde 50 artırdık. Günlük 70 ton üretim kapasitemizi gelecek yıl 140 tona çıkarmayı planlıyoruz. Seylan tipi büyük yapraklı çay üretimi için 40 milyon dolar yatırım yapıyoruz.”

Pasinli, Coca Cola Company’nin Doğadan’ı satın almasından sonra Coca Cola İçecek’in de firmanın yüzde 50 hissesini satın almak için görüşmelere başladığını kaydetti.

Sri Lanka’dan çay profesörü

Doğadan, siyah çay üretimini yıllık 440 bin ton ile dünyanın en büyük çay ihracatçısı olarak bilinen Seylan çayının anavatanı Sri Lanka’da 41 yıllık tecrübeye sahip çay profesörü Bernard Holsinger’e emanet etmiş. Doğadan’ın teknolojisiyle Seylan’ın üretim tarzını bir araya getirdiklerini söyleyen Holsinger, Türkiye’deki çaylıkların yenilenmesi gerektiğine değinerek şöyle dedi: “Bizde çaylıklar 1945’te yenilenmeye başladı. Her yıl kademe kademe süren çalışma sonucu çaylıkların yüzde 80’i yenilenebildi. Türkiye’de bu oran yüzde 1 bile değil. Geç kalınırsa çay üretimi ciddi tehlikeye girer ve çayı ithal edersiniz.”

18’inci yüzyılda tanıştık, üretimde 2 asır bekledik

Türkiye’de çay üretimi yıllık 180 bin ton civarında. Çay üretiminin neredeyse tamamını yapan Rize’de en az 150 bin aile çaydan geçimini sağlıyor.

Dünyada ise çay üretimi 3.6 milyon ton. Bunun 3 milyon tonunu siyah çay, 500 bin tonunu ise yeşil ay oluşturuyor. En büyük üretimi ise 680 bin ton ile Hindistan yaparken, 700 bin ton ile Çin, 440 bin ton ile Sri Lanka ilk 3 sırada yer alıyor.

1963’e kadar ithalatına izin verilmeyen çay 1985’te özel sektöre açılırken şu anda pazarda yer alan oyuncu sayısı ise 57.

18’inci yüzyılda Anadolu çay ile tanıştı.

Türkiye’de ilk çay üretimi 1917, ticari üretimse 1937’de gerçekleşti.
07.07.2008-Milliyet
[geri dön]

Sunpride 14 bileşenli meyve suyu üretti...

Frigo-Pak Gıda tarafından üretilen Sunpride meyve suları, 7+7 adıyla pazara sunduğu 3 yeni çeşidiyle cam şişe içinde ve yüzde yüz içerikli meyve suyu pazarında yüzde 20 olan payını yüzde 35’e çıkarmayı hedefliyor.

Frigo-Pak Ticari Koordinatörü Gürsal Gürarda, 10 ay süren Ar-Ge çalışmalarının ardından içeriğinde katkı maddesi, tuz ve şeker gibi ek ürün bulunmayan 3 ürünle çeşit sayılarının 13’e çıktığını söyledi. Gürarada 3.5 ile 4 YTL arasında satılan Sunpride’ın yeni çeşitleri hakkında şu bilgileri verdi:” Türkiye’de 14 bileşenli tek meyve suyu ile günlük meyve ve sebze ihtiyacınızın önemli bir kısmını karşılayabilirsiniz. Mango, passion gibi 7 meyve, 7 vitamin içeren çeşidimizin yanında içerisinde siyah havuz, marul gibi sebzelerin bulunduğu 7 sebzeli, 7 vitaminli çeşidimiz var. Bir de her ikisini barındıran karışık sebze-meyve suyumuz mevcut.”
14.06.2008-Milliyet
[geri dön]

Eşcinsellere özel 5 bin votka geldi...

Absolut Vodka, eşcinsellere destek olmak için özel bir şişe tasarladı. Gökkuşağı renklerindeki şişeyi satın alanlar aynı zamanda eşcinsellerin kurduğu uluslararası bir örgüte bağışta bulunmuş olacak. 19 ülkede satılan özel şişeden Türkiye'de 5-10 bin adet ithal edilmesi bekleniyor..

San Fransisko'lu sanatçı Gilbert Baker'ın 1978 yılında tasarladığı, eşcinsel topluluğunun sembolü olan gökkuşağında bulunan kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi ve mor renklerinden oluşan bayrağın bu sene yapılışının 30'uncu senesi kutlanıyor. Fransız Pernaud Ricard şirketine mart ayında 5.6 milyar dolara satılan İsveç'in en ünlü markalarından biri olan Absolut Vodka da eşcinseller yararına özel bir şişe tasarladı. Dünya çapında 126 ülkede faaliyet gösteren Absolut, yeni ürününü aralarında Türkiye, Fransa, Hollanda, Norveç, Belçika, Portekiz, Danimarka, İrlanda'nın da bulunduğu 19 ülkede satışa sundu. Absolut'tan yapılan açıklamaya göre Colors adlı votkadan dünya çapında 311 bin şişe üretilecek ve bu sayı artılmayacak. Dünyada mayıs ayında piyasaya çıkan, Türkiye'de ise son 1 haftadır raflarda kendine yer bulan Absolut Colors'ın ayrıca kokteyl kitabı da basıldı. Her 2 ürünün satışlarından elde edilecek belli bir para InterPride (The International Association of Lesbian, Gay, Bisexual, Transgender and Intersex Pride Coordinaters) adlı eşcinsel topluluklarından birine bağışlanacak. Absolut ayrıca eşcinsellerin haklarını desteklemek için kendilerine gelen ilk 100 öneri için fikir başına 100 Euro bağışlamayı taahhüt ediyor. Bu kampanya ile toplanacak bağışlar eğitime ve eşcinsel topluluklarının yardımlaşmasına harcanağı belirtiliyor. Maxxium Pazarlama'dan Absolut'un Ürün Müdürü Deniz Özlav, Absolut Colors'ı promosyon amaçlı piyasa sürdüklerini, "Bildiğimiz aromasız Absolut'un dış tarafının giydirilmiş hali aslında Absolut Colors. Colors'ı satın alacakların önemli bir kısmı koleksiyonerlerden oluşmasını bekliyoruz. Türkiye'ye 5-10 bin Colors ithal edeceğiz. Ürünün vermek istediği belli başlı mesajlar var. Votkaları Migros, Carrefour gibi her perakende satış mağazasında bulabileceksiniz" diye konuştu.

19 ülkede satılıyor

* Türkiye
* İsviçre
* Avusturya
* Fransa
* Hollanda
* Norveç
* Belçika
* Portekiz
* Danimarka
* İrlanda
* Avustralya
* Çin
* Singapur
* Tayvan
* İspanya
* Almanya
* İngiltere
* İsveç
* ABD

03.07.2008-Sabah
[geri dön]

Koçtaş 18’inci mağazasını açtı...

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, yıl sonuna kadar İzmir, İstanbul ve diğer illerde 4 tane daha Koçtaş mağazası açmayı planladıklarını ve böylece 2008 yılını 22 mağazayla tamamlayacaklarını bildirdi.

Koç, “Koçtaş’ın 2008 yılı toplam yatırım bütçesi 60 milyon dolar civarında olacak” dedi. Koçtaş’ın İstanbul-Edirnekapı mağazasının açılışında konuşan Koç, mağazanın, Koçtaş’ın Türkiye genelindeki 18. mağazası olduğunu, şirketin son 3 yıldır hızlı bir büyüme stratejisi izlediğini belirterek şunları söyledi: “Mağaza sayımız her yıl belirlediğimiz hedefler doğrultusunda artıyor. Geçen hafta Trabzon mağazasını hizmete açtıktan sonra şimdi de Edirnekapı’dayız. Yıl sonuna kadar İzmir, İstanbul ve diğer illerimizde 4 mağaza daha açmayı planlamaktayız. Böylece 2008 yılını 22 mağazayla tamamlamış olacağız. Koçtaş’ın 2008 yılı toplam yatırım bütçesi ise 60 milyon dolar civarında olacak. 2012 yılı hedefimiz ise 68 mağazaya ulaşmak.” 6 bin metrekarelik satış alanına sahip Edirnekapı mağazasıyla birlikte Koçtaş’ın 18 mağazasındaki toplam satış alanı, 94 bin 600 metrekareye ulaştı. Koçtaş Edirnekapı mağazasında, 100 kişi istihdam ediliyor.
24.06.2008-Milliyet
[geri dön]

Migros, Maxi’yi satın alıyor...

Migros, Maxi Marketleri bünyesine katmaya hazırlanıyor. Migros Türk Genel Müdürü Özgür Tort, Migros’un büyümesini hızlanarak devam ettirdiğini belirterek, Maxi Marketleri bünyelerine katmak için protokol imzalandığını, Rekabet Kurumu izninden sonra Silivri, Tekirdağ ve Çengelköy’deki Maxi Marketlerin Migros Türk formatlarına dönüşeceğini açıkladı. Tort, yaklaşık 13 bin metrekare satış alanına sahip 3 Maxi Market mağazasına ait kira sözleşmelerinin Migros adına düzenlenmesine karar verildiğini dile getirdi. Migros Türk’ün yurt içinde Migros, Tansaş, Şok, 5M, Macrocenter ve Kangurum formatları ve yurtdışında Kazakistan, Kırgızistan, Makedonya ile Azerbeycan’da Ramstore’ları bulunuyor. Migros’un yurtiçinde 1.064, yurt dışında 16 olmak üzere toplam 1.080 mağazası var. Yurtiçindeki mağazaların 230 tanesi Migros, 261 tanesi Tansaş, 3 tanesi 5M, 8 tanesi Macrocenter ve 562 tanesi Şok formatıyla hizmet veriyor. Migros, Türk yurt içinde çeşitli formatları ile yurtiçinde 59 farklı ilde hizmet veriyor.
02.08.2008-Akşam
[geri dön]

Kipa, İstanbul’a Anadolu’dan girdi...

Perakendeci Tesco Kipa, İstanbul’a Anadolu yakasından girdi. 7 milyon euro yatırımla bugün açılan mağaza Via Port alışveriş merkezinde yer alıyor. Firma, Avrupa yakasında da iki yatırım düşünüyor

Beş yıl önce İngiliz Tesco’yla ortaklık kuran İzmirli Kipa, İstanbul Kurtköy’de 8 bin metrekarelik net satış alanına sahip yeni mağazasını açtı.

Tesco Kipa Hukuk ve Kurumsal İlişkiler Direktörü Yılmaz Attila, kira hariç 7 milyon euro’ya mal olan ve 350 kişiye istihdam sağlayan mağazanın haftada 40 bin müşteri ve 7 rakamlı ciro hedeflediğini söyledi. Kurtköy’le birlikte 28 mağazaları olduğuna değinen Attila şöyle devam etti:
“Yılsonuna kadar Derince, Silivri ve Ankara’da açacağımız mağazalarımızla bu sayı 31’e ulaşacak. Bahçeşehir’de yapılacak bir AVM ve Gaziosmanpaşa Forum’da da yer almak için anlaşmalarımızı yaptık. Geçen yıl yüzde 50 ile en çok büyüyen perakendeci olduk. 13 ülkede faaliyet gösteren Tesco da Türkiye’yi ABD ve Çin’le birlikte öncelikli ülkeler olarak görüyor.” İstanbul’da ekspres mağaza açmayı planlamadıklarını dile getiren Attila, “AVM sayılarındaki artış bizim için yararlı bir etken çünkü arsa fiyatları çok yüksek. Önümüzdeki 3 yılda dünyadaki trende göre fiyatların azalacağını düşünüyoruz” dedi.

Raflar alçalıyor

Mağazalarda yeni trendlerin alçak raflar olduğunu vurgulayan Attila, 2.20 metre olan raf boylarının göz hizasına indiğin anlattı. Alçak rafların mağazayı ferahlattığını kaydeden Atilla, küçük mağazalarda rafların daha da alçak olduğuna dikkat çekti.

Attila mağazalarındaki kasalarda yer alan vakumlu sistemler sayesinde kasiyerlerin görev devirlerinde kutulara koydukları fatura ve paraların bu sistem sayesinde ofislere ulaştığına değindi. Tesco Kipa’nın küresel ısınma çerçevesinde yürüttüğü projelere değinen Attila şunları söyledi: “Bazı mağazalarımızdaki kasalarımızı güneş enerijisiyle çalıştırıyoruz. Ayrıca İzmir’de kurduğumuz rüzgâr gülüyle kendi enerjimizi kendimiz üretiyoruz. Dolaplarımıza, soğutucularımıza kapak taktık. Enerji konusundaki tüm bu çalışmalarımızla önceki yılın ilk çeyreğine oranla yüzde 14 tasarruf sağladık. Çeşmeleri değiştirerek de suda yüzde 7’lik bir tasarruf elde ettik. 2020 yılına kadar mağazalarından kaynaklanan karbondioksit salımını yüzde 50 azaltacağız.”
05.08.2008-Milliyet
[geri dön]

'Herkes küçülürken Orka yüzde 20 büyür'...

Damat, Tween, ADV markalarının sahibi Orka Group Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, piyasalardaki olumsuz gelişmelere rağmen bu yılı dolar bazında yüzde 25, YTL bazında ise yüzde 20 büyüyerek 120 milyon YTL ciroyla kapatmayı hedeflediklerini söyledi. Orakçıoğlu, "2001 krizindeki gibi herkesin küçülmeyi düşündüğü bir dönemde biz son 10 yıldır sürdürdüğümüz büyüme oranını yakalayacağız. 2001'de yılın en iyi performans gösteren firması seçilmiştik. 2008'de de yılın en başarılı firması seçilmek istiyoruz" dedi. Orakçıoğlu, Orka Group'un toplam 117 mağazaya ulaştığını, bu rakamı yıl sonunda 125, 2011'de ise 250'ye çıkarmayı planladıklarını anlattı.
12.07.2008-Sabah
[geri dön]

"Yeşil dostu marketler" geliyor...

Tesco Kipa Kurumsal İlişkiler ve Hukuk Direktörü Yılmaz Attila, gelecek dönemde tüm mağazalarında uygulanmak üzere enerji, su ve geri dönüşüm konusunda ''yeşile dost mağaza'' konsepti üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Attila, Tesco'nun merkezi İngiltere'de tüm mağazalarda karbon salınımını 2020 yılına kadar yüzde 50 oranında azaltma hedefi konduğunu, bu hedef kapsamında Tesco Kipa'nın da bazı projeleri hayata soktuğunu ifade etti.

Sektörde karbon salınımını indirgemenin en verimli yolunun elektrik kullanımını azaltmaktan geçtiğini ifade eden Attila, ilk denemelerini Kuşadası mağazasında yaptıkları, güneşten daha fazla yararlanan mağaza sistemini, Manisa'nın Salihli ilçesinde oluşturdukları özel tasarımlı mağazayla devam ettirdiklerini kaydetti.

Salihli mağazasının diğerlerine oranla yüzde 40 oranında daha az enerji harcadığını, gelecek dönemde yapılacak mağazalarda da benzer tasarımları uygulayacaklarını kaydeden Attila, Söke mağazası için de yeni düşüncelerin gündemde olduğunu kaydetti.

Attila, şu bilgileri verdi:''Tesco Kipa olarak bu hedefleri koymaya 2 yıl önce başladık. Bu yıl çok daha ölçülebilir hale getirdik. Projelerimizi şu anda tam istediğimiz şekilde uygulamaya başladık. Karbon salınımı, su tüketimi ve geri dönüşüm projeleri üzerinde duruyoruz. Çalışmalarımızla geçen yıl birinci çeyrekle bu yıl arasında elektrik sarfiyatında yüzde 12-13 tasarruf sağlamış durumdayız. Bu sonuç, karbon salınımı konusunda koyulan yüzde 50'lik hedefin kısa sürede yakalanabileceğini gösteriyor.Tasarruflu mağaza konusunda ilk adımı Salihli'de attık. Söke mağazasında da belli tasarruf projeleri üzerinde duruyoruz. Gelecek dönemde tüm mağazalara yaymayı planladığımız yeşil mağaza konseptine hazırlanıyoruz. Bu mağazalarda tasarruf tedbirlerinin yanında kendi enerjisini üretme gibi özellikler de hedefliyoruz. Rüzgar enerjisi için Torbalı'daki dağıtım merkezimizde ölçümlere başladık. Çeşme gibi sahil kesimlerinde açacağımız mağazaların kendi enerjisini üretebilir olmasını istiyoruz.''

KARBONDİOKSİT HEDEFİ: Kipa Tesco'nun toplam satış alanları içinde yıllık metrekare başına karbondioksit salınımının 550 kilogram seviyesinde olduğunu ifade eden Attila, bunu 2020 yılına kadar 275 kilograma çekmeyi hedeflediklerini ifade etti.Her gün tüm mağazalardan finansal rakamların yanında kullanılan enerji değerlerinin de merkeze ulaştığını belirten Attila, bunun ilgili birimlerce değerlendirildiğini, hedefe ulaşmak için alınması gereken önlemlerin buna göre değerlendirildiğini söyledi.Attila, yeşil dostu mağaza projesi kapsamında yeni bir adım daha attıklarını, genel merkezde ''Geri Dönüşüm Projesi'' başlattıklarını ifade etti.

BÜROLARDAKİ ÇÖP KUTULARI: Projeyle bürolarda kağıt, cam, plastik, metal ve evsel atıklar için ayrı çöp kutuları oluşturduklarını, toplanan atıkları bir geri dönüşüm firması işbirliğiyle dönüştürdüklerini belirten Attila, ''Bu uygulamayla masaların altındaki tüm çöp kutularını kaldırıyoruz. Henüz bir hafta önce başlayan projeden alınan ilk sonuçlar çok olumlu. Çalışanlarımızın da bu konuda çok heyecanlı ve istekli olduklarını gözlüyoruz. Pilot uygulamamız çok başarılı oldu. Bunu 2 ay içinde tüm mağazalara yaymayı planlıyoruz. Aynı ilginin vatandaşlardan da geleceğini tahmin ediyoruz. Son dönemde kuraklık ve susuzluğun etkisiyle insanların bu konuda bilinçlendiğini gözlüyoruz. Geri dönüşüm konusunda ilk denemelerden aldığımız sonuç bize moral verdi. İnsanların bu tip projelere katılmaya ne kadar istekli olduğunu gördük. Projeleri mümkün olduğunca yaygınlaştırmak istiyoruz'' diye konuştu.

Güneşten yararlanarak tasarruf etme çalışmalarına Marmaris mağazasındaki güneş enerjili kasalarla başlayan şirket, Kuşadası'nda Türkiye'nin gün ışığı enerjisi kullanılan ilk hipermarketini açtı. Salihli mağazasıyla hem satış hem depo alanlarını gün ışığıyla aydınlatmaya başlayan Kipa'nın bu mağazada 100 evin ortalama yıllık elektrik tüketimi kadar enerji tasarruf etmeyi başardığı ifade ediliyor.Mağazanın gelecek dönemde alışveriş sırasında poşet kullanımını azaltmak üzere bir proje başlatacağı belirtiliyor.
12.07.2008-Sabah
[geri dön]

Turkmall, Türkiye’de 1 milyar euro’luk yatırım planlıyor...

Zirvenin moderatörlüğünü Milliyet yazarı Fatoş Karahasan yaptı. Zirvedeki konuşmasında küresel kriz tartışmalarına değinen Multi Turkmall’ın CEO’su Levent Eyüboğlu, “Biz esas krizi 2000’li yılların başında yaşadık.

Perakande sektörü olarak krizde ne yapılması gerektiğini öğrendik” dedi. Dünyada bankalar büyük zararlar açıklarken, Türk bankalarının bu yılın ilk çeyreğinde yüksek kârlar elde ettiğini anlatan Eyüboğlu, “Etrafımızda inanılmaz bir likit fazlası var. Türk şirketleri çok daha rahat koltuklardan dünyaya bakıyor. ABD’de perakende yatırımları durmuş vaziyetteyken, Türkiye’de tam tersi. Bizim de bu yıl için 1 milyar euro’luk yatırım hedefimiz bulunuyor” diye konuştu
26.05.2008-Milliyet
[geri dön]

Türkiye outlet mağazacılıkta Avrupa ikincisi...

Türkiye, sezon perakendeciliğini tamamlayan ve stok maliyetini azaltan indirim mağazacılığı olarak bilinen outlet perakendeciliği yatırımlarında Avrupa ülkelerini zorluyor. Ünlü markaların outlet yatırımları da artarak sürüyor. Mudo’nun mağazalarının üçte biri outlet mağazalarından oluşurken, Boyner bu yıl içinde 3 yeni outlet mağazası açmayı planlıyor. Olivim Genel Müdürü Murat İzci, outlet yatırımlarının Türkiye için çok iyi bir model olduğunu ifade ederek, “Kiracı kiralamadan memnun, çünkü hasılat paylaşımı var. Kiralayan yüksek işte yüksek kira alabildiği için memnun. Müşteri de aradaki farktan son derece hoşnut. Bütün taraflar bu işten memnun. Markaya göre fiyatlardaki indirimler yüzde 30 ile yüzde 70’i bulabiliyor” diye konuştu.

BOYNER’DEN 3 MAĞAZA: İzci, şu anda outletin ciroda yüzde 15’lerde olan payın da gelecekte yüzde 25’e kadar çıkabileceğini aktardı. Boyner Büyük Mağazacılık Operasyon, Bayi İlişkileri ve Seri Sonu Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akın, Boyner outlet operasyonunun bu yıl için 10 mağaza ile devam ettiğini, söz konusu mağazaların toplam alanının 7 bin 500 metrekare olduğunu ve Boyner Mağazaları içinde yüzde 10 paya sahip bulunduğunu belirtti. Mağazaları 2007 yılında yaklaşık 2 milyon kişinin ziyaret ettiğini ifade eden Akın, bu yıl 3 yeni mağaza daha açmayı planladıklarını kaydetti. Mudo’nun ise 27 outlet mağazası bulunurken, ayrıca 2 sezon mağazasında da outlet reyonları yer alıyor.

Mudo mağazalarının üçte biri outlet mağazalarından oluşuyor.

19 outlet ile Fransa’yı solladık

Türkiye toplam kiralanabilir alanı 382 bin 781 metre- kare olan 19 adet outlet alışveriş merkezi ile Avrupa’da toplam 474 bin 881 metrekare kiralanabilir alana sahip ve 29 outlet alışveriş merkezi olan İngiltere’den sonra 2. sırada yer alıyor.

Türkiye’yi 12 adet outlet alışveriş merkezi ile İtalya, 11 adet outlet alışveriş merkezi ile Fransa izliyor.

Avrupa’da 3 milyon 21 bin 731 metrekare toplam kiralanabilir alana sahip 133 adet outlet alışveriş merkezi bulunurken, Amerika’da 5 milyon 570 bin metrekare toplam kiralanabilir alana sahip 222 adet outlet alışveriş merkezleri yer alıyor.
24.05.2008-Akşam
[geri dön]

Akbank ile Carrefoursa arasında işbirliği ön anlaşması...

Akbank ile Carrefoursa arasında, finansal hizmetler konusunda işbirliği ön anlaşması imzalandı.

Akbank T.A.Ş'den İMKB'ye yapılan açıklamada, Akbank ve Carrefoursa Carrefour Sabancı Ticaret Merkezi A.Ş'nin, finansal hizmetler konusunda işbirliği yapmak üzere dün bir ön anlaşma imzaladıkları kaydedildi.

Açıklamada, söz konusu işbirliğinin, bu kapsamda imzalanacak bir sözleşme ve gerekli izinlerin temini ile uygulamaya geçeceği duyuruldu.
29.05.2008-Dünya
[geri dön]

Citi, Akbank’tan memnun, kendi şubelerini satabilir...

Almanya’daki perakende bölümünü satışa çıkaran Citigroup’un, Türkiye’deki 57 şubeli bankasının satışı gündemde. Citigroup, Türkiye’deki faaliyetini, yüzde 20 ortağı olduğu Akbank’la birlikte yürütecek

Citigroup’un Almanya’daki perakende bankacılık merkezi (mevduat kabul eden, kredi veren şubeler topluluğuna sahip Citibank adını taşıyan kuruluşu) satışa çıkarıldı. Basına yansıyan bilgilere göre ünlü Alman bankası Commerzbank’ın çekildiği açık artırmada Alman Deutsche Bank tek yerel alıcı konumunda. Fransız Credit Mutuel ve İspanyol Banco Santander, Deutsche Bank’la rekabet halinde bankayı satın almaya çalışıyor. Temmuz sonunda tamamlanacak olan satış için yapılan fiyat tahmini 3 milyar ile 5 milyar euro arasında.

Zarardan çıkış yolu

ABD’deki bankacılık krizinden büyük ölçüde etkilenen bankaların başında gelen Citigroup, 40 milyar dolar zarar açıkladı. Yaklaşık 500 milyar dolar varlığı olan grup, para eden varlıklarının bir bölümünü satarak güçlenmeye çalışıyor.

Bütün bu olan bitenler Türkiye’yi de ilgilendiriyor. Çünkü: (1) Citigroup’un (Almanya’da olduğu gibi) Türkiye’de de perakende bankacılık yapan Citibank AŞ adında bir kuruluşu var.

(2) Citigroup 2006 yılından bu yana Akbank’ın sermayesinin yüzde 20’sine sahip.

57 şubesi

“Citibank N.A.” Türkiye’de 1980 yılında ‘şube açan yabancı banka’ statüsünde faaliyetlerine başladı. 2003 yılında sermayesinin tamamı Citibank N.A.’ya ait bir yan kuruluş olarak, Citibank AŞ kuruldu. 2004 yılında Citibank AŞ mevduat kabul etmek ve bankacılık işlemleri yapmak için izin aldı. Citibank N.A.’nın bütün aktifi (mevduat dahil olmak üzere) pasifi, hak ve borçları Citibank AŞ’ye devredildi. Böylelikle bankanın Türkiye’deki faaliyet şekli 2004 yılında ‘şube’den ‘anonim şirket’ şeklindeki iştirake dönüştürülmüş oldu. Bankanın şimdilerde 57 şubesi var. 2007 yılı sonunda aktif toplamı 4.1 milyar YTL’ye ulaştı. Özkaynağı 679 milyon YTL. 2007 yılı kârı 165 milyon YTL.

Öte yanda, Citibank AŞ’nin sermayesinin tamamına sahip olan Citigroup, 17 Ekim 2006 tarihinde Akbank ile bir stratejik ortaklık anlaşmasını imzalayarak Akbank’a yüzde 20 oranında ortak oldu. Devir işlemleri 9 Ocak 2007 tarihinde tamamlandı. Anlaşma çerçevesinde Citigroup, hisse başına 9.50 yeni kuruş ödeyerek Akbank’ın yüzde 20 hissesine 3.1 milyar dolar karşılığında sahip oldu. Akbank’tan memnun

Akbank ortaklığı Citi için önemli. Geçen hafta Citibank AŞ’nin Yönetim Kurulu Başkanı Steve Bideshi, Türkiye’nin Citigroup için ‘stratejik öneme sahip kilit bir ülke’ olduğunu, Citigroup’un 16 aylık ortaklık döneminde çok uyumlu çalışma içine girildiğini söyledi. Tepe yöneticilerinin açıklamalarından, toplam aktifleri 81 milyar YTL’ye ulaşan, Türkiye’nin en kârlı bankalarının başında gelen Akbank ortaklığından Citigroup’un ayrılma niyetinin olmadığı görülüyor.

Ortağı Akbank 800 şubeyle perakende bankacılık yaparken Citigroup’un, Türkiye’de 57 şubeli Citibank A.Ş’yle perakende bankacılık faaliyetini sürdürmek istememesi olasıdır. Almanya’da daha büyük çaptaki pekarekende bankacılık kolunu satışa çıkaran Citigroup’un, yakında Türkiye’deki Citibank AŞ’yi de satışa çıkarması, Türkiye piyasasıyla bağını Akbank ortaklığıyla sürdürmeye devam etme kararı alması beklenebilir.
10.07.2008-Milliyet
[geri dön]

World’den üst gelire özel kart...

Dünyanın “en prestijli” kredi kartlarından biri olarak nitelendirilen Visa Infinite, Türkiye’de Yapı Kredi World Crystal Club üyelerinin kullanımına sunuldu.

Visa Infinite’nin tanıtımı amacıyla Abdülmecid Efendi Köşkü Yapı Kredi Korusu’ndan düzenlenen basın toplantısında konuşan Yapı Kredi Kredi Kartları ve Tüketici Kredileri Yönetimi Başkanı Nazan Somer, Visa Infinite’yi, World Crystal Club üyelerinin kullanımına sunduklarını söyledi. World Crystal Club’ın üye profilinin büyük ölçekli şirket sahipleri ile üst düzey yöneticilerden oluştuğunu belirten Somer, Infinite ile concierge firması Ten’in ayrıcalıklarını sunacaklarını söyledi. Somer, kartın limiti konusunda “Gelir düzeyinin yanı sıra müşterinin profili de önemli. Aylık geliri minimum 20 bin YTL olmalı. Özel bankacılık hesabında da 250 bin dolar ve üzeri varlık bulunmalı. Müşterinin 10 milyon doları varsa ve talep ederse yasal engel olmadığı takdirde kartına 500 bin YTL limit verilebilir” dedi.
14.06.2008-Milliyet
[geri dön]

Garanti 9’uncu kez Türkiye’nin en iyisi...

Garanti Bankası, dünyanın önde gelen finans dergilerinden Euromoney’nin ‘Mükemmellik Ödülü’ne (The Euromoney Award for Excellence) layık görülerek 9. kez “Türkiye’nin En İyi Bankası” seçildiğini açıkladı.

Bankadan yapılan açıklamada, “Garanti’nin sürdürdüğü güçlü büyüme, kredilerde sağladığı başarıyla sektörün lideri olması, hızlı şubeleşme atağı, mortgage konusundaki öncülüğü, müşteri odaklılığı, dalgalanma ortamında bile uluslararası yatırım bankaları tarafından en güvenilir bankalar arasında görülmesi, ödül almasını sağlayan unsurlar arasında yer aldı” denildi. Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, ödülle ilgili olarak yaptığı değerlendirmede, dünya finans çevrelerinin her yıl merakla beklediği ödülleri 9. kez almaktan dolayı çok mutlu olduklarını ifade etti.

‘Küresel dalgalanmada da büyüdük’

Özen, şöyle dedi: “Kaliteden ödün vermeksizin gösterdiğimiz büyüme ve hizmet performansımız, sadece müşterilerimiz tarafından değil, Euromoney tarafından da bir kez daha takdirle karşılandı. Garanti Bankası olarak küresel dalgalanma döneminde de güçlü büyümemizi devam ettirdik. 2008’in ilk yarısında çok iyi bir performans yakaladık. Ancak önümüzdeki dönem daha zorlu geçecek. Garanti, her zaman olduğu gibi, daha iyisi için çalışmayı hedefleyen hizmet anlayışından ve sürdürülebilir büyüme stratejisinden taviz vermeyecek. Başarımızın gerçek mimarı Garanti Bankası çalışanlarıdır.” dedi.
04.07.2008-Milliyet
[geri dön]

gnçtrkcll “REAL D galaları” başlıyor...

Üstün görüntü kalitesiyle 3D sinema deneyimine “gerçekçilik” kazandıran REAL D sistemi gnçtrkcll’in katkılarıyla Türkiye’de! Cinebonus sinemalarındaki REAL D sinema gösterimlerinde gnçtrkcll üyelerini çeşitli avantajlar bekliyor.

Dünyada Dijital 3 Boyutlu Sinema teknolojisi konusunda devrim yaratan REAL D sinema sistemi şimdi gnçtrkcll- Mars Entertainmet Group işbirliğiyle Türkiye’de sadece Cinebonus sinemalarında izleyicilerle buluşuyor. REAL D sistemiyle gösterime giren filmlerin ilk gününde bir bilet alan gnçtrkcll’lilere bir bilet de hediye edilecek. Ayrıca pazartesi ve perşembe günleri gnçtrkcll’liler filmleri REAL D farkı ödemeden izleyebilecek.

Üç boyutlu film keyfi ilk kez bu kadar “gerçeğe yakın” yaşanacak!

35mm formatından üstün görüntü kalitesi sağlayan REAL D sistemiyle 18 Temmuz’da gösterime girecek “Dünyanın Merkezine Yolculuk”, bu tekniğe uygun üretilen ve animasyon olmayan ilk film olma özelliğini taşıyor. Konusunu Jules Verne'in ünlü romanından alan filmin başrollerinde Brendan Fraser, Josh Hutcherson ve Anita Briem var. “Dünyanın Merkezine Yolculuk”ta üç boyutlu film keyfi ilk kez bu kadar gerçekçi yaşanacak.

NASA’ya 3D görüntüleme araçları sağlayan şirket

3D görüntüleme araçları sağlayan REAL D, bu alanda dünyanın önde gelen şirketlerinden biri. İşbirliği içinde olduğu kuruluşlar arasında NASA ve Amerikan ordusunun yanı sıra BMW, Boeing ve Pfizer gibi dünya devleri bulunuyor. Sinemada REAL sisteminin yarattığı derinlik algısı ile izleyiciler kendilerini sahnelerin içinde buluyor. Dijital içerik dağıtım ağı içerisinde dijital filmlerin ve dijital 3 boyutlu filmlerin yanı sıra canlı konserler ve spor organizasyonlarını izleyebilmek de mümkün. REAL D şu anda 23 ülkede 700’ün üzerinde salonla dünyanın en büyük dijital 3D platformunu temsil ediyor.

“REAL D gözlükleri” de farklı

Ekrandaki sağ ve sol görüntülerin beyinde birleşmesi ve derinlik algısının gerçekleşmesini sağlayan özel REAL D gözlükleri, geleneksel kırmızı-yeşil anaglif gözlüklerden farklı son derece rahat ve polarize filtreli gözlükler.

REAL D gösterimlerinin yapılacağı salonlar:

Cinebonus Kanyon, Levent / 0 212 353 08 53

Cinebonus Nautilus, Kadıköy / 0216 339 85 85

Cinebonus Capacity, Bakırköy/ 0212 559 49 49

Cinebonus Gmall, Maçka / 0212 232 44 40

Cinebonus Meydan, Ümraniye/ 0216 466 58 00

Cinebonus Panora,Ankara / 0312 491 64 65

Cinebonus Kipa Balcova,Izmır / 0232 278 87 87

Cinebonus Migros,Antalya / 0242 230 14 14

Cinebonus M1 merkez,Adana / 0322 271 02 62

Cinebonus Forum,Mersin / 0324 331 51 51
15.07.2008-Kurumsal Bülten
[geri dön]

‘CWIZ WEB'den Ara’ teknolojisi ile internet üzerinden firmalara ulaşmak artık mümkün...

Votel İletişim Hizmetleri tarafından geliştirilen ve sesli erişimde yeni bir yol olarak sunulan "CWIZ WEB'den Ara" uygulaması hem firmaların hem de kullanıcıların hayatlarını kolaylaştırıyor.

WEB sitesindeki bir ikona tıklanarak şirket santraline sesli erişim artık sağlanabiliyor. Bunun için çağrı karşılama tarafında mevcut bir CWIZ üzerinde "WEBden Ara" uygulamasının yüklü olması yeterli…

CWIZ platformunu geliştiren Votel İletişim Hizmetleri Genel Müdürü Yusuf Alakavuk, “WEB sitenize, portalinize ve bir kampanya mailingine koyacağınız "WEBden Ara" linki ile direkt santralinizi veya çağrı merkezini aramasını sağlayabilirsiniz” dedi. Eğer bir çağrı merkeziniz varsa gelen çağrıları direk çağrı merkezi kuyruğuna alabileceğinizi söyleyen Alakavuk, çağrı merkezinden telefonla verdiğiniz tüm hizmeti WEB'den Ara’yanlara da sağlanabileceğinin altını çizdi.

‘Telekonferansa Katılınabilir’

WEBDENARA CWIZ uygulamaları ile birlikte sunulduğu gibi, bağımsız servis olarak da sunulabiliyor. Eğer firma CWIZ kullanıcısı bir ortama sahip ise WEB’den gelen çağrıları karşılamak için kullanabileceği alternatifler de çoğalıyor. Örneğin WEB’den gelen bir çağrıyı santrale, bir dahiliye, bir gruba, bir çağrı merkezi kuyruğuna hatta mesai saatleri dışında sesli postaya yönlendirmek mümkün. Hatta WEB’den arayan bir kişi CWIZ üzerinden telekonferansa da katılabilir.

“CWIZ WEB’den Ara” özelliğini kullanmak için arayan kullanıcılar tarafından herhangi bir uygulama yüklenmesi veya lisans alınması söz konusu değil. Uygulama WEB sitesinden tıklanıldığında direk olarak çalışabiliyor. Kullanıcı tarafında gerekli tek şey ise kullanıcı PC veya laptopunda Flash uygulamasının yüklü olması.

Farklı santral tipleri ile de entegre edilebilen ürün özellikle portal ve e-ticaret uygulamasına sahip şirketler tarafından büyük ilgi görüyor. Büyük küçük birçok firma tarafından yoğun talep gören WEB'den Ara uygulaması servis olarak şirketlerin kullanımına sunuluyor.
02.07.2008-Kurumsal Bülten
[geri dön]

Rekabet Kurumu, Turkcell’in bireysel muafiyet başvurusunu kabul etti...

Rekabet Kurumu’nun geçtiğimiz yıl Mayıs ayında yayınladığı tebliğ sonrasında, Turkcell olarak “bireysel muafiyet” başvurumuzu hazırladık ve 26 Şubat 2008 tarihinde Kurum’a ilettik. Rekabet Kurumunun internet sitesinden öğrendiğimiz kadarıyla TurkcellExtra’larla Şirketimiz arasında imzalanan sözleşmelerde yer alan “münhasırlık” hükmü için bireysel muafiyet tanınmasına karar verilmiştir. Böylelikle TurkcellExtra’lar ile Şirketimiz arasındaki mevcut yapıda herhangi bir değişiklik olmayacaktır.

Konuyu kamuoyunun bilgisine sunarız.
11.07.2008-Kurumsal Bülten
[geri dön]

Türkiye, Milli Takım coşkusunu Turkcell’le yaşadı...

Türkiye, EURO 2008’de tarihi bir başarıya imza atarken Milli Takımlar’ı 2002’den beri destekleyen Turkcell, Avusturya ve İsviçre’deki tribün coşkusunu yaptığı etkinlikler ve sunduğu mobil servislerle Türkiye’ye taşıdı. Turkcell, Türkiye’nin her golü için hediye ettiği dakika/kontörle binlerce abonesine 143.565 dakika ve 2.837.250 kontör kazandırdı.

Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın tarihi bir başarı elde ettiği EURO 2008 boyunca Turkcell’in etkinlik ve hizmetleri maçlardaki tribün coşkusunu Türkiye’ye taşıdı. UEFA EURO 2008 Resmi İçerik Sağlayıcısı Turkcell’in şampiyonaya özel “EURO 2008 Haber Paketi” ve “Goller Cepte” servisleri büyük talep görürken, Türkiye’nin farklı şehirlerinde 10 binlerce kişi Turkcell tarafından gerçekleştirilen etkinliklerde maçları tribündeki gibi izleme olanağı buldu.

Cep telefonlarına 50 milyona yakın gol görüntüsü ve bilgi mesajı

Turkcell, EURO 2008’in mobil mecradaki resmi içerik sağlayıcısı olarak futbolseverlere hizmetler sunarken şampiyona sırasında bu servisler kapsamında yaklaşık 50 milyon gol görüntüsü ve bilgi mesajı gönderildi. Maçlardaki gollerin video olarak izlenmesini sağlayan “Goller Cepte” servisi kapsamında yaklaşık 12 milyon gol görüntüsü cep telefonlarına gönderildi; şampiyonaya ilişkin son dakika haberleri, güncel gelişmeler, teknik direktör yorumları ve maç sonuçlarının SMS’le alınmasını sağlayan “EURO 2008 Haber Paketi” kapsamında ise paket üyelerine yaklaşık 35 milyon gönderim yapıldı. Bunların dışında, 25 Haziran 2008 tarihine kadar turkcell-im EURO 2008 WAP sayfaları 800 bine yakın ziyaret aldı.

Turkcell Kuruçeşme Arena on binleri ağırladı

Turkcell ayrıca EURO 2008 süresince maçların özel olarak düzenlenmiş mekânlarda, tribün atmosferinde seyredilmesi için çeşitli organizasyonlar gerçekleştirdi. Şanlıurfa, Sinop ve Sivas’ta kitlelerin bir araya gelebileceği merkezler oluşturuldu. Kurulan dev ekranlar ve maçlardan önce düzenlenen gol yarışması gibi etkinliklerle vatandaşların hem keyifli anlar geçirmesi hem de maçları tek yürek halinde izlemesi sağlandı. Bu üç şehirde gerçekleştirilen organizasyonlara toplam 10 bin kişi katıldı. Ayrıca Milli Takım’ın Portekiz, İsviçre, Çek Cumhuriyeti, Hırvatistan ve Almanya karşılaşmaları Turkcell Kuruçeşme Arena’da dev ekranda gösterildi. Yaşar, Bengü, Kıraç, Mor ve Ötesi, Teoman konserleri izleyicileri maçlar öncesinde coşturdu. Turkcell Kuruçeşme Arena’daki bu organizasyonlara yaklaşık 40 bin kişi katıldı.

Gollerle birlikte cep telefonlarına bedava dakika ve kontör yağdı

Turkcell, şampiyona sırasında Türk Milli Takımı’nın attığı her gol için golün atıldığı ülkelerde bulunan müşterilerine 5 dakika ya da 250 kontör hediye etti. Bu uygulama sonucunda beş maç boyunca Avusturya ve İsviçre’de bulunan 15 bin Turkcell müşterisine 143.565 dakika ve 2.837.250 kontör hediye edildi.

Milli Takım’ın tüm iletişim giderlerini Turkcell karşıladı

EURO 2008 boyunca sunduğu mobil hizmetlerle Milli Takım’la Türkiye arasındaki iletişimi her an canlı tutan Turkcell, ayrıca şampiyona boyunca Milli Takım’ın tüm iletişim giderlerini karşıladı.

Öztürkler: “Sonuçlar bizim için iki kat anlamlı”

Spor ve teknolojinin imkanlarını birleştirerek farklı hizmetler geliştirip, müşterilerine sunduklarını belirten Turkcell Kurumsal İletişim ve İlişkiler’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Koray Öztürkler, EURO 2008 süresince gerçekleştirilen etkinlik, hizmet ve iletişim faaliyetlerinin tümünden çok iyi sonuç aldıklarını belirtti. Öztürkler, “Milli Takım’ın Ana Sponsoru olarak gerçekleştirdiğimiz faaliyetler sportif başarıyla birleşince daha da etkili oldu. Şunu da belirtmek gerek ki, 2002’den bu yana Milli Takım’a verdiğimiz destek spora yapılan bilinçli ve uzun vadeli bir yatırım olduğu için, EURO 2008’de kazanılan sportif başarı bizim açımızdan iki kat anlamlı oldu. Sunmuş olduğumuz mobil hizmet paketleri ve servisleriyle Milli Takım coşkusunu tüm Türkiye’ye farklı platformlarda yaşattık” dedi. Öztürkler, Turkcell’in spora verdiği desteği bundan sonra da kararlılıkla sürdüreceğini sözlerine ekledi.
26.06.2008-Kurumsal Bülten
[geri dön]

Fitch Turkcell'in kredi notunuz teyit etti...

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, artan rekabete rağmen 2007 yılında güçlü operasyonel performans sergilemeyi sürdürmesi, güçlü nakit yaratma kabiliyeti ve olumlu kredi profili nedeniyle Turkcell’in yerel para cinsinden kredi notunu ‘BBB-‘ olarak teyit etti.

Uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings (“Fitch”), Turkcell’in yerel para cinsinden kredi notunu ‘BBB-‘ , yabancı para cinsinden borçlanma notunu ise bu nota tavan teşkil eden ülke notuna paralel olarak ‘BB’ olarak teyit etti ve her iki derecelendirmenin görünümünü de ‘Stabil’ olarak korudu.

Kredi derecelendirme kuruluşu, Turkcell’in kredi notunun, şirketin Türkiye mobil pazarında artan rekabete rağmen 2007 yılında güçlü operasyonel performans sergilemeyi sürdürmesini, 2006 ve 2007 yıllarındaki güçlü nakit yaratma kabiliyetini ve olumlu kredi profilini yansıttığını belirtti.

www.turkcell.com.tr
24.06.2008-Kurumsal Bülten
[geri dön]

Motorola’dan LTE atağı...

Motorola’nın önümüzdeki günlerde çıkacak, LTE çözümlerinde 700 MHz ve 2,6 GHz frekans bantlarını kullanan ürünleri, operatörlerin şebekelerinin kapsama alanı ve kapasitelerini artırmalarına yardımcı olacak Motorola’dan yapılan açıklamayla önümüzdeki yıl çıkacak ürünlerde Uzun Vadeli Evrim (Long-Term Evolution – LTE) çözümlerinde 700 MHz ve 2,6 GHz frekans bantlarını kullanan ürünlere yer verileceği duyuruldu. Motorola’nın LTE çözümlerine sahip ürünleri, operatörlerin şebekelerinin kapsama alanı ve kapasitelerini artırmalarına yardımcı olacak; gelişmekte olan mobil geniş bant hizmetleri talebine yanıt vermelerini kolaylaştıracak.

Kablosuz geniş bant teknolojisinin gelişiyle birlikte frekans bantlarında daha fazla yer açmak gerektiği hem Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), hem de devletlerin mevzuatları düzenleyen kurumlarınca kabul ediliyor. Motorola yakında çıkaracağı ürünlerde LTE için hem günümüzde kullanılmakta olan, hem de gelecekte kullanılması planlanan frekans batlarından yararlanarak şebeke operatörü olan müşterilerinin bu konudaki ihtiyaçlarına cevap vermeyi planlıyor. Belirli frekans ihtiyaçlarını karşılayacak ürünlerin ticarileştirilme takvimini, dünya genelindeki 4G frekans lisanslandırma trendleri ve tek tek müşteri talepleri belirleyecek.

Avrupa Servis Çözümleri Satış Direktörü Alper Türken “Artık tüm dünyada kablosuz iletişim operatörlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için 700 MHz bandında LTE kullanmanın şart olduğu kanısındayız. Ayrıca, küresel pazarda önceden frekans almış bulunan operatörlerin ihtiyaçları için de 2,6 GHz frekans bandında LTE’ye mutlak bir talep var. Türkiye’de de lisans sürecinin bu gelişmelere paralel olarak ilerleyeceğini umuyoruz” diyor.

Motorola halen Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya Pasifik bölgelerindeki operatörlerle LTE’nin denemelerini yapıyor. Bu denemelerden elde edilecek bilgiler, Motorola’nın OFDM alanındaki uzmanlığı ve WiMAX şebekelerini kurma ve yönetmedeki liderliğinden gelen tecrübe ile birlikte, şirketin LTE çözümleri portföyünün geliştirilme ve olgunlaştırılmasına büyük bir katkı sağlayacak.

Motorola’nın LTE baz istasyonu çözümü, şirketin ortak platform noktası kontrol ünitesini içeriyor. WiMAX 802.16e ve LTE’nin yanı sıra çeşitli telsiz frekansı antenlerince de paylaşılan bu platform farklı müşteri ihtiyaçlarına cevap verebiliyor. Portföy kapsamındaki şasili-montajlı vericiler, uzak uç vericileri ve anten kulesi vericileri hem mevcut GSM, UMTS ve CDMA frekans bantlarında, hem de yeni sağlanacak frekans bantlarında çok çeşitli LTE kurulum seçeneklerini destekleyebiliyor. Motorola’nın esnek eNode B mimarisi birçok frekans bandının ufak miktarda yatırımla desteklenmesine olanak sağlıyor.

Motorola’nın LTE çözümleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için lütfen www.motorola.com/lte ve www.motorola.com/experiencelte adreslerini ziyaret ediniz.
25.06.2008-Kurumsal Bülten
[geri dön]

Motorola’dan iş dünyasında mobil iletişime yepyeni bir çözüm...

Motorola’nın iş dünyası ve şirketler için tasarladığı, “Kurumsal Dijital Yardımcı” portföyünün en yeni üyesi MC75, gelecek nesil uygulamalar için HSDPA ve EVDO Rev A üzerinden global kablosuz bağlantı sağlayarak şirket çalışanlarının verimliliğini en üst düzeye çıkarıyor.

Motorola’nın, hem yerel hem de global ölçekte hizmet veren şirketlerin ve çalışanlarının ihtiyaçlarına yanıt veren “Kurumsal Dijital Yardımcı” portföyüne bir yenisi daha eklendi: MC75. Şirket çalışanlarının hayatını kolaylaştıracak bu yeni ürün, çalışanların verimliliğinin arttırılmasına yardımcı olacak, işletme maliyetlerini ve hatalarını azaltacak; ses, veri, GPS ile yön bulma ve kamera bazlı belge görüntüsü yakalama hizmetlerini aynı anda sağlayarak müşterilerin memnuniyetini artıracak.

Kablosuz iletişimde HSDPA ve CDMA-EVDO (Rev A) standartlarını kullanan 3. Nesil (3G) şebekelerini destekleyen MC75, yüksek hızda ses ve veri erişimini birlikte sunuyor. 802.11a/b/g ethernet, net görüntüye sahip renkli VGA ekran ve 2 megapiksellik renkli dijital kamera ile donatılmış olan bu yeni ve dayanıklı Kurumsal Dijital Yardımcı, sektörün 3. Nesil standardıyla uyumlu ilk mobil bilgisayarı olma özelliğini taşıyor. MC75 ile yüksek kalitede resimlerin yanı sıra belge görüntüleri ve imza, hatta 1D ve 2D barkodları okumak mümkün. Gerçek zamanlı yerel ağ ve geniş bant kablosuz iletişimlerinin daha önce benzeri görülmemiş bu kombinasyonu, gelişmiş veri yakalama olanaklarıyla biraraya geldiğinde, şirket çalışanları arasındaki bilgisayarlı iletişimi daha güçlü hale getiriyor, veri hatalarını azaltıyor ve her alanda iş verimliliğini artırıyor.

Motorola Türkiye Kurumsal Mobilite Bölümü, Teknoloji Müdürü Tibet Oğurtanı MC75’i şu sözlerle anlatıyor: “Motorola’nın en çok satan, şirketlerin saha çalışanlarına mobil iletişim çözümleri sağlayan Kurumsal Dijital Yardımcısı MC70’in kazandığı büyük başarıyı MC75 ile sürdürüyoruz. Günümüz çalışanlarının dünyanın dört bir yanında gereksinim duyduğu ve sürekli bir değişim içinde olan mobil ihtiyaçlarını önceden sezerek bunlara GPS ve 3. Nesil gibi yeni teknolojik özellikler ekledik. Bu da yenilikçi yaklaşımımızın bir kanıtıdır. Optimum boyutları ve sağlamlığıyla da kendisinden bekleneni fazlasıyla yerine getiren MC75, bir kez daha, Motorola’nın kurumsal müşterilerine rekabette üstünlük kazandıracak çözümleri ve gelişmiş teknolojileri sunuyor.”

MC75 sayesinde, hareket halindeki personel ile küresel ölçekte faaliyet gösteren şirketler, operasyonlarını tek bir mobil cihazda standartlaştırabilecekler. Bu ise, birden fazla şebeke üzerinde çalışan farklı modellerdeki cihazlar kullanmaktan kaynaklanan destek ihtiyaçlarının, maliyetin ve karmaşıklığın azaltılmasına katkı sağlayacak. Eşsiz tasarımıyla geleneksel tüketici modeli akıllı telefonlardan veya el bilgisayarlarından (PDA) çok daha uzun ömürlü olan MC75, kablosuz bağlantı, işlevsellik ve yönetilebilirlik özelliklerini Motorola’nın ‘Mobility Services Platformu’ üzerinde tek bir cihazla sunuyor. Sermaye ve işletme maliyetlerindeki bu düşüş, personel verimliliğindeki artışla birlikte, hangi şirket için olursa olsun yatırıma karşılık maksimum değer elde etme anlamına geliyor.

Intel’in XScale PXA270 624 MHz işlemcisini ve Microsoft® Windows® Mobile 6.0 işletme sistemini kullanan MC75, mevcut şirket altyapılarıyla daha fazla uyum, geliştirilmiş güvenlik özellikleri, esnek bir geliştirme platformu ve daha iyi mobil mesajlaşma olanakları sunuyor.

Motorola Kurumsal Mobilite Kapsamlı Servis Hizmet Paketleri, MC75 kullanıcılarının cihazlarından her zaman azami performansı alabilmelerine yardımcı olmak maksadıyla, geniş kapsamlı servis ayrıcalığı sunuyor. Bu hizmetten yararlanan müşteriler cihazı satın aldıkları andan itibaren, hasar görmüş bir ekran veya klavyeden bozulan herhangi bir iç veya dış parçaya kadar, niteliği ne olursa olsun hiçbir onarım için para ödemiyorlar. Geliştirilmiş seviyedeki bu hizmet önceden kestirilemeyen onarım masraflarını önemli ölçüde azaltırken, cihaza yapılan yatırımın korunmasını ve onarım konusunda endişe duyulmamasını sağlıyor.

MC75’in 2008 yılının üçüncü çeyreğinde dünyanın her tarafındaki Motorola satış noktaları ile Motorola PartnerSelect üyesi işortakları üzerinden satışa sunulması bekleniyor.

MC75 ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için lütfen www.motorola.com/mc75 adresini ziyaret ediniz.
24.06.2008-Kurumsal Bülten
[geri dön]

Türkiye’de ilk defa! turkcell-im’den şimdi tek tıkla Yahoo Go!...

Turkcell’in tüm katma değerli hizmetlerine tek noktadan erişim sağlayan ve içeriğini yerel ve uluslararası iş ortaklarıyla zenginleştiren turkcell-im, şimdi de Yahoo Go!’ya tek tıkla erişim olanağı sunuyor.

Turkcell, turkcell-im’de marka işbirlikleriyle müşterilerine yaşattığı “gerçek internet” deneyimini zenginleştirmeye devam ediyor. Turkcell ile Yahoo! arasında yapılan anlaşmayla Türkiye’de ilk defa turkcell-im üzerinden Yahoo Go!’ya tek tıkla erişilebiliyor.

Mobil kullanıcılar için internet üzerindeki en önemli başlangıç noktalarından biri olan Yahoo Go! 2.0, özel tasarımı, internetteki herhangi bir içerikle özelleştirilebilir olması ve mobil arama için geliştirilmiş Yahoo! oneSearch ile mobil internet deneyimine yeni bir anlam kazandırıyor. Turkcell müşterileri Yahoo Go!’ya wap.turkcell-im.com.tr’den kolayca ulaşabiliyor.

Mobil uygulamalarda Yahoo!’nun “amiral gemisi” olan Yahoo Go!, Turkcell abonelerinin cep telefonlarıyla en zengin internet deneyimini yaşamasını kolaylaştıracak. Tüm web’den içerik alma olanağı sağlayan Yahoo Go!, mobil kullanıcıların istedikleri zamanda ve biçimde tam olarak ihtiyaç duyduklarına ulaşmasına olanak tanıyor.

Turkcell-im sayesinde kullanıcılar cep telefonlarıyla istedikleri sitelere bilgisayarlarıyla eriştikleri kadar kolay erişebilecek ve aynı internet deneyimini yaşayabilecek. İnternet uyumlu cep telefonu kullanan tüm Turkcell aboneleri turkcell-im’e erişebiliyor.

wap.turkcell-im.com.tr
24.06.2008-Kurumsal Bülten
[geri dön]

VW, Türkiye’ye Doğuş ile gelecek...

Sakarya Organize Sanayi Bölgesi’nde Doğuş Otomotiv ve 150 yıllık Alman şirketi Meiller’ın ortak yatırımla kurduğu damper fabrikası üretime başladı. 10 milyon euro yatırımla kurulan fabrikada 150 kişi istihdam ediliyor. Tesisin açılış töreni öncesi gazetecilerle bir araya gelen Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, Türkiye’nin AB üyesi olmamasının bazı yatırımları çekmek için avantaj olduğunu söyledi. Şahenk, sohbet sırasında bir ara Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar’a dönerek, “Aclan Bey, bu Volkswagen ne zaman yatırıma gelecek, Türkiye’de fabrika açacak mı?.. Gazeteciler sormadan ben sorayım” dedi.

‘BİZ ÇAĞIRMASAK DA GELİRLER’: Bu soru üzerine Acar şu cevabı verdi: Doğuş Otomotiv olarak Volkswagen (VW) ile uzun dönemli bir ilişkimiz var. VW dünyanın dördüncü büyük otomotiv şirketi ve bir dünya markası. Gelişen pazarlara büyük önem veriyor. Sıkı pazar araştırması yapıyorlar. Hindistan ve Rusya yatırımlarını yeni tamamladı. Türkiye, bir Gümrük Birliği ülkesi olduğu için çok aceleci değiller. Biz ortaklık için kapılarındayız. VW, Türkiye’de bir yatırım yapacak. Ama bunun yeni bir üretim hattı olması gerekiyor. Yoksa bir cazibesi olmaz. Biz işbirliği için kararlıyız. Türkiye’de Renault, Fiat, Toyota gibi firmalar varken VW’nin gelmemesi için bir sebep yok. Biz çağırmasak da onlar gelir...
23.06.2008-Akşam
[geri dön]

Proton: Arena'da son gün...

Sakarya Organize Sanayi Bölgesi’nde Doğuş Otomotiv ve 150 yıllık Alman şirketi Meiller’ın ortak yatırımla kurduğu damper fabrikası üretime başladı. 10 milyon euro yatırımla kurulan fabrikada 150 kişi istihdam ediliyor. Tesisin açılış töreni öncesi gazetecilerle bir araya gelen Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, Türkiye’nin AB üyesi olmamasının bazı yatırımları çekmek için avantaj olduğunu söyledi. Şahenk, sohbet sırasında bir ara Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar’a dönerek, “Aclan Bey, bu Volkswagen ne zaman yatırıma gelecek, Türkiye’de fabrika açacak mı?.. Gazeteciler sormadan ben sorayım” dedi.

‘BİZ ÇAĞIRMASAK DA GELİRLER’: Bu soru üzerine Acar şu cevabı verdi: Doğuş Otomotiv olarak Volkswagen (VW) ile uzun dönemli bir ilişkimiz var. VW dünyanın dördüncü büyük otomotiv şirketi ve bir dünya markası. Gelişen pazarlara büyük önem veriyor. Sıkı pazar araştırması yapıyorlar. Hindistan ve Rusya yatırımlarını yeni tamamladı. Türkiye, bir Gümrük Birliği ülkesi olduğu için çok aceleci değiller. Biz ortaklık için kapılarındayız. VW, Türkiye’de bir yatırım yapacak. Ama bunun yeni bir üretim hattı olması gerekiyor. Yoksa bir cazibesi olmaz. Biz işbirliği için kararlıyız. Türkiye’de Renault, Fiat, Toyota gibi firmalar varken VW’nin gelmemesi için bir sebep yok. Biz çağırmasak da onlar gelir...
01.07.2008-Kurumsal Bülten
[geri dön]

Pioneer Türkiye’de lüks segmentte büyüyecek...

LCD’lerin tanıtımında konuşan Pioneer Avrupa Satış Direktörü Mikato Sato, “Bizim için Doğu Avrupa’da pazarın gelişme potansiyeli açısından en önemli ülke Türkiye. Pioneer olarak Türkiye’de bu yıl iki katı büyümeyi planlıyoruz” dedi. Tüketici elektroniği sektöründe üst gelir grubuna hitap eden markalar arasında 2 yıldır yüzde 80’e varan payla ilk sıraya yerleşen Pioneer, Türkiye’yi Rusya ve İngiltere’den sonra gelişmeye en açık pazar olarak görüyor. Budapeşte’de yapılan yeni nesil Kuro markalı plazma ve Pioneer’ın Türkiye’de ciroda yüzde 8, adetsel bazda yüzde 5-6’lık pazar payı bulunduğuna dikkat çeken Türkiye Distribütörü Digicom Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Yiğit ise, “Sektörde bu yıl toplam 750 bin adetlik satış gerçekleşecek. Bunun 100 binini plazma, 650 binini ise LCD satışı oluşturacak. Pioneer olarak Kuro satışı ile en az yüzde 10’luk bir pay, 10 bin adedin üzerinde plazma satışı hedefliyoruz” diye konuştu. Türkiye’de Kuro plazmaların geçen yılın kasım ayında tanıtıldığını hatırlatan Yiğit, “Kuro, 2007 yılında 6 bin adet satıldı. Bundan sonra pazardaki hedefimiz ise satışları yüzde 30-35 artırmak” dedi. Digicom olarak bu yıl Türkiye’de iki kat büyümeyi planladıklarını belirten Yiğit, plazmada da pazarın yüzde 10’una talip olduklarını kaydetti. Yiğit, elektro marketlerde ürünlerini satmayı düşünmediklerini, ürünün itibarını daha da artırmak için özel mağazalarda satış yapacaklarını kaydetti.

Satışlarda yüzde 100 artış oldu

Kuro, Japonca’da siyah anlamına geliyor. Tüm renkleri en iyi gösteren plazma olarak bilinen Kuro’nun piyasada 42 inçlik modeli 4.499 ile 4.999 YTL arasında. Tanıtımı yapılan 9. jenerasyon Kuro’ları Euro 2008’e yetiştiremediklerini söyleyen Sabri Yiğit, “Satışlar, beklediğimiz patlamayı görmese de geçen yıla göre yüzde 100 arttı” dedi. Fiyatların da yüzde 50’den fazla düştüğünü kaydeden Yiğit, “Satışlar ekim ayında tekrar canlanır” diye konuştu.
30.06.2008-Akşam
[geri dön]

Siemens rüzgar türbini üretmek için Türkiye’de ortak arıyor...

Dünya ile birlikte Türkiye’de de yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik yatırımların artması, özellikle rüzgar türbini talebinde patlamaya ve sipariş teslim sürelerinin 2-3 yıla uzamasına neden oldu.

Alman Siemens de rüzgar türbini teslim süresini yüzde 25’e varan oranlarda azaltmak amacıyla Türkiye’de yerel bir ortakla üretim yapmaya hazırlanıyor. Siemens AG Yönetim Kurulu Üyesi ve Enerji CEO’su Dehen Wolfgang, dünyada rüzgar enerjisi pazarının her yıl yüzde 100 büyüdüğünü belirterek, "Türkiye’de en hızlı büyüyen ülkeler arasında yer alıyor. Bugün rüzgar türbininin kurulması 18 ayı buluyor. Bu süreyi yüzde 20-25 kısaltmak için Türkiye’de üretim yapabileceğimiz ortak arıyoruz" dedi.

Türkiye elit grupta

"Yeni bir işe girerken ilk olarak istatistiklere bakarsınız" diyen Wolfgang, şöyle devam etti: "Ben de öyle yaptım. Şu anda Türkiye dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasında 17’nci sırada bulunuyor. 2008’de ise dünyanın en önemli 15’inci ülkesi olacak. Ayrıca dünyanın en hızlı büyüyen 5 ülkenin bulunduğu elit grubun üyesisiniz. Sonuçta, Türkiye enerji sektörü açısından mükemmel bir pazar."

Türkiye’nin ekonomik büyüme hızıyla gurur duyması gerektiğini vurgulayan Wolfgang, şu değerlendirmeyi yaptı: "Uyguladığınız enerji politikasında şimdiye kadar yapılmış bir yanlış görmüyorum. Büyümenin sonucu ortaya çıkan bir enerji açığı söz konusu. Bugün Enerji Bakanlığı’nın internet sitesine girip yeni projeler için verilen lisanslara baktığınızda, bunların tamamının faaliyete geçmesi durumunda bile Türkiye’nin gelecek yılki ihtiyacı karşılanmıyor."

Yolun başındasınız

Bunu telafi etmenin iki yolu olduğunu söyleyen Wolfgang, şöyle konuştu: "Varolan enerji santrallarının yenilenmesi ve yenilerinin inşa edilmesi. Türkiye enerji ihtiyacının önemli bir çoğunluğunu hidrolik ve termik santrallardan karşılıyor. Rüzgar konusunda ise yolun başındasınız. Türkiye’de özellikle sahil kesiminde önemli bir rüzgar potansiyeli bulunuyor." Siemens, Türkiye’de enerji sektöründe yılda 400 milyon Euro ciro elde ediyor.
12.06.2008-Hürriyet
[geri dön]

Grundig LCD’de büyüyecek...

Koç Holding bünyesine katılan Grundig bu yıl yüzde 20 büyüme hedefliyor. Grundig’in Koç Topluluğu bünyesine katılmasına ilişkin düzenlenen basın toplantısında konuşan Grundig Genel Müdürü Oğuzhan Öztürk, “2008 yılında ciroyu yüzde 20 büyüterek, 1.7 milyar YTL’ye ulaşmayı hedefliyoruz’’ dedi.

LCD’DE İLK 5’E GİRECEĞİZ: Bugün 3.2 milyon adet olan televizyon üretimlerini 2013’te sadece LCD olmak üzere yaklaşık 5,5 milyon adede çıkarmış olacaklarını söyleyen Öztürk, Grundig markası ile 2010’da Avrupa’da yüzde 5 pazar payı hedeflediklerini, Grundig Elektronik olarak 2010 hedeflerinin tüm markaları ve diğer işbirlikleriyle Avrupa’da yüzde 15 pazar payını yakalamak olduğunu kaydetti. LCD ile birlikte özellikle dizüstü bilgisayarlara da konsantre olarak büyümeyi hedeflediklerini belirten Öztürk, üretim olarak LCD TV, dizüstü bilgisayar ve LCD monitör olmak üzere üç ürüne odaklanacaklarını kaydetti. Öztürk, “5 yıl içinde 6 milyon adet LCD kapasitesine ulaşmayı hedefliyoruz’’ diye konuştu. Öztürk, “Ar-Ge gücümüzü sürekli artıracağız. Almanya, Çin ve Tayvan’da tasarım ofislerimiz var. Ar-Ge odaklı büyümeye devam edeceğiz’’ şeklinde konuştu.

Koç: Grundig küresel bir marka olacak

KOÇ Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç toplantıda yaptığı konuşmada, “Grundig’i marka portföyümüze katmakla küresel oyunculuk hedefimize daha hızlı ulaşabileceğimize inanıyoruz. Grundig ile tüketici elektroniği sektöründeki yerimizi güçlendirmeye odaklanırken, Grundig markasını geliştirmek üzere de planlar yapıyoruz. İlk hedefimiz Arçelik’in Know-How’ını ve Ar-Ge kapasitesini Grundig’e de aktarmak. İkincisi de dağıtım kanallarımız aracılığıyla ürünlerini tüm dünyaya yayarak Grundig’i küresel bir marka yapmak” dedi.

26.06.2008-Akşam
[geri dön]

Sağlık sektörüne vergi denetimi geliyor...

Maliye Bakanlığı, inşaat sektöründen sonra sağlık sektörünü de büyüteç altına alıyor. Bu çerçevede, ilk 5 bin kurumlar vergisi ve ilk 1000 gelir vergisi mükellefleri arasında yer alan özel hastaneler, ilaç şirketleri ve büyük laboratuvarlar nezdinde kapsamlı vergi incelemesi yapılması kararı alındı. Ankara, İstanbul ve İzmir’deki sağlık kuruluşları, 3 büyük ildeki grup başkanlıkları kanalıyla denetime alınacak. Hesap uzmanları, inşaat ve gayrimenkul piyasasındaki denetimlere de devam edecek. Bu denetimlerde, büyük konut projelerine öncelik verilecek. Denetim elemanları, incelemeye alınan konut üreticileri ve bunlardan konut satın alanların banka hesap hareketlerine bakacak. Üreticilerle bağlantısı olan kişilerin hesaplarını da izlenecek. Bu şekilde konut satış bedellerinin farklı kişiler adına para transferi yoluyla düşük gösterilmesinin ve bu yolla vergi kaçırılmasının önüne geçilmeye çalışılacak. Öte yandan hesap uzmanları, bu yıl, yabancılara mülk satışı incelemelerini de sürdürecek.

23.06.2008-Milliyet
[geri dön]


Nielsen Araştırma Hizmetleri LTD.ŞTİ.
Rüzgarlıbahçe Mah. Cumhuriyet Cad.
Acarlar İş Merkezi C Blok No:10 Kat:3 34805
Kavacık Beykoz - İstanbul
Tel: +90 216 538 70 00     Faks: +90 216 331 07 40



Bu bülteni almak istemiyorum
Önerilerim var
Bu bülteni arkadaşımın da almasını istiyorum
Bu mesajı okuyamıyorum


© Copyright 2008 The Nielsen Company
"Basından Haberler" Nielsen Bilgi Belge Merkezi'nin düzenli olarak takip ettiği yayınlardan alınan haberlerin, kaynak göstermek suretiyle derlenmesi sonucu oluşturulmaktadır. Derlenen bu haberlerin doğruluk ve içeriğinden kuruluşumuz sorumlu değildir.

info.turkey@nielsen.com            www.tr.nielsen.com            www.nielsen.com