nielseNews
        www.tr.nielsen.com Salı, 22 Nisan 2008   

        
 


Nielsen'dan Haberler



Nielsen Mayıs Omnibus'unu Kaçırmayın!

Sorularınızı Omnibus'a ekleyelim, Türkiye'nin dört bir köşesindeki tüketicinize hızla ulaşın!




-- CNNTürk-Nielsen ortak çalışması ile her ay yayınlanan Öncü Göstergeler Endeksi göstergelerine internet sitemizden ulaşabilirsiniz.

[detaylı bilgi]



Basından Haberler


Ekonomik Göstergeler

[detaylı bilgi]


Atamalar

Turkcell Kurumsal İletişim ve İlişkilerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı'na Koray Öztürkler atandı ...
[devamı]

Ülker, Pepsi’nin başkanını kaptı!...
[devamı]

Şirket Haberleri

Bimeks yeni ortağıyla atağa kalkacak...

[devamı]


Algida 500 milyon Euro yatırım yapacak...

[devamı]



Yeni Ürünler & Hizmetler

Gıda

Godiva, Yıldız Holding bünyesine katıldı...

[devamı]


Tukaş Paprika 'acı sos'ta lider...

[devamı]


Organik gıda pazarına ‘anneler’ yön veriyor...

[devamı]


Anı Brawo'ya kalite ödülü...

[devamı]


İçecek


Türkiye'nin en pahalı şarabı...

[devamı]


Pastorize keçi sütü market raflarında...

[devamı]


Japonlar, organik çayı sevdi...

[devamı]


Barış şarabı Pax Mey sahipsiz kaldı...

[devamı]


Carlsberg Türk Tuborg’u satıyor...

[devamı]


Çaykur, ‘kralların çayı’nı üretecek...

[devamı]


Pepsi, ’türban yasak’ dedi, sonra vazgeçti reklam cezası yedi...

[devamı]


Perakendecilik

Metro, nesneyi üç boyutlu kopyalayan yazıcı getirdi...

[devamı]


Migros, 552.8 milyon YTL kâr açıkladı...

[devamı]


10. yılını kutlayan Real 2 yeni mağaza açacak...

[devamı]


KİM Kart'a indirimli hizmet

[devamı]


840 milyon euro’yu aşan Metro, üç mağaza açacak...

[devamı]


Migros’a şarapta promosyon yasağı...

[devamı]


Bankacılık

Yapı Kredi, 2008’de orta ölcekli bir banka almıs gibi büyüyecek...

[devamı]


İş Bankası’ndan temassız kredi kartı uygulaması...

[devamı]


Telekomünikasyon

MOTORAZR2 V9 ile 3G teknolojisi cebinizde...

[devamı]


Inspark’tan Satış Ekiplerine Moto Q Akıllı telefon ile Mobil CRM Desteği!...

[devamı]


Turkcell ve RIM Blackberry Pearl 8120 akıllı telefonu satışa sundu...

[devamı]


İştcell'lilere mobil internette indirim sezonu...

[devamı]


Nokia, cepten sesli yol tarifi yapacak...

[devamı]


Boyner, sanal cep operatörü olacak...

[devamı]


Turkcell’den interneti içinde, dizüstü PC...

[devamı]


Vodafone Türkiye'de vakıf kurdu...

[devamı]


Kıbrıs'ta KKTCELL ile 3. nesil mobil iletişim dönemi başlıyor..

[devamı]


Motorola Taşınabilir Şarj Ünitesi P790 İle Kesintisiz İletişim...

[devamı]


Otomotiv

Seat Altea XL dört çeker oldu...

[devamı]


Tofaş, Ar-Ge’ye 227 milyon YTL ayırdı...

[devamı]


Sabancı, lastikte ABD'ye Koç'un Transit'i ile girecek...

[devamı]


Jaguar ve Land Rover artık Tata'nın...

[devamı]


Teknoloji

LG Electronics, Türkiye ofisini açtı...

[devamı]


Darty, bu yıl 5 mağaza açacak...

[devamı]


Sağlık

Actavis, Türkiye’yi kalpten fethedecek...

[devamı]


Beyaz Eşya

Beko’nun süpürgesi ‘Red Dot’ ödülünü aldı...

[devamı]


Arçelik, 13 patentli buzdolabı geliştirdi...

[devamı]


Beko'dan 'stand-by'da enerji tüketmeyen TV...

[devamı]


Beko Elektronik A.Ş., Grundig Elektronik oldu...

[devamı]


Siemens dört yılda 1 milyar euro yatıracak...

[devamı]


Tekstil

Lee Cooper yine Türkiye pazarında...

[devamı]


Koton, yabancılara günde 30 yeni ürünle kafa tutuyor...

[devamı]



Şirket Haberleri



Atamalar


Turkcell Kurumsal İletişim ve İlişkilerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı'na Koray Öztürkler atandı ...

“Kurumsal İletişim ve İlişkiler” grubunun oluşturulduğu Turkcell’de, Koray Öztürkler grubun Genel Müdür Yardımcılığı’na atandı.

Lider iletişim ve teknoloji şirketi Turkcell’in Kurumsal İletişim ve İlişkilerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı’na 9 Nisan 2008 tarihi itibariyle Koray Öztürkler atandı.

Öztürkler, Turkcell’in basın, yatırımcılar ve kamuoyu nezdinde stratejisi ile uyumlu iletişim faaliyetlerini yürüterek kurumsal itibarın geliştirilmesinin yanı sıra Avrupa Birliği ile Sivil Toplum Kuruluşları nezdinde gerekli işlerin yönetilmesi amacıyla oluşturulan “Kurumsal İletişim ve İlişkiler” fonksiyonel grubundan sorumlu olacak.

Johnson C. Smith Üniversitesi Pazarlama Bölümü mezunu olan Koray Öztürkler, Mercer Üniversitesi’nde MBA yaptı. Profesyonel iş hayatına ABD’de başlayan Öztürkler, 1990-1994 yılları arasında Accenture Consulting’de telekomünikasyon sektöründe danışmanlık, 1994-1998 yılları arasında Yapı Kredi Bankası’nda Değişim Programı Direktörlüğü görevlerini üstlendi. 1998 yılında Yurtdışı İş Geliştirme Direktörü olarak Turkcell bünyesine katılan Koray Öztürkler, 2002 yılından bu yana Yatırımcı İlişkilerinden Sorumlu Bölüm Başkanı olarak görevini sürdürüyordu.
08.04.2008-Kurumsal Bülten
[geri dön]

Ülker, Pepsi’nin başkanını kaptı!...

Ülker, Pepsi’nin eski Türkiye Başkanı Zaza’yı transfer etti. Zaza, grupta pazarlama operasyonunun başına getirildi

Belçikalı lüks çikolata devi Godiva’yı satın alarak bölgesel şirket liginden global şirket statüsüne yükselen Ülker, grubun tüm pazarlama operasyonunu yabancı bir yönetici olan Jim Zaza’ya teslim etti. Pepsi’nin eski Türkiye Başkanı Jim Zaza, Ülker’e transfer oldu. Zaza, Ülker’e yönetim kurulu üyeliklerinin yanı sıra grubun pazarlamadan sorumlu grup başkanı olarak atandı. Yıllarca önemli şirketlerde yöneticilik yapan, Türkiye’yi, Türk tüketicisini ve çalışanını yakından tanıyan Zaza daha önce Frito Lay, Black&Decker ve Kodak gibi şirketlerde çalıştı. ABD vatandaşı da olan Zaza, Lübnan’da doğmuş ve yetişmiş. 25 yıllık yöneticilik hayatının son 10 yılını Türkiye’de geçiren Zaza, Türkçe de konuşuyor.

Kodak Türkiye’yi kurdu

Jim Zaza, 1957 Lübnan doğumlu. Zaza, 1981 yılında Kaliforniya Üniversitesi Uluslararası İş İdaresi bölümünden mezun oldu. San Francisco Üniversitesi’nde organizasyon geliştirme konusunda master eğitimi alan Zaza, iş hayatına Eastman Kodak firmasında başladı. Kodak’ta Ortadoğu bölgesiyle ilgili olarak finanstan pazarlamaya, satıştan lojistiğe kadar değişik bölümlerde çalıştı. Daha sonra Kodak Türkiye’yi kuran ekipte yer aldı. 1986-1989 yılları arasında Kodak’ta çalışan Zaza, daha sonra Avrupa’daki Black&Decker’a geçti. Zaza, 1993’te PepsiCo firmasına katıldı. 1996 yılına kadar PepsiCo’nun Mısır ve Suudi Arabistan sorumlusu olarak çalıştı.

Ardından Uzay Gıda’nın Genel Müdürlüğü’ne getirildi. Daha sonra Pepsi’nin Türkiye başkanlığını yapan Zaza, geçen kasımda bu görevden ayrıldı.
15.04.2008-Milliyet
[geri dön]

Bimeks yeni ortağıyla atağa kalkacak...

Londra merkezli yatırım fonu RP Capital Group’un, teknoloji mağaza zinciri Bimeks’in yüzde 49 hissesini satın almak için taraflar arasında iki yıllık opsiyon sözleşmesi imzalandı. Satın alma işleminin Ekim 2009’a kadar sonuçlanacağı anlaşmaya göre Bimeks’in ortakları, şirkette sahip oldukları hisselerin yüzde 49’unu RP Capital Group’a satın alma hakkı tanıdı. Bimeks Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Akgiray, 28 mağazada 16 bin 500 metrekarelik satış alanına sahip olduklarını, bu yıl itibarıyla satış alanlarını 35 bin metrekareye çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi. YATIRIMLAR OLABİLİR: Vedat Akgiray, öz sermaye ile pazardan pay almanın güçleştiğini ve işbirliğinin şart olduğunu belirterek, “Londra kökenli RP Capital ile el sıkıştık. Bimeks olarak şirketin toplam sermayesinin yüzde 49’unu RP’ye satın alma hakkı verdik. Opsiyonu kullanıp kullanmamak onların elinde. Zamanlama ve fiyatlaması değişebilir ama her iki tarafın da kolay kolay vazgeçtim deme lüksü yok. Yüzde 49’u aşmaz, altında kalabilir” dedi. RP Capital Grup Portföy Yöneticisi Alper Öztürk de, Türkiye’de pek çok yatırımları olduğunu belirterek, ‘’Türkiye kendimizi rahat hissettiğimiz bir pazar. Fırsatı görürsek doğru yatırımlar yapmaya da hazırız’’ diye konuştu.
25.03.2008-Akşam
[geri dön]

Algida 500 milyon Euro yatırım yapacak...

Algida Türkiye Genel Müdürü Ahmet Coşar, önümüzdeki 5 yılda 300 milyon Euro’su altyapı, 200 milyon Euro’su iletişim ve pazarlama olmak üzere toplam 500 milyon Euro civarında yatırım yapmayı hedeflediklerini bildirdi.

Coşar, 2007 yılı değerlendirmesi ve 2008 hedeflerinin açıklandığı basın toplantısında yaptığı konuşmada, geçen yıl Türkiye’de dondurma pazarının yüzde 33 büyüdüğünü ve 160 milyon litrenin üzerinde bir pazar büyüklüğüne ulaştığını, Algida’nın ise 100 milyon litreyi aşarak yüzde 34 büyüdüğünü söyledi. Haberin devamı

Her yıl cironun yüzde 10’unu yeni ürün portföyüyle oluşturmayı istediklerini vurgulayan Coşar, 1990’dan bu yana 412 yeni ürün yarattıklarını ve 800’den fazla yeni ürün projesi üzerinde çalıştıklarını ifade etti.

Unilever’in dünyada dondurma pazarında yüzde 17 ile lider olduğunu belirten Coşar, Algida Türkiye olarak dünyanın en büyük ilk 5 dondurma operasyonundan biri haline geldiklerini ve 2008 başında çevre ülkeler için ürün geliştirme merkezi seçildiklerini anlattı.

KİŞİ BAŞINA TÜKETİM 8 KAT ARTTI: 1990’ların başında Türkiye’de kişi başına yıllık 0.3 litre olan dondurma tüketiminin 17 yılda 8 kat artarak 2007’de 2.3 litreye çıktığına değinen Coşar, yıllık tüketimi beş yıl içinde iki kat artırarak 4 litreye çıkarmak istediklerini, bunun için liderliği korumaya ve pazarı genişletmeye devam edeceklerini vurguladı.

KAPASİTE İKİ KATINA ÇIKACAK: Soruları da yanıtlayan Coşar, Türkiye’de 160 milyon litre olan dondurma pazarının raf cirosuyla rakamsal büyüklüğünün yaklaşık 1 milyar dolar olduğunu, Algida Türkiye’nin 2007’yi 270 milyon Euro ile kapattığını bildirdi.

Yatırım planlarına ilişkin de Coşar, 5 yıllık sürede en az 300 milyon Euro’luk altyapı yatırımı yapmayı ve şu andaki kapasiteyi yeni bir üretim tesisiyle iki katına çıkarmayı planladıklarını belirten Coşar, yeni üretim tesisinin mevcut fabrikanın yanına da kurulabileceğini kaydetti.

2009-2010 yıllarında bu yönde bir adım atabileceklerinin altını çizen Coşar, “Önümüzdeki 5 yılda 300 milyon Euro’su altyapı, 200 milyon Euro’su iletişim ve pazarlama olmak üzere toplam 500 milyon Euro civarında yatırım yapmayı hedefliyoruz” dedi.
27.03.2008-NTV
[geri dön]


Yeni Ürünler Hizmetler


Godiva, Yıldız Holding bünyesine katıldı...

Belçikalı çikolata markası Godiva'nın Yıldız Holding bünyesine katıldığı bildirildi.

Ülker'den yapılan yazılı açıklamada, Ülker'i de bünyesinde bulunduran Yıldız Holding'in, Aralık 2007'de Godiva'yı bünyesine katmak için Amerikalı Campbell Soup Co. ile yaptığı anlaşmanın yasal işlemlerin tamamlanmasıyla sonuçlandığı belirtildi.

Açıklamada, Yıldız Holding ve iştiraklerinin, Godiva için Campbell Soup Co.'ya yaptıkları 850 milyon dolar ödemenin bir kısmını öz sermaye ile bir kısmını da krediyle gerçekleştirdiği, Yıldız Holding ve iştiraklerinin, Citibank ve ABN Amro eşliderliğinde ve 16 banka tarafından yüklenilen, 5 yıl vadeli sendikasyon kredisiyle finansmanın önemli bir bölümünü sağladığı bildirildi.

850 milyon dolar değerindeki anlaşmanın tamamlanması için Godiva'nın faaliyet gösterdiği ülkelerdeki kuruluşlardan gerekli izinlerin alınması için çalışmaların bir süredir devam ettiği kaydedilen açıklamada, Yıldız Holdingin, 2007 yılı sonu itibarıyla yaklaşık 500 milyon dolar cirosu olan Godiva'yı da bünyesine katarak, dünya çikolata sektöründe önemli bir gelişmeye imza attığı ifade edildi.

Yıldız Holding'in, Godiva'yı Jim Goldman'ın başkanlığında bağımsız bir şirket olarak konumlandırdığı belirtilen açıklamada, Goldman'ın Godiva'nın global operasyonlarını yöneteceği bildirildi.
19.03.2008-Referans
[geri dön]

Tukaş Paprika 'acı sos'ta lider...

Tukaş Paprika, artan satışları ile 2007 yılında acı sos pazarında liderliğe yerleşti. Acı sos pazarında tonaj bazında elde ettiği yüzde 87'lik pazar payı ile Tukaş Paprika, tüketicilerin en çok tercih ettiği acı sos ürünü oldu. Türkiye'de son yıllarda yaygınlaşan sos kültürü doğrultusunda hızla gelişen ve 1 milyon 750 bin YTL'lik cirosal büyüklüğe ulaşan perakende acı sos pazarı, 2007 yılında bir önceki yıla göre ciro bazında yüzde 20 oranında büyüdü.

Kapya biberlerden üretilen Tukaş Paprika, sos olarak kullanılabileceği gibi kahvaltıda da tüketilebiliyor.
26.03.2008-Referans
[geri dön]

Organik gıda pazarına ‘anneler’ yön veriyor...

Esas Holding’in organik gıda sektöründe faaliyet gösteren iştiraki City Farm’ın Genel Müdürü Eşref Duraçe, Türkiye’de organik gıda pazarının her yıl yaklaşık yüzde 35-40 büyüdüğünü, genelde organiği annelerin tercih ettiğini belirtti. Duraçe, “Türkiye’de organiğin yüzde 95’i ihraç ediliyor. Türkiye’de organik yaklaşık 250 milyon dolarlık bir pazar” dedi. Duraçe, ağırlıkı ihraç ürünlerinin fındık, kayısı, incir, üzüm ve bakliyat ürünlerinden oluştuğunu, pamukta da Türkiye’nin dünyanın en büyük organik üreticisi konumunda bulunduğunu kaybetti. Duraçe, ürün çeşitliliğinin az olmasının organikte önemli problem olduğunu sözlerine ekledi. City Farm olarak şu anda hem kendi mağazaları hem de satış noktaları ile birlikte 200 noktaya ulaştıklarını ifade eden Duraçe, “City Farm olarak biz alışveriş paketinin yüzde 50’sine ulaşmaya çalışıyoruz. Bir ailenin normal bir marketten yaptığı alış verişin yaklaşık yüzde 50’sini organiğe çıkarmaya çalışıyoruz, şu anda yüzde 15’lerdeyiz’ dedi.
25.03.2008-Milliyet
[geri dön]

Anı Brawo'ya kalite ödülü...

Anı Bisküvi AŞ, Anı Brawo markalı çikolatalı kekiyle "2008 Tüketici Kalite Ödülü"ne layık görüldü. Ödülü alan Anı Bisküvi yetkilisi Ömer Nazım Boynukalın, "Her zaman en iyisini üretmek için çabalarımızı yoğun şekilde sürdüreceğiz. Kalite bizim için her şeyin önünde gelen temel bir kuraldır" dedi. 1994 yılında Karaman'da kurulan Anı AŞ'nin, 148 çeşit ürünü ve 700 çalışanı bulunuyor. Üretiminin yüzde 65'ini 68 ülkeye ihraç eden Anı, kek üretim kapasitesiyle de 3'üncü büyük üretici konumunda yer alıyor.
21.03.2008-Referans
[geri dön]

Türkiye'nin en pahalı şarabı...

Mey İçki’nin şarap bölümü olan Kayra, Türkiye’nin en pahalı şarabı olarak nitelediği “Kayra Imperial” serisini üretti.

Türkiye’de şu anda en yüksek şarap fiyatının 35-40 YTL civarında olduğunu söyleyen Kayra Şarap Direktörü Bülent Özfırat, Kayra Imperial’ın perakende satış fiyatının 85 YTL olacağını ve perakende olarak sadece İstanbul’daki Kayra Şarap Akademisi’nde satılacağını söyledi.

Özfırat, her yılın en iyi performans gösteren üzümlerinden elde edilen şarabın Kayra Imperial serisi olarak değerlendirileceğini belirterek, “Kayra Imperial’ı Denizli’de anlaşmalı bağlarımızda yetiştirilen Shiraz üzümlerinin 2005 hasadından elde ettik. Farklı üzümlerden toplam 300 fıçı koyduk. 24 aylık bekleme ve dinlendirme döneminde Shiraz üzümleri en iyi performansı gösterdi ve bu nedenle ancak 15 fıçı Kayra Imperial üretebildik. Bütün bu süreç şarap yapım uzmanımız Daniel O’Donnell’in denetiminde gerçekleşti” dedi.

15 FIÇI, 6 BİN ŞİŞE: Özfırat’ın verdiği bilgiye göre, 15 fıçıdan 6 bin şişe olarak üretilen Kayra Imperial kırmızı sek şarap aynı zamanda Michelin yıldızlı dünyanın önde gelen restaurantlarına giren ilk Türk şarabı olacak. Kayra Imperial’ı şarap listesine ilk ekleyenler ise Londra’da bulunan Fat Ducks, Fransız Letranger ve Japon Hakkasan gibi seçkin restaurantlar oldu.

"TÜRK ŞARABI SAYFASINI BİZ AÇTIK": Özfırat, dünya mutfağında yarışmanın yolunun kaliteli şaraplar geliştirmekten geçtiğini savunarak, ”Kayra Imperial bizim amiral gemimiz olacak. Bu kalitede şarap yaparsak ancak yurtdışına açılabiliriz. Bunu test etmenin yolu da dünyanın en seçkin restaurantlarının şarap listelerine girebilmekti, biz de bunu başardık. Şarap menülerinde Türkiye sayfası açtırmak işin en zor tarafıydı. Şimdi bu sayfa ilk kez Kayra Imperial ile açılmış oldu. Bu sayfanın artık diğer Türk şarap üreticilerinin de katkısıyla zenginleşmesinden memnuniyet duyarız” dedi.

"3 YILLIK BİR EMEK VAR": Özfırat, Kayra Imperial’ın arkasında 3 yılı aşkın bir çalışma ve emek olduğunun altını çizerek şunları söyledi:

”Kayra Imperial şarap kültürüne büyük katkı yapacak. Rakiplerimiz de biz de artık bunun daha iyisi yapmaya çalışacağız ve böylece çıta daha yükseğe çıkacak. Bu şarabın arkasında çok büyük bir emek var. Kullandığımız Fransız fıçısının birim fiyatı 650 Euro’nun üzerinde. Sadece bu iş için 5 uzman çalışıyor ve her gün tadım yaparak şarabın kalitesini test ediyorlar. Kayra Imperial ticari bir proje değil. Bunun misyonu kaliteli şarap üretimini teşvik etmek. Ve hedef 6 bin şişe değil 60 bin, 100 şişeye çıkarmak.”

KAYRA’NIN ADI İLK KEZ MARKA OLDU: Özfırat, ilk kez ürettikleri bir şaraba Kayra’nın adını verdiklerini, “Kayra bizim şirketimizin adı, dolayısıyla şimdiye kadar hiçbir ürüne Kayra adını koymadık. Bu ürüne Türk şarabı adına o kadar güvendik ki Kayra’nın adını vererek hem markayı hem de Kayra’yı taçlandırmış olduk. Bu seri bizi de bir gömlek yukarı taşıdı. Amacımız Kayra adını verebileceğimiz yeni markalar yaratmak” dedi. Her şişenin numaralandırıldığını söyleyen Özfırat, “Yıllandırmak isteyenler için bu çok önemli. Şeffaf bir seri herkes kaç numaralı şaraba sahip olduğunu bilecek. Böylece sahteciliğin de önüne geçilecek” şeklinde konuştu.

Kayra Imperial’ın çok güçlü bir tada ve entegre tanen yapısına sahip dolgun bir şarap olduğunu belirten Özfırat, “Uzakdoğu mutfağı ile de çok güzel gittiği söylendi. İstanbul’daki Japon restaurantı Hakkasan’da üç ay deneme yapıldı. Müşterilerin tercihinde açık ara Kayra Imperial en ön sırada yer aldı. Üretim çok sınırlı olduğu için Türkiye’de de ancak 10 restaurantta satılabileceğini tahmin ediyoruz. Önemli olan bu şarabın özelliğinin restaurantlar tarafından da bilinmesi. Onların da istekli olması gerekir” diye görüşünü özetledi.
14.04.2008-Hürriyet
[geri dön]

Pastorize keçi sütü market raflarında...

Türkiye’nin ilk hindi işleme tesisini kuran girişimci Şerafettin Erbayram, şimdi de ilk kez keçi sütünü pastörize ederek İstanbul ve Ankara’da pazara sundu. Bolu’da faaliyet gösteren Bolca Hindi’nin kurucusu olan Şerafettin Erbayram, “Bolana” markasıyla piyasaya sunulan keçi sütü hakkında şunları söyledi:

“Ülkemizde doğan bebeklerin yüzde 10’unun inek sütüne karşı alerjisi var. Birçok aile için vazgeçilmez bir ihtiyaç olan keçi sütünü bugüne kadar ücretsiz olarak isteyenlere gönderiyorduk. Şimdi üretimi artırarak Ankara ve İstanbul’da bir litrelik şişede, sınırlı miktarda pastörize keçi sütü satmaya başladık.” Buzdolabında üç gün dayanan pastörize keçi sütünün litresini 3.95 YTL fiyatla satışa sunduklarını belirten Erbayram, şöyle devam etti:

“Çiftliklerden 50-100 litre süt almak için 80 - 100 kilometre yol yapıyoruz. Bizim için maliyeti oldukça yüksek bir ürün. İhtiyaç sahipleri, bize e-posta ile süt istediklerini bildirirlerse, onlara en yakın satış noktasına, haftada iki gün süt gönderebiliriz.”

‘Saanen’ cinsi keçi

Şerafettin Erbayram, 2002 yılında, Bolu’da Saanen cinsi keçi damızlık çiftliği kurduğunu belirtti. Erbayram, sözlerine şöyle devam etti: “300 adet soykütüklü Saanen cinsi damızlık keçimiz var. Bunları sözleşmeli çiftçilere, süt alım garantisi vererek satıyoruz. 12 sözleşmeli çiftçiye bin adet Saanen keçi satışı yaptık. Bu tesislerden aldığımız günlük bin 500 litre sütü pastörize ediyoruz. Bir miktarda keçi peyniri yapıyoruz.” Erbayram, yılda 750-900 litre süt veren Saanen keçisinin, Türkiye’nin süt ve et sorunun çözümüne önemli bir katkı yapacağını belirterek, “Besici için çok kârlı bir yatırım olan Saanen keçi üretimi hızla yaygınlaştırılmalı” dedi.
25.03.2008-Milliyet
[geri dön]

Japonlar, organik çayı sevdi...

Karali Çay Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karali, Japonya'ya deneme amaçlı olarak gönderdikleri 2,5 tonun üzerinde 'organik çayın' büyük ilgi gördüğünü söyledi.

Karali, Rize'deki bahçelerinde 2000 yılında organik çay üretimine başladıklarını, 2005 yılında organik çay üretim sertifikası aldıktan sonra ihracat konusundaki çalışmalarını hızlandırdıklarını belirtti.

Japonya'ya geçtiğimiz ay organik çay ihraç ettiklerini, bu ülkeye ilk aşamada deneme amaçlı olarak 2,5 tonun üzerinde çay gönderdiklerini ve ürünün büyük ilgi gördüğünü ifade eden Karali, şöyle konuştu: “Gelişmiş ülkelerde, özellikle organik ürünlere ilgi sürekli artıyor. Karali Çay olarak, organik çay üretiminde ve yurt dışı pazarlarda önemli aşamalar kat ettik. Son iki yıldır Almanya'da düzenlenen dünyanın en büyük organik gıda ve doğal ürünler fuarı Biofach'a katılıyoruz. Bunun yanı sıra çok sayıda yurt dışı fuarlarda da yerimizi aldık. Avrupa ülkeleri başta olmak üzere Japonya, Güney Amerika ve Orta doğu ülkelerinden organik çayımıza çok yoğun ilgi var. Bunların sonucu olarak ilk ihracatımızı Japonya'ya yaptık.”

Geleneksel çay kültürleriyle tanınan Japonlar'a Türk organik çayını tattırdıklarını dile getiren Karali, bu ülkede ürünlerine gösterilen ilgiden oldukça memnun olduklarını, geleneklerine çok bağlı olan Japon tüketicisine Türk çayını sevdirmeyi başardıklarını vurguladı.

AVRUPA'YA ORGANİK SİYAH ÇAY: Japonya pazarına organik çay ihracatını arttırmaya çalışacaklarını anlatan Karali, Almanya, İngiltere, Estonya, Fransa'dan da organik çaylarına talep olduğunu, 100-200 gramlık ambalajlarda siyah organik dökme çay ve süzme poşetlerde organik çay talep ettiklerini, bu talepler doğrultusunda hazırlıklarını yaparak Avrupalılara da organik siyah Türk çayı içirmeyi planladıklarını söyledi.

Karali, siyah çayla Avrupa ülkelerine ihracatın çok zor olduğunu, buna rağmen organik çay ihracatında birkaç yıllık zaman zarfında önemli ihracat oranına ulaşacaklarına inandıklarını vurgularken, şöyle devam etti: “Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünya genelinde organik ürünlere ilgi çok yoğun bir şekilde artıyor. Organik bitki ve meyve çayları üretimi için de hazırlıklara başladık. Sonbaharda organik bitki çayları üretiminde de ihracat aşamasına geçeceğiz. Pazarlama çalışmalarımızı hızlandırmak için Almanya'da bir temsilcilik oluşturma kararı aldık. Böylece Avrupa pazarında daha etkin bir pazarlama stratejisi izlemeyi hedefliyoruz.”
26.03.2008-Hürriyet
[geri dön]

Barış şarabı Pax Mey sahipsiz kaldı...

Gelibolu Yarımadası’nda 93. yıl önce yaşanan savaşın ardından, dostlukları pekiştirmek amacıyla Avustralya, Yeni Zelanda ve Türkiye’den toplanan üzümlerden üretilen ve Latince “Barış” anlamına gelen “Pax Mey” adı verilen beyaz şarabın Türkiye’de yeterince satılamaması üzerine üretici Vigneron firması kapanma kararı aldı.

Çanakkale merkezli kurulan 29 ortaklı, “Vigneron” adlı firmayla Avustralyalı “Wine Works” adlı şirketin girişimiyle Avustralya, Yeni Zelanda ve Türkiye’deki bağlarda yetişen üzümler toplanarak, Avustralya’da Yeni Güney Galler eyaletinin şarap merkezi Hunter Valley’nin Polkolbin yöresindeki şarap fabrikalarında beyaz şaraba dönüştürülmüştü. Üç ülkeye eşit olarak paylaştırılan şaraplar, Avustralya ve Yeni Zelanda’da satılıyordu.
28.03.2008-Milliyet
[geri dön]

Carlsberg Türk Tuborg’u satıyor...

Danimarka’nın ünlü bira şirketi Carlsberg’in sahibi olduğu Türk Tuborg’un satılacağı açıklandı. Carlsberg’ten yapılan açıklamada, Türkiye’de zararda olan Türk Tuborg Bira ve Malt Sanayii hisselerinin yüzde 95.65’ini İsrail ve Romanya’da Carlsberg Breweries’in ortağı olan CBC Group’un satın almak için teklifte bulunduğu belirtildi.

Taraflar arasında dün bir mutabakat zaptı imzalandığı da ifade edildi. Türk Tuborg da İMKB’ye yaptığı açıklamada söz konusu gelişmeyi doğrulayarak işlemin detaylarının şirketin incelenmesi ve taraflar arasında yapılacak nihai anlaşmaya bağlı olduğunu kaydetti. Açıklamanın ardından Türk Tuborg hisseleri yüzde 16.47 değer kazandı. Türk Tuborg’un Danimarka merkezi daha önce de Türkiye’deki özel tüketim vergisinin (ÖTV) yüksek oluşundan şikâyetçi olmuş ve Türkiye piyasasından çekilebileceğini belirtmişti.
28.03.2008-Milliyet
[geri dön]

Çaykur, ‘kralların çayı’nı üretecek...

Çaykur, dünyanın en nadide çayı olan beyaz çayı üretti. Beyaz çay, yeşil çaydan daha faydalı olarak biliniyor. Çaykur ayrıca organik çay üretmek için de düğmeye bastı

Çaykur, dünyanın en pahalı ve nadide içeceklerinden biri olan ‘beyaz çay’ı üretmeye hazırlanıyor. Beyaz çayın, sağlık açısından yeşil çaydan daha faydalı olduğu biliniyor. Çayın en kıymetli yeri olan tepe tomurcuklarının tek tek toplanmasıyla elde edilen beyaz çay, adını tomurcukların gümüşi beyaz tüylerinden alıyor. En yüksek düzeyde antioksidan içeren beyaz çayın dünyadaki yıllık üretimi 600 - 800 ton civarında. Çaykur ise deneme amaçlı yaklaşık 20 kilogram beyaz çay üretti.

Damakta tatlı ve ipeksi bir tat bırakan beyaz çay, fındıksı bir aromaya sahip. Son Rize ziyaretinde Başbakan Tayyip Erdoğan’a da beyaz çay ikram edildiği ve Başbakan’ın beyaz çayı çok beğendiği öğrenildi. Çaykur, sağlık amaçlı kullanılan beyaz çayı düzenli olarak üretip üretmeme kararı verecek. Normal çayın dünya pazarında kilogram fiyatı 2 dolarken, beyaz çayın kilogram fiyatı 60 ile 250 dolar arasında değişiyor.

Organik çay

Türkiye çay üretiminin yüzde 60’ını sağlayan Çaykur, kahveyle rekabette! Çaykur Daire Başkanı Rahmi Şenkaya, “Yeni kahve markaları nedeniyle zincir mağazalarda raf miktarımız düşüyor. Bu önlemek için ‘Büyük Mağazalar ve Zincir Mağazalar Kanun Tasarısı’na bir madde ekletmeye çalışıyoruz” dedi. Organik çay üretimine de hazırlandıklarını belirten Şenkaya, Pazar ilçesinde 10 milyon dolarlık bir organik çay fabrikası yatırımının devam ettiğini söyledi. Şenkaya, “Çaykur’un tüm çayları katkısızdır. Ama gübre kullanmadan organik çay da üreteceğiz. Günde 100 ton işleme kapasitesine sahip olacak fabrikamız 2009 yılında faaliyete geçecek” dedi.

Çayevleri açılacak

Çay pazarının kahve zincirlerinden çok büyük oranda etkilediğini anlatan Rahmi Şenkaya, Türkiye çay pazarının 1.5 milyar dolarlık bir hacme sahip olduğunu, henüz 4-5 yıllık geçmişi olmasına rağmen kahve pazarının ise 350 milyon dolara ulaştığını anlattı. Çay pazarını büyütmek için birçok proje yürüttüklerini anlatan Şenkaya, şunları söyledi:

“Bayilerimizden çayevleri açılması yönünde öneri geldi. Bu bizim de aklımıza yattı. Bazı özel sektör firmalarının da böyle bir çalışma yaptığını duyduk. Çaykur bu çalışmalara destek olacak.” Şenkaya, Çaykur’un geçen yıl 600 milyon dolar olan cirosunun, sadece 4 - 5 milyon dolarının ihracat geliri olduğunu belirtti.
03.04.2008-Milliyet
[geri dön]

Pepsi, ’türban yasak’ dedi, sonra vazgeçti reklam cezası yedi...

Düzenlediği kampanyada,"türbanlı fotoğrafları kabul etmem" deyip, tepki üzerine bu tavrından vazgeçen Pepsi Cola, Reklam Kurulu’nun cezasından kurtulamadı. Reklam Kurulu, Pepsi’ye 60 bin YTL ceza verdi.

REKLAM Kurulu, Pepsi Cola’ya, kampanyasında ’türbanlı fotoğrafları’ kabul etmeme uygulamasının, ’kişilik haklarını zedelediği ve ayrımcılığı destekleyici nitelikte olduğu’ gerekçesi ile 60 bin YTL idari para ve reklamı durdurma cezası verdi. Kurul’un 11 Mart’ta yaptığı toplantıda, Pepsi Cola Servis ve Dağıtım Ltd. Şti’ye ait www.duygularinigoster.com isimli internet sitesinde tanıtımı yapılan ’Duygularını Göster’ adlı kampanyaya ilişkin katılım koşulları arasında ’türbanlı fotoğrafların internet sitesi moderasyonu tarafından onaylanmayacağı’ yönünde ifadelerin kullanıldığı belirlendi.

AYRIMCILIĞI DESTEKLİYOR: Yapılan değerlendirmede, bu ifadelerin ’kişilik haklarını zedeleyici ve ayrımcılığı destekleyici nitelikte olduğu’ gerekçeleriyle Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik’e uygun olmadığı kaydedildi. Firmaya, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun da dikkate alınarak, ulusal düzeyde 60 bin YTL idari para ve anılan reklamları durdurma cezaları verilmesine karar verildi.

TEPKİLERE YOL AÇAN KAMPANYA: Pepsi, düzenlediği, ’Duygularını Göster’ adlı fotoğraf yarışmada, ’türbanlı fotoğraf kabul edilmeyecek’ şartını tepkiler sonunda kaldıran Pepsi ’Denetimden geçmeden girdi’ diyerek, katılım şartlarını değiştirmişti. Pepsi Türkiye bu maddeyi yeniden düzenleyerek, "Bundan önceki tüm kampanyalarımızdan da bilineceği üzere uluslararası bir şirket olarak herhangi bir görüşe taraf olmamız söz konusu olamaz" diyen Pepsi, yarışmaya katılım koşularını yeniden düzenlemişti.

ÜÇ KERE DÜZELTİLDİ: Pepsi, ’Duygularını Göster’ adlı kampanyanın katılım koşullarının 30. maddesinde ’dini, siyasi anlam teşkil eden, türbanlı, markalı ürün’ şartı koydu. Ancak gelen tepkiler üzerine bu maddeyi, önce ’Dini, siyasi anlam teşkil eden, dini, siyasi istismara açık fotoğraflar yayınlanmayacaktır’ şekline dönüştürdü. Bu da tepki görünce daha sonra, ’kanuna ve genel ahlak kurallarına aykırı fotoğraflar yayınlanmayacaktır’ şeklinde düzeltildi."
03.04.2008-Hürriyet
[geri dön]

Metro, nesneyi üç boyutlu kopyalayan yazıcı getirdi...

Metro, 24 Nisan'dan itibaren, kopyayı maket olarak çıkaran 'üç boyutlu yazıcı' satmaya başlayacak. Ürünün fiyatı 39-67 bin 900 YTL arasında değişiyor.

Alman perakende zinciri Metro Grup, ABD'de yaygın olarak kullanılan 'üç boyutlu yazıcı'yı Türkiye'de satmaya başlayıyor. Bu yazıcı klasik yazıcılardan farklı olarak kopyayı plastik ve renkli bir 'maket' halinde çıkarıyor. Yazıcıda HP'nin kartuşuyla, polimer toz ve sıvısı kullanılıyor. Kopyası alınmak istenen nesne cihazla taranıyor. Ardından taranan nesne bilgisayar ekranında görünüyor. Makineye aktarılan görüntünün kopyası maket halinde, nesnenin büyüklüğüne göre ortalama 20 dakikada çıkıyor. Amerikan ordusu bu ürünü Irak'ta kullanarak, acil yedek parça ihtiyaçlarını bu yolla gidermiş.

Ford Otosan da parça için kullanıyor

Türkiye'de ofis ürünleri pazarında bir numara olduklarını vurgulayan Metro Grup Türkiye Genel Müdürü Hakan Ergin, bu yeni ürünün pazarda devrim niteliği taşıyan bir girişim olduğunu söyledi. Türkiye'de de bu yazıcıyı kullanan 25 büyük kuruluş olduğunu anlatan Ergin, "Ford Otosan da bu ürünü bazı parçalar için kullanıyor. Marketlerimizde satışa sunulmasıyla da 10 yıl içinde evlere gireceğini düşünüyoruz" dedi.

'5 bin dolara düşer'

'Üç boyutlu yazıcı'nın renk ve boyutuna göre 39 bin ile 67 bin 900 YTL arasında fiyatla satılacağını belirten Ergin, fiyatın 2010'da 5 bin doların altına düşebileceğini ifade etti. Ürünün 24 Nisan'da Metro'nun bazı marketlerinde tüketiciye tanıtılacağını aktaran Ergin, "Öncelikle yedek parça sanayiinde kullanılacağını düşündüğümüzden Bursa'daki marketlerimizde olacak. Daha sonra periyodik dönemlerde bütün mağazalarımızda yer alacak" diye konuştu. Üç boyutlu yazıcı için "Sattığımız en pahalı ürün" diyen Ergin, 2008 yılında sadece tanıtım hedeflediklerini, 4-5 adet satsalar bile yeterli olacağını kaydetti.

50 milyon avroluk ofis malzemesi satıyor

Türkiye'deki kırtasiye pazarının 1 milyar avro olduğunu belirten Ergin, Metro'nun bu alandaki payının da yüzde 3 olduğunu ifade etti. Ergin, ofis malzemelerinden yılda 50 milyon avro ciro elde ettiklerini de belirterek, bunun sektördeki diğer firmalar arasında en yüksek rakam olduğunun altını çizdi. 2007'de 306 bin müşterilerine kırtasiye ve ofis malzemeleri sattıklarını kaydeden Ergin, "Müşterilerimizin büyük bölümünü okullar, kamu kuruluşları, şirketler ve kırtasiyeler oluşturuyor. 2007'de 3 bin 500 ton kâğıt ürünü, 1 milyon 250 bin adet fotokopi kâğıdı, 50 bin adet ofis makinesi ve 250 bin adet iletişim aracı sattık" dedi.
17.04.2008-Radikal
[geri dön]

Migros, 552.8 milyon YTL kâr açıkladı...

Migros Türk T.A.Ş’nin 2007 yılında 552.8 milyon YTL net kâr elde ettiği bildirildi. Migros Türk T.A.Ş tarafından İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na gönderilen konsolide bilançoya göre, şirketin 2007 yıl sonu net kârı 552 milyon 875 bin YTL olarak gerçekleşti. Firmanın 2006 yılı net kârı 78 milyon 686 bin YTL olmuştu.
10.04.2008-Milliyet
[geri dön]

10. yılını kutlayan Real 2 yeni mağaza açacak...

REAL Hipermarketler Genel Müdürü Ulf Groth, Real’in bu yıl 2 yeni mağaza açacağını açıkladı. Groth, Real’in Türkiye’deki 10. yıldönümü nedeniyle düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, Real’in Türkiye’deki 10. yılında müşterileri için bir kampanya başlattığını belirterek, 50 YTL ve katlarında alışveriş yapan müşterilerine çekilişle toplam 33 Mercedes otomobil hediye edileceğini bildirdi. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Groth, 10 yılın toplam cirosunu vermenin doğru olmayacağını ancak Real’in Türkiye’de geçen yıl cirosunu yüzde 26.5 oranında artırdığını söyledi. Kendisinin 7 yıldır Türkiye’de olduğunu ve bu dönemde 2001 krizini yaşadığını anlatan Groth, “Biz işimize bakıyoruz. Şu anki durumu da iyi olarak değerlendirmek istiyoruz. Son dönemde ortalama sepet değerimiz düştü diyemeyiz” dedi. Groth, Real’in gelecek yıl ise Merter’de yeni bir mağaza açmayı planladığını ifade etti.

Markalı ürünler Türkiye’den

Büyük Mağazalar Yasa Tasarısı’yla ilgili konuşan Groth, “Genel anlamda problem görmüyoruz” dedi. Tasarıda marketlerin kendi marka ürünlerinin oranına ilişkin bir madde yer aldığını belirten Groth, stratejilerinin kendi markalarını geliştirmek olduğunu, tasarıdaki yüzde 20’lik oranın kendilerini kısıtlayabileceğini anlattı. Groth, “Biz kendi marka ürünlerimizi Türkiye’de yaptıracağız. Bu da ekonomiyi olumlu etkileyecektir. Kendi markamızla 200 ürünü piyasaya sunmayı hedefliyoruz” dedi.
05.04.2008-Akşam
[geri dön]

KİM Kart'a indirimli hizmet...

İstanbul'da sayıları hızla artan KİM Marketler Zinciri, Kim kart kullanan müşterilerine çeşitli olanaklar tanıyor. Market kasalarından 1 YTL karşılığında alınabilen KİM kart indirimli alışveriş için avantajlar sağlıyor. KİM Kart sahiplerine bazı hastanelerde ve çeşitli hizmet alanlarında da indirim sağlanıyor. Kim Grup olarak İstanbul'da 35 şubeleri bulunduğunu ve nisan ayı içerisinde Kocaeli'ndeki 3 marketin de faaliyete gireceğini belirten Yönetim Kurulu Başkanı Erol Ersan, "Marketçilikte çıtayı yükseltmeye çalışıyoruz" dedi.
18.03.2008-Referans
[geri dön]

840 milyon euro’yu aşan Metro, üç mağaza açacak...

Ciroda 841 milyon euro’yu yakalayan Metro Türkiye, alınan yatırım kararlarını hızlı bir şekilde uygulayacak. Şirket, açacağı üç yeni mağazayla toplamda 14’e ulaşacak

Metro Türkiye’nin basın toplantısına (soldan sağa) Matthias Waechter (Direktör), Bert Bender (Direktör), Selma Zaim (Direktör), Hakan Ergin (Genel Müdür), Jerome Briens (Direktör), Figen Alkan (Direktör), Erik Donker Duyvis (Direktör) katıldı.

Metro Türkiye, 2007 yılında bir önceki yıla göre yüzde 18 büyüme kaydederek, 841 milyon euro ciroya ulaştı. Geçen yıl önemli oranda büyüme rakamına ulaştıklarını söyleyen Metro Cash & Carry Türkiye Genel Müdürü Hakan Ergin, Türkiye’de bu yıl 3 yeni mağaza açacaklarını belirtti. Ergin, şu anda 8 ilde 11 mağazayla faaliyet gösterdiklerini aktardı. Metro Cash & Carry Türkiye’nin, bakkallara yönelik çalışmaları da bulunduğunu ifade eden Ergin, “Bakkalların ciromuz içindeki payı yüzde 35 civarındadır. Buradaki payın azalacağını düşünmüyoruz. Ancak bakkallara yönelik çözüm sunmak gerekiyor” diye konuştu.

Baharat modeli

Metro Türkiye’nin geçen yıl 600 milyon euro’luk ihracat yaptığını söyleyen Ergin, “Türkiye’den dünyanın diğer Metro’larına başta beyaz ve kahverengi eşya olmak üzere, sebze meyve, kâğıt ve tekstil ürünleri ihraç ediyoruz” dedi. Ergin, ihracatın Almanya başta olmak üzere ağırlıklı olarak Avrupa ülkelerine yapıldığını kaydetti. Yöresel ürünler ve mağazalarındaki ürün reyonları hakkında da bilgiler veren Ergin, “Şarap, taze ürün ve et reyonlarında yenilemeler yaptık. Eğer baharat reyonumuz başarılı olursa onu yurtdışına taşıyacağız” diye konuştu.

‘Gıda dışında bir talep daralması var’

2008 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Hakan Ergin, ABD’de başlayan krizin tüm dünyayı etkilediğini hatırlatarak, “Fırtına beklentisi var ve bu Türkiye’yi de etkileyecek. Bazen hava tahminlerinde yanılma olabiliyor. Umarım böyle bir yanılma gerçekleşir” dedi.

Gıda dışı ürünlerde bir talep daralması gözlemlediklerini dile getiren Ergin, şöyle konuştu: “Bizim açımızdan asıl kriz, pirinçten makarnaya, çikolatadan şekere, etten ekonomik kıymaya geçiş ile başlar. Şu anda onu görmüyoruz. Ancak gıda dışı ürünlerde bir tedirginlik var.” Ergin, yaşanabilecek olası bir kriz senaryosuna nasıl baktıklarını ise şu sözlerle ifade etti: “Türkiye’de yatırım azaltma gibi bir niyetimiz yok. Yatırım kararları alındı. Bunun da hızlı bir şekilde uygulanması isteniyor.”
28.03.2008-Milliyet
[geri dön]

Migros’a şarapta promosyon yasağı...

Reklam Kurulu, Migros Türk T.A.Ş’nin, belirli tarihler arasında yaptığı ’Bir şarap alana ikincisi yüzde 50 indirimli’ reklam uygulaması da ’alkollü içki kullanımını teşvik edici ve özendirici nitelikte’ ve ’Tütün Mamulleri, Alkol ve Alkollü İçkilerin Toptan ve Perakende Satışı İle Satış Belgelerine İlişkin Yönetmelik’e aykırı’ bulundu. Firmanın reklamları durdurulurken, ayrıca 59 bin 192 YTL idari para cezası uygulandı.
03.04.2008-Hürriyet
[geri dön]

Yapı Kredi, 2008’de orta ölcekli bir banka almıs gibi büyüyecek...

Yapı Kredi Bankası Murahhas Üyesi ve Genel Müdürü Tayfun Bayazıt, 2008 yılında hızla büyümeye devam edeceklerini açıkladı. Bayazıt, 2007 yılı değerlendirmesi, büyüme stratejisi ve 2008 beklentilerini aktardığı basınla sohbet toplantısında yaptığı konuşmada, geçen yıl 82 şube açan Yapı Kredi’nin 68 ilde 676 şubeye ulaştığını anlattı. Bayazıt, “2008’de 160 şube daha açacağız. Bugün itibarıyla 2008 başından beri 38 yeni şube açtık. 2009 sonunda Yapı Kredi bin şubeli bir banka olacak. Belirsizliklerin olduğu bu ortamda dahi programımızı değiştirmeden 160 şube açacağız. Türkiye’deki 32 bankanın şube sayısı 160’ın altında, yani biz 2008’de orta ölçekli bir banka açmış gibi olacağız’’ dedi.

KART FAİZİ AŞIRI DEĞİL: Tayfun Bayazıt, Yapı Kredi’nin sektörün üzerinde büyüyerek hacim ve gelir pazar paylarını hızla artırmaya devam edeceğini, şu andaki konumundan yavaş yavaş yukarıya “tırmanacağını’’ vurguladı. Toplantıda soruları da yanıtlayan Bayazıt, kredi kartları faizleri ve kart ücretleriyle ilgili kararlara dair bir soru üzerine, sektörde çok ciddi rekabet ve oyuncular bulunduğunu belirterek, şu görüşleri aktardı: Kredi kartı, müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayan bir ödeme aracıdır. Böyle bir kolaylığı sağlamak için bankaların çok ciddi altyapı yatırımları, çok ciddi sistem var.

Biz verdiğimiz hizmetin, müşteriye sağladığımız kolaylığın karşılığını almak istiyoruz. Kredi kartı faiz oranları ve ücretlerinin benzer ülkelere göre çok da aşırı olmadığını, hatta bizde bir miktar geride olduğunu söyleyebiliriz. Bu ortamda, sunduğumuz hizmetten yararlanan müşterinin bedelini ödemesini istiyoruz. Nasıl ki başka alanlarda hizmet sektöründe bir bedel ödeniyorsa, aynı şekilde kredi kartı ücretlerinde, kredi kartı faiz oranlarında bu var. Biz, müşterilerden verdiğimiz hizmetlerin karşılığını adil ve şeffaf şekilde almak istiyoruz...

Özkaynak ihtiyacımız var bu yıl temettü dağıtmadık

BİZ temettü dağıtmayarak kârı banka bünyesinde değerlendirmek istedik. 3 binden fazla kişiyi işe alacağız. 160 şube açacağız. Bankanın sahipsiz olduğu dönemde yapılmayan yatırımları, bu dönem içinde yapmak durumundayız. Bu atılımı yapmak için güçlü öz kaynağa ve şu an için hızla büyümeye ihtiyacımız var. Temettü dağıtırsak o kudret bir miktar zayıflayabilir. BDDK Başkanı da dalgalı sularda tekneyi sağlam tutun diyor. Ama biz zaten o açıklama öncesi temettü dağıtmama kararı almıştık. Bu kararı hissedarlarımızla birlikte aldık.
26.03.2008-Akşam
[geri dön]

İş Bankası’ndan temassız kredi kartı uygulaması...

İş Bankası, Visa Europe işbirliğiyle küçük çaplı alışverişlerde daha pratik ve hızlı olmayı sağlayacak “Maximum Aktif Kart” uygulamasına İş Kuleleri’nde yer alan Kule Çarşı iş yerlerinde başladı. Yapılan yazılı açıklamada, Maximum Aktif Kart’ı ilk olarak çalışanlarının kullanımına sunan İş Bankası’nın, yaklaşık iki ay sürecek pilot proje kapsamında müşteri deneyimlerinin gözleyeceği ve müşterilerin kartlarını en yoğun kullanmak istedikleri sektör ve mağazalarda kartın kullanılmasının sağlayacağı bildirildi. Açıklamada, tüm işlemlerin EMV çip üzerinden gerçekleştirileceği bu yeni uygulamada, 35 YTL altındaki işlemlerde şifre, imza, satış belgesi kullanılmasına da gerek kalmayacağı ifade edilerek, kartın POS cihazına bağlı okuyucuya yaklaştırılarak okutulacağı belirtildi.
26.03.2008-Vatan
[geri dön]

Türkiye Finans'ın NCB'ye satışı onaylandı...

BDDK, Türkiye Finans'ın %60 hissenin National Commercial Bank'a satışını onayladı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Türkiye Finans'ın yüzde 60 hissesinin Suudi Arabistan merkezli The National Commercial Bank'a (NCB) satışına onayladı.

Türkiye Finans'tan yapılan yazılı açıklamada, Boydak ve Ülker Gruplarının, bankanın yüzde 60 hissesinin 1 milyar 80 milyon dolar karşılığında NCB'ye devredilmesi konusunda geçtiğimiz yılın Temmuz ayında anlaşmaya varmış oldukları hatırlatılarak, her iki grubun da, ellerinde bulundurdukları yüzde 20'şer hisse ile banka yönetiminde stratejik ortaklık misyonlarını sürdürmeye devam edecekleri kaydedildi.

Türkiye Finans Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Boydak, NCB ortaklığı ile Türkiye Finans'ın önümüzdeki dönem hızlı büyümesini sürdüreceğini belirterek, NCB'nin uluslararası piyasada faizsiz bankacılık enstrümanlarındaki deneyimi ile Ülker ve Boydak gruplarının sahip olduğu tecrübenin birleşmesi sonucu, ülke ekonomisine yeni enstrümanlar ve kaynaklar kazandırılacağını kaydetti.

Türkiye Finans Genel Müdürü Yunus Nacar ise, 2008 yılında fonlarda yüzde 30 oranında artış hedeflediklerini ifade ederek, 2008 yılında nakdi kredi toplamını 6,3 milyar YTL'ye, gayri nakdi krediler toplamını ise 4 milyar YTL'ye yükselterek reel sektöre desteklerini devam ettireceklerini vurguladı.

Nacar, 2008 yılında şube sayılarını 175'e, yaklaşık bin kişilik yeni istihdam ile çalışan sayılarını da 3 bin 500'e yükselterek, hizmet ağlarını Anadolu'nun farklı bölgelerine ulaştırmayı hedeflediklerini kaydetti.
29.02.2008-Dünya
[geri dön]

MOTORAZR2 V9 ile 3G teknolojisi cebinizde...

RAZR efsanesinin en son ürünü V9 yeni nesil cep telefonu kullanıcılarının tüm beklentilerini karşılamak üzere geliştirildi. V9 artırılabilir hafızası ve 3G teknolojisiyle iletişim deneyiminize hız ve heyecan katacak. V9 alan herkes hediye olarak verilen 1 GB’lık hafıza kartına da sahip olacak.

Son yılların en yenilikçi tasarımı olarak gösterilen MOTORAZR efsanesi Motorola’nın en yeni telefonu V9’la sürüyor. MOTORAZR2 V9 ince, güçlü ve zarif tasarımına, web tarama, gerçek zamanlı video ve son derece hızlı menü navigasyon gibi özelliklerine ek olarak V9’la birlikte hediye olarak verilen 1 GB’lık hafıza kartıyla 2 GB’a kadar artırılabilir hafızaya ve 3G teknolojisine sahip.

Malzemesiyle fark yaratıyor

Motorola tarafından orijinal RAZR’a göre 2 milimetre daha inceltilen MOTORAZR2 V9 daha keskin bir profile sahip. V9 geliştirilmiş iki ekranlı tasarım, resimli arayan kimliği ve okunabilir metinler için 2.0 inç ile sınıfının en geniş harici ekranı ve orijinal RAZR çözünürlüğünün iki katına sahip 2.2 inçlik bir dâhili ekranıyla, tüketicilere sunuyor. Motorola, MOTORAZR2 V9'u daha da güzelleştirmek için kesintisiz bir dış kapağı, yumuşak dokunuşlu bir arka yüzeyi ve vakum metal ön yüzeyi bir araya getiriyor.

Daha güçlü ama daha zarif

MOTORAZR2 V9'da, güçlü ve sağlam olması için paslanmaz çelikten bir iç çerçeve bulunuyor. V9’un geniş dış lensi, çiziklere daha dayanıklı olabilmesi için kimyasal işlemle sertleştirilmiş camdan üretiliyor. Her açılışta telefonun mükemmel çalışmasını garanti altına almak için Motorola tarafından dökme alüminyum menteşe laboratuvar ortamında 100,000 kez test ediliyor.

Daha akıllı ama daha basit ve hızlı

Baştan aşağı yeniden tasarlanmış bir kullanıcı arayüzüne (UI) sahip olan V9 tüketicilere, telefon rehberinden daha da hızlı arama yapma imkanı sağlıyor. Bu özellik, aynı kişi için aynı numaranın tekrar girilmesini engellerken, rehberdeki kişiler için birden fazla telefon numarası girilmesine de olanak tanıyor. Ana menü, kullanıcıya göre uyarlanabiliyor. Böylelikle tüketiciler, en sevdikleri uygulamalara 2–3 tuş ile ulaşabiliyor; üstelik mesajlaşmak bile daha kolay hale geliyor. MOTORAZR2 V9 kullanıcıları, telefonun kapağını açmadan bile mesajları okumak ve önceden programlanmış metin mesajları ile yanıtlamak üzere geniş dış ekranı kullanabiliyor.

Müzik dinlemek artık daha kolay

MOTORAZR2 V9 dış ekranındaki dokunmatik müzik tuşlarıyla kullanıcının müziğini zahmetsizce kontrol edebilmesine olanak tanıyor. YARM 11 işlemcisi ile veri işleme hızı, orijinal RAZR’dan 10 kat daha fazla olan V9’un yüksek hızlı USB 2.0 özelliği ile bir şarkının aktarılması yalnızca 2–3 saniye sürüyor. Microsoft Windows® Media Player 11 uyumluluğu, tüketicilere birkaç dakika içerisinde kolayca müzik parçası satın alma, senkronize etme ve telefonlarına aktarma konularında yardımcı oluyor. Ayrıca V9’da bulunan CrystalTalk™ teknolojisi, gürültülü ortamlarda bile net arama sağlamak üzere sesi otomatik olarak ayarlıyor. MOTORAZR2 V9’un Eksiksiz bir HTML tarayıcıyı içeren web tarama özelliği daha hızlı, daha geniş ve daha zengin bir web tarama deneyimi sağlıyor. Dâhili e-posta işlevselliği, hem kişisel hem de işle ilgili e-postalara PC gibi kolay erişim sunuyor.

Telefonun 2.0 mega-piksel kamerasındaki çoklu-çekim özelliği sayesinde otomatik olarak 8 adede kadar yeni fotoğraf çekmek ve seri fotoğraflar arasından en iyi görüntüyü seçmek de mümkün.
03.04.2008-Kurumsal Bülten
[geri dön]

Inspark’tan Satış Ekiplerine Moto Q Akıllı telefon ile Mobil CRM Desteği!...

Inspark, başlattığı Mobil CRM kampanyası ile Sage CRM yazılım paketini alanlara Motorola Moto Q Akıllı Telefon’u hediye ediyor.

Inspark’ın, gelişmiş CRM yazılımı Sage CRM ile birlikte bir çözüm önerisi olarak verdiği Motorola Moto Q Akıllı Telefon sayesinde satış ekipleri şimdi müşteri bilgilerine diledikleri yerden kablosuz erişim sağlayabilecekler.

Bütün müşteri bilgilerini tek bir yerde toplayabilme özelliği ile esnek ve kolay kullanımlı bir CRM yazılımı olan Sage CRM, PDA veya akıllı telefonlar gibi kablosuz cihazlarla da bilgiye her noktadan gerçek zamanlı erişim imkanı sunuyor.

Inspark, başlattığı Mobil CRM kampanyası ile, Sage CRM yazılımının ve Motorola Moto Q akıllı telefonun gelişmiş mobil özelliklerini bir araya getirerek şirketlere eksiksiz bir Mobil CRM paketi sunmayı amaçlıyor.

Inspark’ın Sage CRM ile birlikte verdiği Moto Q, Türkçe Windows Mobile 6.0 ® işletim sistemi, yeni QWERTY klavye, Push E-Mail, hızlı mesajlaşma, belge düzenleme, internet tarama, müzik ve yüksek çözünürlüklü video gibi güçlü özelliklerinin yanında, aynı zamanda Motorola’nın en yeni ürünlerinden biri olma özelliğini de taşıyor. Moto Q yeni nesil cep telefonu kullanıcılarının tasarım anlayışını yansıtan sadece 11.8mm inceliğınde ergonomik şık kasası, 134gr ağırlığı ve renkleri tüm gerçekliği ile sunan ekranı ile bir tasarım harikası. Moto Q seslendirme dahil tamamen Türkçe olan menüsü ve sadece başparmağınızla yönetebileceğiniz döner tuş fonksiyonuyla da kullanım kolaylığı sağlayan bir telefon.

Nisan ayı boyunca devam edecek kampanya kapsamında Sage CRM yazılımını alan şirketler, her kullanıcı için 1 adet ücretsiz, önceden özel Sage CRM ekranları yüklenmiş Motorola Moto-Q telefon ve 1 yıllık uzaktan destek hizmetine de sahip olabilecekler.

Mobil CRM Paketi Şirketlere Ne Fayda Sağlayacak?

PDA kullanan saha satış temsilcileri, gerçek zamanlı erişim için merkezi CRM sistemine çevrim içi bağlanabilecekleri gibi, internet erişiminin bulunmadığı zamanlarda da çevrim dışı çalışabilecekler. Çevrim içi PDA kullanıcıları sistemle gerçek zamanlı etkileşim içinde olurken, çevrim dışı kullanıcılar da çevrim içi olduklarında PDA ile merkezi CRM sistemini senkronize edebilme imkanına sahip olacaklar. Mobil CRM paketinin şirketlere sağlayacağı diğer faydalar da şunlardır:

• Önemli müşteri hesap ve geçmiş bilgilerine her noktadan erişim

• Yolculuk ederken bile zamanı maksimize edebilme

• Müşteri ve satış ilişkilerini daha hızlı yönetebilme imkanı

• Müşteri bilgilerinin her noktadan gerçek zamanlı olarak güncellenmesi

• Anahtar müşteri bilgisi ekleme

• Aktiviteleri ve toplantıları zamanlama

Inspark hakkında

Inspark, 1990 yılından bu yana, müşteri odaklı bilgi teknolojileri konusunda hizmetler sunan bağımsız bir danışmanlık şirketidir. Uluslararası alanda faaliyet gösteren firma aynı zamanda Sage Accpac şirketinin de Türkiye’deki tek yetkili iş ortağıdır. Inspark hakkında ayrıntılı bilgi için: www.inspark.com

Kampanya hakkında bilgi için: http://www.inspark.com/motoQ.asp

Motorola Hakkında

Tüm dünyada, iletişim alanına getirdiği yenilikçi bakış ile tanınan Motorola, mobil hayatı mümkün kılan teknolojileri, ürünleri ve hizmetleri geliştirmektedir. Motorola’nın portföyü içinde iletişim altyapısı hizmetleri, kurumsal mobilite çözümleri, dijital ev eğlencesi cihazları, kablo modemleri, mobil iletişim araçları ve Bluetooth aksesuarları yer almaktadır. Motorola, son kullanıcılara, iş dünyasına ve kamu alanına, gelecek nesil iletişim çözümleri sağlamaya odaklanmaktadır. Küresel varlığı ve etkisi ile 2007 yılında 36,6 milyar Dolar satış rakamı elde eden Motorola, Fortune 100 şirketleri arasındadır. Motorola hakkında daha fazla bilgi için lütfen Motorola global web adresini (www.motorola.com), Motorola Türkiye adresini (www.motorola.com.tr) ve Motorola cep telefonları adresini (www.hellomoto.com) ziyaret ediniz.
03.04.2008-Kurumsal Bülten
[geri dön]

Turkcell ve RIM Blackberry Pearl 8120 akıllı telefonu satışa sundu...

Turkcell ve RIM Türk müşterilerini son teknoloji akıllı telefonlarla buluşturmaya devam ediyor. Wi-Fi bağlantılı, 2 megapiksel dijital kameralı ve kullanımı çok kolay bir klavyeye sahip Turkcell logolu BlackBerry Pearl 8120 satışa sunuldu.

Turkcell ve RIM, Turkcell logolu yeni BlackBerry Pearl 8120 akıllı telefonu Türk müşteriler için piyasaya sundu. BlackBerry Pearl 8120, Turkcell müşterileri BlackBerry® akıllı telefonlardan beklediği güçlü iletişim fonksiyonlarıyla birlikte zengin mültimedya özellikleri içeriyor. BlackBerry Pearl 8120 video çekim özelliği* de olan 2 megapiksel dijital kamera ve haricen erişilebilen microSD/SDHC bellek yuvası ve dahili Wi-Fi®'ye sahip. Güncellenen görsel ara birimle birlikte bu yeni özellikler BlackBerry® akıllı telefon deneyimine e-posta, telefon, mesajlaşma (SMS, IM, MMS), web tarama, mültimedya, ajanda ve diğer uygulamalar eklendi.

Parlak ve şık siyah kaplamalı BlackBerry Pearl 8120 akıllı telefonu sadece 107 x 55 mm x 14 mm’lik ebadı ve yaklaşık 91 gramlık ağırlığı ile şık bir tasarım sunuyor.

Yeni güçlü BlackBerry Pearl 8120 akıllı telefonun özellikleri:

• 5x dijital zoom ve hızlı flaşlı, ayrıca iki ayrı çözünürlükte (MMS ile paylaşım için 176x144 veya 240x180) 2 megapiksel kamera

• Sadece 107 x 55 mm x 14 mm’lik ebadı ve yaklaşık 91 kg’lık ağırlığı ile parlak ve şık siyah kaplama ve şık dizayn.

• Rim’ın popüler iztopu navigasyon sistemi ve SureType® tuş takımı sistemi tarafından desteklenen kullanıcı deneyimi.

• BlackBerry email, takvim, adres defteri, görev listesi, bloknot ve web tarayıcısına yeni bir görünüm verirken diğer uygulamaları da zenginleştiren güncellenmiş görsel ara birim. En ufak nokta boyutlarında bile rahat okunabilen, karakterleri açıkça gösteren yeni yazı tipi teknolojisi.

• WEP (Wireless Equivalency Protocol), WPA (Wi-Fi Protected Access) ve WPA2 gibi Wi-Fi güvenlik protokollerine destek veren dahili Wi-Fi (802.11 b/g) ve quad band GSM/GPRS/EDGE ile ulusal ve uluslararası destek.

• Kullanıcının web sayfasının belirli bir yerini hassas biçimde işaret etmesini ve zoom yapmasını sağlayan büyüteç ile bir web sayfasını tam olarak ekranda görüntüleyen yeni bir "Sayfa Göster” seçeneği ile daha da gelişmiş BlackBerry® Tarayıcı.

• BlackBerry Desktop Manager yazılımı, kullanıcıların bilgisayarlarında media dosyalarını araştırabilecekleri, görüntüleyip düzenleyebilecekleri, CD’lerden MP3 müzik dosyası oluşturabilecekleri, ses etiketleri ve albümler ekleyebilecekleri, çalma listesi oluşturabilecekleri ve resimleri, müzikleri ve videoları kopyalayıp dönüştürebilecekleri güçlü bir media yönetici uygulaması olan Roxio® Media Manager içerir. Ayrıca kullanıcılar telefon üzerinde media player ile çalma listeleri oluşturabilir ve düzenleyebilirler.

• Arka plan sesini azaltmak için gürültü azaltıcı teknoloji, Voice Activated Dialing (VAD) için Telefonda, Hoparlörden Bağımsız Ses Tanıma (SIVR), atanmış "gönder", "son", ve "sessiz" tuşları, düşük gürültülü hoparlör ve hands-free kullanım için Bluetooth® (2.0) desteği, araç kiti, stereo kulaklık ve diğer Bluetooth çevre birimleri bulunur.

• İlave hafıza için haricen erişilen microSD/SDHC artırılabilen bellek yuvası ve kullanıcıların 10MB/sn'lik yayılma oranıyla telefon ve bilgisayar arasında dosya transferi yapabilmelerini sağlayan yüksek hızlı USB. • 3,5 mm stereo kulaklık kablosu ve özel ses kumandaları.

• Polifonik, mp3 ve MIDI zil tonları desteği.

• BlackBerry akıllı telefon kullanarak popüler Facebook sosyal fayda programına hızlı, kolay ve en iyi erişimi sağlayan Facebook® for BlackBerry Akıllı Telefonları desteği.

• BlackBerry® Messenger, Google® Talk ve Yahoo!® Messenger ile mesajlaşma desteği. • Dahili yazım denetleyicisi.

• En popüler ISP email hesaplarını içeren 10 adet kişisel ve kurumsal email hesabına erişim sağlayan BlackBerry® Internet Hizmeti desteği

• IBM® Lotus® Domino®, Microsoft® Exchange ve Novell® GroupWise® ortamlarında gelişmiş güvenlik ve IT yönetimi sağlayan girişim yayılmaları için BlackBerry® Enterprise Server desteği.

www.turkcell.com.tr

www.blackberrypearl8120.com
20.03.2008-Kurumsal Bülten
[geri dön]

İştcell'lilere mobil internette indirim sezonu...

3 milyonu aşkın üyesiyle hem şirketlerin hem de çalışanların hız ve verimliliğini arttıran İşTcell, şimdi de mobil interneti çok özel fiyatlarla sunuyor.

Büyük küçük, her ölçekte şirketin ve tüm çalışanların iletişim ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştirdiği servislerle, şirketlerin iş hızını ve verimliliğini artıran, çalışanların iş hayatlarını kolaylaştıran ve zenginleştiren İşTcell, 3 milyon kullanıcısına şimdi de çok cazip fiyatlarla mobil internet olanağı sunuyor.

Mobil internette indirim sezonu başladı…

Bireysel ve kurumsal hat sahibi tüm İşTcell’lilere, cepten ve bilgisayardan mobil internete bağlanmak çok cazip fiyatlarla sunuluyor: Mayıs ayının sonuna kadar sürecek kampanyadan yararlanacak İşTcell’liler, 3 ay boyunca 3GB’lik Mobil İnternet Paketi’ne 59 YTL yerine 29 YTL/300 kontöre, 100 MB’lik Paket’e ise 9 YTL/100 kontöre sahip olabilecekler.

“İşTcell Mobil İnternet Kampanyası”na 31 Mayıs’a kadar başvurulabilecek.

Avantajlı internet paketleri…

İşTcell’lilere sunulan Mobil İnternet Kampanyası’nın yanı sıra Turkcell’de, değişen müşteri ihtiyaçlarına uygun olarak hazırlanan pek çok ekonomik internet paketi seçeneği de bulunuyor. Turkcell, Ekonomik İnternet Paketleri’ni, 2MB’tan 3GB’a, 2,50 YTL’den 59 YTL’ye kadar çok farklı alternatiflerle sunuyor. Turkcell müşterileri, Ekonomik İnternet Paketleri ile ilgili detaylı bilgiye TurkcellExtra’lar ve www.turkcell.com.tr adresinden ulaşabilirler.

www.turkcell.com.tr
08.04.2008-Kurumsal Bülten
[geri dön]

Nokia, cepten sesli yol tarifi yapacak...

Cep telefonu üreticisi Nokia, dün İstanbul’da düzenlediği bir toplantıyla yeni hizmetlerinden Nokia Maps’i (harita) Türkiye’de kullanıma sundu. Haritalama ve navigasyon (konum belirleme - GPS) gibi lokasyon tabanlı servisleri içeren bu yeni servis, opsiyonel olarak satın alınabilen sesli navigasyon özelliğini destekliyor.

Nokia Türkiye yetkilileri, kullanıcıların bu yeni hizmetle birlikte, adres aranırken karşılaşılar zorluklardan kurtulacağını belirtti.

Nokia Türkiye Genel Müdürü Imfred de Jong, “Nokia Maps sayesinde, insanlara hiç bilmedikleri bir yerde bile olsalar çevrelerini o bölgenin yerel halkından biri gibi keşfetme olanağı tanıyoruz. Bu servisle şu anda İstanbul ve Ankara illeriyle Türkiye’deki ana yolların tamamını içeren bir navigasyon kapsama alanımız var. Kapsama alanının genişletilmesi için sürekli geliştirme ve güncelleme faaliyetlerinde bulunuyoruz” dedi.

Nokia Türkiye Pazarlama Müdürü Sertaç Şener ise konuyla ilgili şunları söyledi:

“Şu anda GPS destekli Nokia N95, N95 8GB ve N82 ile, sürücüler araçlarında ücretsiz rota belirleme servisinden faydalanıyor. Opsiyonel olarak satın alınabilen navigasyon servisiyle görsel ve sesli yönlendirme hizmetine ulaşabiliyorlar, haritalar ise telefonlara yüklü olarak sunuluyor. Ayrıca, kullanıcılar düzenlenecek olan kampanya ile 3 aylık ücretsiz navigasyon paketinden de yararlanabilecekler” diye konuştu
08.04.2008-Milliyet
[geri dön]

Boyner, sanal cep operatörü olacak...

Advantage card ve T-box gibi markalarla yeni girişim alanlarında önemli tecrübesi olan Boyner grubu, şimdi de mobil dünyaya adım atma hazırlığında. Sanal GSM operatörlüğü için yatırım yapacağını açıklayan grup, konuyla ilgili çalışmaların başladığını duyurdu. Konu hakkında Boyner’den dün yapılan açıklamada, “Müşterilerine en güncel hizmet ve ürünleri sunmak amacıyla yeni iş alanlarında yatırımlarını sürdüren Boyner grubu, sanal GSM operatörlüğü için geri sayıma başladı” ifadeleri yer aldı. Boyner grubu, sözkonusu projeyle 2.5 milyon müşterisine katma değerli özel mobil paketleri sunmayı hedefliyor.

Sanal operatörlük nedir?

Açıklamada ayrıca, projenin başlangıç tarihi olarak numara taşınabilirliğinin hayata geçme zamanı olan 2008 sonbaharının hedeflendiği ve konuyla ilgili görüşmelerin sürdürüldüğü belirtildi. Öte yandan Avea ve Vodafone’un uzun zamandan bu yana beklediği numara taşınabilirliği konusunun bu yıl başlayıp başlamayacağı konusunda henüz kesin bir takvim açıklanmış değil. Bu yüzden bu girişimin önümüzdeki yıla sarkabileceği belirtiliyor.

Mobil dünyada ‘MVNO’ (Mobile Virtual Network Operator - Sanal operatör) olarak adlandırılan operatörlük modelinde, işletmenin adına kayıtlı bir frekans bandı bulunmuyor. Sanal operatörler, frekans bandına sahip mevcut operatörlerle uzun süreli anlaşma yapıp, toplu görüşme süresi satın alarak faaliyet gösteriyor. Türkiye’de uygulanacak modelde Turkcell, Telsim veya Avea’dan biriyle anlaşan firmalar sanal operatörlük yapabilecek.

Bu sistemde, operatörlerden dakika bazlı tarifeler ve hatlar toplu olarak satın alınarak, kurulacak bayi ve pazarlama-satış altyapısıyla tüketicilere ulaştırıyor. Faturalama ve tarifeler dahil olmak üzere sanal operatör bağımsız olarak hareket edebiliyor. Tüm bu işlemler ve sanal operatörlerin çalışma koşulları Telekomünikasyon Kurumu tarafından düzenleniyor.

Boyner, Branson’un izinde!

Sanal operatörlüğün en büyük avantajı sanal operatörlerin özel tüketici grupları belirleyerek sadece o kitleye hitap edebiliyor olması. Yurtdışı örneklerinde belirli alanlara özel olarak uygulanan bu tarifelerle sanal operatörler pazarda ciddi rekabet yaratıyorlar. 18-24 yaş arası kullanıcılara hat açan AMP’D Mobile, ABD’de yalnızca Latin kökenlilere hat veren Movida, spor fanatiklerine özel Mobile ESPN, bu alanda çalışan firmalardan birkaçı. Hepsinin ortak özelliği belli alana odaklandıklarından farklı kampanyalar ve tüketiciye özel tarife seçenekleri sunuyor olmaları. Ucuz havayolu ile ismini duyuran İngiliz işadamı Richard Branson’un Virgin Mobile adıyla kurduğu şirket bu alandaki en popüler girişim olarak adlandırılıyor. Şirket son olarak, abonelerine, telefonlarına gelen reklamları incelemeleri karşılığında ücretsiz konuşma hakkı vereceğini duyuraraka, bu konuda öncü rol oynamıştı.
03.04.2008-Milliyet
[geri dön]

Turkcell’den interneti içinde, dizüstü PC...

Türkiye’de ilk kez Turkcell, HP ve Vestel işbirliğiyle geliştirilen SIM kartlı dizüstü bilgisayarlar satışa çıktı. İçinde bir Turkcell SIM kartıyla üretilen Vestel T525, HP Compaq 6510b ve 6710b modellerinde ayrı bir cihaza ihtiyaç duyulmadan internete bağlanmak ve e-postalara ulaşmak mümkün. SIM kartlı dizüstü bilgisayarlar, İstanbul, İzmir ve Ankara’daki 53 Turkcell Extra ve İstanbul’da Bağdat Caddesi, Kanyon ve Capitol’deki Turkcell mağazalarında satışa sunuldu. Bilgisayarlar kısa bir süre sonra HP ve Vestel bayileri ile teknoloji marketlerinde de yerlerini alacak.
23.03.2008-Akşam
[geri dön]

Vodafone Türkiye'de vakıf kurdu

Vodafone, toplumsal yaşama katkıda bulunmak amacıyla Türkiye Vodafone Vakfı'nı kurdu. Vakfın başkanı Onay, 3 milyon YTL başlangıç bütçesiyle işe koyulacağız' dedi

Mobil iletişim şirketi Vodafone, Vodafone Grup Vakfı kanalıyla uluslararası düzeyde toplumsal yaşama katkıda bulunmak amacıyla Türkiye Vodafone Vakfı'nı kurdu. Türkiye Vodafone Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Rengin Onay, Vodafone Grup Vakfı çatısı altında 23 yerel vakıf bulunduğunu, Vodafone Türkiye Vakfı'nın da çalışmalarına geçen yıl mayısta başladığını, bu vakıfla Vodafone Grubu'nun, sosyal sorumluluk konusundaki birikimini Türkiye'ye taşıdığını belirtti.

Her yıl 24 milyon sterlin

Onay, Vodafone Grup Vakfı'ndan her yıl 24 milyon sterlinin yeni sosyal projeler için ayrıldığını söyledi. Türkiye Vodafone Vakfı'nın kuruluşundan bu yana başarılı işler yaptığını ve sekiz ayda çeşitli projelere 2 milyon YTL üzerinde destek sağladığını bildiren Onay, "Bu yıl 3 milyon YTL'nin üzerindeki bütçemizle Türkiye'de etkili ve başarılı projelere imza atacağız" dedi. Onay, Vakfa, Vodafone Türkiye'den 1 milyon 250 bin YTL, Vodafone Grup Vakfı'ndan ise 2 milyon YTL bağış yapıldığını söyledi. BM'nin 'Binyıl kalkınma hedeflerinin' temel bileşenlerinden biri olan refahın artırılması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi hedefini desteklediklerini ifade eden Onay, "Amacımız sağlık, eğitim, sosyal yardım, kültürel faaliyetler gibi toplumsal refahı doğrudan etkileyen alanlardaki sorunlara yaratıcı çözümler üretmek ve toplumsal katılıma öncülük ederek projelerin kitleler tarafından sahiplenilmesidir" dedi.

İlk hedef, bilgi toplumu

İlk hedeflerinin adını bilgi toplumu koyduklarını ifade eden Onay, bu konuda gerekli altyapının oluşturulmasına katkıda bulunmayı görev edindiklerini, aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığı ve Türk Eğitim Vakfı işbirliğiyle, 'Öğretmene Destek Projesi' başlattıklarını anlattı. Bu proje kapsamında 160 öğretmenin proje tabanlı eğitim sistemi konusunda eğitim aldığını ve 160 teknoloji sınıfı oluşturulduğunu belirten Onay, 'Bilgisayar Bilmeyen Kalmayacak projesi' ile ise bilgisayar okur yazarlığı seferberliği başlattıklarını, BM Kalkınma Programı ve Habitat için Gençlik Derneği işbirliği ile yürütülen projeyle 1 milyon gence ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Onay, "Destek verdiğimiz öncü projelerle tüm Türkiye'nin yüreğine dokunacağız, dünyayla da bütünleşen değerlere katkıda bulanacağız" dedi.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Attila Vitai ise topluma karşı sorumlu olduklarına inandıklarını, toplumların gelişmesine sosyal alandaki çalışmalarıyla katkıda bulunduklarını söyledi. Vodafone Grup Vakfı'nın 2002'den bu yana 100 milyon pound'un üzerinde sosyal yatırım gerçekleştirdiğini belirten Vitai, bütçenin yüzde 67'sinin Vodafone Grup Vakfı'nın çatısı altındaki 23 yerel vakfa, geri kalanının ise vakfın uluslararası düzeyde yürüttüğü projelere ayrıldığını söyledi.
26.03.2008-Radikal
[geri dön]

Kıbrıs'ta KKTCELL ile 3. nesil mobil iletişim dönemi başlıyor..

Turkcell’in Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren iştiraki Kıbrıs Mobile Telekomünikasyon Ltd. Şti. (KKTCell), 3. Nesil altyapı lisansı aldı

KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Salih Usar, KKTC Maliye Bakanı Ahmet Uzun, KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Telekomünikasyon Dairesi Başkanı Feridun Üstün ve KKTCell yönetiminin hazır bulunduğu imza töreni bugün (14 Mart) Lefkoşa’daki Maliye Bakanlığı binasında yapıldı.

KKTCell 3. Nesil altyapı lisansı için 10 işgünü içinde 10 milyon ABD doları ödeyecek.

KKTCell olarak uzun zamandır bekledikleri bir hedefi gerçekleştirmenin mutluluğu içinde olduklarını belirten KKTCell Genel Müdürü Gürkan Sarıoğlu, en geç Haziran başında 3. Nesil Deneme Şebekesi üzerinden test görüşmelerinin yapılabileceğini belirtti. Sözleşme uyarınca Kuzey Kıbrıs’ta 3. Nesil sistemi yedi ay sonra devreye girecek.

3. Nesil iletişim teknolojileri ile birlikte KKTCell aboneleri, mobil geniş bandın sağlayacağı hız ile birlikte yüksek hızda mobil internet ve data transferi, görüntülü görüşme, mobil TV ve pek çok farklı katma değerli hizmetlerden faydalanma imkânına kavuşacaklar. 3. Nesil iletişim teknolojileri bir turizm ülkesi olan KKTC’nin benzer ülkelerin bu teknoloji ile sahip olduğu rekabet avantajına kavuşmasını da sağlayacak.

1999 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Telekomünikasyon Dairesi ile gelir paylaşımı anlaşması çerçevesinde hizmete giren %100 Turkcell iştiraki KKTCell, Ağustos 2007’den bu yana GSM Lisans sözleşmesi çerçevesinde faaliyet gösteriyor. 2007 yılsonu itibarıyla KKTCell’in yaklaşık 277 bin abonesi bulunuyor.

www.turkcell.com.tr
14.03.2008-Kurumsal Bülten
[geri dön]

Motorola Taşınabilir Şarj Ünitesi P790 İle Kesintisiz İletişim...

Motorola tarafından her zevke hitap edecek şekilde tasarlanan Motorola P790 Taşınabilir Şarj Ünitesi sayesinde artık telefonunuzu her yerde şarj edebileceksiniz.

Kablosuz iletişimin global liderlerinden Motorola, cep telefonu kullanıcıları için mobil iletişimi yenilikçi bir uygulamayla kolaylaştıran P790 taşınabilir şarj ünitesini satışa sundu.

Şık ve yenilikçi bir tasarıma sahip olan P790 taşınabilir şarj ünitesi, hem profesyonellere hem de bütün telefon kullanıcılarına, küçük ve kablosuz bir cihazla telefonlarını ve Bluetooth kulaklıklarını şarj etme imkânı sağlayarak kesintisiz bir iletişim deneyimi yaşatıyor.

Küçük boyutları ve yuvarlak hatları sayesinde P790, Motorola’nın şık tasarımlı telefon serisini tamamlıyor. Kolayca cepte ya da çantada taşınabilecek boyutlarda tasarlanan şarj ünitesi ile plajda, kulüpte, kampta, trekkingde ya da spor salonunda, her nerede olursanız olun telefonunuzun şarjının bitmesini engellemeniz mümkün.

P790 taşınabilir şarj ünitesi aynı zamanda Motorola telefonları ya da kulaklıklarının üzerinde bulunan mini-USB girişine doğrudan bağlanarak güç kaynağı olarak da kullanılabiliyor. Bu sayede kullanıcıları şarj cihazı kablolarıyla uğraşma ve pil değiştirme zahmetinden kurtarıyor.

Daha uzun konuşma süresi sağlamanın yanı sıra P790, kullanıcılara Motorola telefonlarında yer alan multimedya ve diğer uygulamaları daha çok kullanma fırsatı sunuyor. P790, cep telefonlarını iki kez, bluetooth kulaklıkları ise tam 10 kez şarj edebilme kapasitesine sahip..

Kesintisiz İletişim

Motorola Mobil İletişim Araçları Pazarlama Müdürü Gülden Kayahan, “Motorola olarak cep telefonlarının tüketicilerin ve profesyonellerin hayatında oynadığı rolün ve onlara kesintisiz iletişim olanakları sunmanın ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz” diyor.

Kayahan, “Zarif ve şık tasarımlı yeni P790 taşınabilir şarj ünitelerimiz seçici cep telefonu kullanıcılarının günümüz cep telefonlarından beklediği yüksek güç ve performans talebine cevap verecek desteği sağlayacak. P790, hayatın hızlı akışı içerisinde yer alan ve sayıları her geçen gün artan iş adamı, üniversite öğrencisi, çalışan anne ve yöneticilerin telefon pillerinin zamansız bir şekilde bitmesi endişelerinin de önüne geçecek“ yorumunu yapıyor.

P790 Taşınabilir Şarj Ünitesi, içerisinde 1700mAh’lik bir pil barındırıyor ve mini-USB bağlantısı kullanan tüm Motorola cep telefonları ve kulaklıklarıyla uyumlu olarak çalışıyor. 73.6x 51.4x 23.7 mm boyutlarındaki ünitenin ağırlığı ise 79 gram, satış fiyatı 79 YTL.

Motorola Hakkında

Tüm dünyada, iletişim alanına getirdiği yenilikçi bakış ile tanınan Motorola, mobil hayatı mümkün kılan teknolojileri, ürünleri ve hizmetleri geliştirmektedir. Motorola’nın portföyü içinde iletişim altyapısı hizmetleri, kurumsal mobilite çözümleri, dijital ev eğlencesi cihazları, kablo modemleri, mobil iletişim araçları ve Bluetooth aksesuarları yer almaktadır. Motorola, son kullanıcılara, iş dünyasına ve kamu alanına, gelecek nesil iletişim çözümleri sağlamaya odaklanmaktadır. Küresel varlığı ve etkisi ile 2007 yılında 36,6 milyar Dolar satış rakamı elde eden Motorola, Fortune 100 şirketleri arasındadır. Motorola hakkında daha fazla bilgi için Motorola global web adresini (www.motorola.com), Motorola Türkiye adresini (www.motorola.com.tr) ve Motorola cep telefonları adresini (www.hellomoto.com) ziyaret edebilirsiniz.
17.03.2008-Kurumsal Bülten
[geri dön]

Seat Altea XL dört çeker oldu...

Seat'ın off-road şartlarına uyumlu ilk modeli olma özelliğini taşıyan dört tekerlekten çekişli Altea Freetrack, 67 bin 755 YTL'den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim liste fiyatlarıyla satışa sunuldu. Geniş aileleri hedef alan Altea XL modelinin dört tekerlekten çekişli versiyonu olarak geliştirilen Altea Freetrack, 2.0 litre TSI 200 beygir benzinli, 2.0 lt TDI 140 beygir DPF ve 2.0 lt TDI 170 beygir DPF turbo dizel motor seçenekleriyle ithal ediliyor. Doğuş Otomotiv-Seat, markanın SUV segmentine girişini müjdeleyen Altea Freetrack modelini özel siparişle getirecek. Sadece Stylance donanım paketiyle ithal edilen Altea Freetrack'te birçok konfor özelliği mevcut.
14.04.2008-Radikal
[geri dön]

Tofaş, Ar-Ge’ye 227 milyon YTL ayırdı...

Koç Holding-Fiat Auto ortaklığıyla faaliyet gösteren Tofaş, MiniCargo’nun yanı sıra 263 kodlu yeni hafif ticari araç projesiyle birlikte Ar-Ge yatırımlarına da hız verdi. 430 kişilik Ar-Ge kadrosu ve 10’un üzerinde üniversiteyle işbirliği yapan Tofaş, araştırma-geliştirme için ayırdığı bütçeyi de 227 milyon YTL’ye çıkardı.

Fiat’ın en önemli tesislerinden biri haline gelen Tofaş, 2008 için ayırdığı kaynağı geçen yıla oranla yüzde 25 artırarak 227 milyon YTL’ye çıkarırken, özellikle MiniCargo projesi çerçevesinde üniversitelerle 20’yi aşkın yeni proje başlattı.

Uludağ, Boğaziçi, İTÜ, Bilkent, ODTÜ ile kapsamlı ve teknik projeler geliştirmeye başlayan Tofaş, bunların yanı sıra Koç Üniversitesi, İTÜ, San Diego State Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi’yle sürücü ve yolcu güvenliği konularında da çalışmalar yürütülüyor.
26.03.2008-Milliyet
[geri dön]

Sabancı, lastikte ABD'ye Koç'un Transit'i ile girecek...

Sabancı, Lassa ile girmeyi düşündüğü ABD pazarına erkenden girecek. Brisa Genel Müdürü Savaş, Koç'un ABD'ye satacağı Transit Connect'in lastiklerinin Bridgestone olacağını söyledi..

ABD pazarına Lassa markası ile 2009'da girmeyi hedefleyen Brisa, bu ülkeye ilk adımı Ford Otosan'ın Transit Connect'i ile atacak. Ürettiklerinin yüzde 70'ini Avrupa'ya ihraç ettiklerini söyleyen Japon Bridgestone ve Sabancı Grubu ortaklığı Brisa'nın genel müdürü Bülent Savaş, "Transit Connect'lerdeki Bridgestone markalı lastiklerimizle Amerika pazarına önce Ford Otosan'ın ihracatıyla girmiş olacağız. Ardından da Lassa markamızla bu pazarda yer alacağız" dedi. Lassa markasıyla dünya genelinde 50 ülkeye ihracat yaptıklarını belirten Savaş, "Önümüzdeki yıl çok büyük bir pazar olan Amerika'ya da girmeyi hedefliyoruz. ABD'ye ilk adımızı, Transit Connect'lerdeki Kocaeli üretimi Bridgestone markalı lastiklerimizle yapacağız. Ford Otosan'ın Transit Connect'leri bizden önce Amerika'ya gidecek" şeklinde konuştu. Japon Bridgestone'nun dünyadaki tek üretim ortaklığının Türkiye'de olduğunun altını çizen Savaş, bunun Sabancı Grubu ile başarılı işbirliğinin bir kanıtı olduğunu söyledi.

'3 LASTİKTEN BİRİNİ ÜRETTİK': Geçen yıl Türkiye'de satılan her 3 lastikten birini Brisa'nın ürettiğine işaret eden Savaş, "2007'de 9 milyon lastik ürettik. Bu yılki hedef 10 milyon. Bunun yarısından fazlasını da Lassa oluşturacak" diye konuştu. Savaş, 2007'de Türkiye lastik pazarının yüzde 6 büyüdüğünü belirterek, "Lassa satışlarımız pazardan yüzde 25 daha hızlı büyürken pazar lideri konumumuzu sürdürmeyi başardık" dedi. Türkiye'de üretilen araçların yüzde 40'ında Brisa markalı lastik kullanıldığını söyleyen Savaş, "Yılda 3 milyon adede yakın lastiği otomotiv sanayine veriyoruz. Bugün Türkiye'de üreten tüm üreticilerine lastik tedarik eden tek şirket Brisa" dedi.
26.03.2008-Sabah
[geri dön]

Jaguar ve Land Rover artık Tata'nın...

Hintli otomotiv üreticisi Tata Motors, İngiltere'nin prestijli markaları Jaguar ve Land Rover'ı bünyesine kattı.

Tata Motors yaptığı açıklamada, İngiltere'nin lüks markaları Jaguar ve Land Rover'ı, ABD otomotiv şirketi Ford'dan 2,3 milyar dolara satın aldığını bildirdi.

Açıklamada, Jaguar ve Land Rover'daki iş gücünde herhangi bir değişikliğe gidilmeyeceği, Ford'un Jaguar ve Land Rover'daki emeklilik planlarına 600 milyon dolar katkıda bulunacağı belirtildi. Tarafların, bu iki lüks markanın İngiltere'deki iş gücünü 15 bin 300 civarında tutma konusunda anlaşmaya varması bekleniyor.

Ford, Jaguar'ı 1989'da 2,5 milyar dolara ve Land Rover'ı ise 2000'de 2,7 milyar dolara satın almıştı. Önceki yıl 12,6 milyar dolar ve geçen yıl da 2,7 milyar zarar eden Ford'un, bu iki markayı satarak, Kuzey Amerika'da zarar ettiği faaliyetlerine yoğunlaşması bekleniyor.

Hindistan'ın en büyük otobüs ve kamyon, üçüncü büyük otomotiv üreticisi Tata Motors, bu yılın sonunda 2 bin 500 dolardan satılmaya başlanılması planlanan dünyanın en ucuz arabası Nano'yu üretmişti.

Tata Motors'un, Ford'dan aldığı bu iki markayla ilgili anlaşma maliyetini karşılama konusunda bazı kaygılar bulunmasına rağmen, sektör kaynakları, anlaşmayla şirketin sadece iç pazara yoğunlaşmak yerine küresel piyasalara açılacağı yorumunu yapıyorlar.

Çelik, enerji, bilgisayar yazılımı, iletişim, araç üretimi ve kimyasal ürünler gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren 98 şirketten oluşan Tata Group bünyesindeki Tata Motors'un piyasa değerinin 6,5 milyar dolar olduğu belirtiliyor.
26.03.2008-Hürriyet
[geri dön]

LG Electronics, Türkiye ofisini açtı...

24 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteren Koreli LG Electronics, Türkiye ofisini kurdu. LG Türkiye Başkanı Christopher Kim, 96 milyar dolar cirolu LG grubunun en büyük parçası olan 44 milyar dolar cirolu LG Electronics’in, geçen yıl Türkiye’den 250 milyon dolar ciro elde ettiğini belirtti.

Yıllar içinde Türkiye’deki ekonomik büyümenin ve potansiyelin kendilerine güç verdiğini ve ofis açmaya karar verdiklerini söyleyen Kim, “Türkiye genç nüfuslu, AB’ye aday ve potansiyeli yüksek bir ülke. Tüm bunlar Türkiye’yi çok cazip kılıyor” dedi. 2008 yılı için 500 milyon dolar ciro hedeflediklerini belirten Kim, önümüzdeki üç yıl için pazarlama bütçesi olarak 100 milyon dolar ayırdıklarına değindi. LG Türkiye’nin Türkiye’ye bağlı faaliyet gösteren 8 ülkenin de sorumluluğunu aldığını ifade eden LG Electronics Ortadoğu ve Afrika CEO’su K.W.Kim, “Türkiye bölgesel bir misyona sahip.LEVANT adını alan bölgede Cezayir, Mısır, İsrail, Lübnan, Libya, Fas, Suriye ve Tunus artık Türkiye’ye bağlı olacak” diye konuştu. Kim, Türkiye’nin lider ülke olmasını ise şöyle açıkladı: “Tarihsel süreçte Türkiye bu coğrafyada liderdi. Avrupa pazarına yakın olması, yeni teknolojilere saha açık olması onun lider yapıyor.” Beyaz eşyaya pazarına da gireceklerine değinen Christopher Kim, “Çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, buzdolabı ve fırının bu yıl ulaşacağı pazar potansiyeli 3 milyar dolar. Lüks segmentin yüzde 20 büyümesi bekleniyor. Bizim amacımız ilerleyen yıllarda yüzde 10 pay almak” dedi. Kim, bu yıl içinde büyük şehirler başta olmak üzere 10 adet LG mağazası açacaklarını da belirti.
10.04.2008-Milliyet
[geri dön]

Darty, bu yıl 5 mağaza açacak...

İngiliz beyaz eşya ve elektronik perakendecisi Darty’nin Türkiye CEO’su ve Kesa Türkiye’nin ortağı Nedim Esgin, 6 mağaza ve bir web sitesi üzerinde faaliyet gösteren Darty’nin bu yıl 5 mağaza açacağını söyledi. Esgin, 6 adet olan mağazalarının 15 ayda 3 milyon kişi tarafından, web sitelerininse 4 ayda 1 milyon 250 bin kişi tarafından ziyaret edildiğini kaydetti. 350 kişinin istihdam edildiği Darty’de 200 kategoride 350 marka ve 6 bin ürün çeşidinin yer aldığını ifade eden Esgin, en çok satışı yapılan ürününü cep telefonu olduğunu belirtti. Darty Türkiye’nin gündeminde henüz bir satın alma ya da ortaklık olmadığını söyleyen Esgin, “Kimin neyi alacağı belli değil.

Küresel eknomide her an her şey olabilir. Darty, Kesa grubunun bir markası ve Kesa da satılabilir ya da o başkalarını alabilir” diye konuştu.

10 kutu çikolata fire

En iyi fiyat felsefesiyle çalıştıklarını ve müşteri memnuniyeti için güven sözleşmesi yaptıklarının söyleyen Esgin, “Müşterilerimiz aldıkları ürünü daha ucuz fiyata bulup, 15 gün içinde getirirlerse hem fiyat farkını ödüyor hem çikolata veriyoruz” dedi. 7 mağazada bir haftada 10 kutu çikolata verildiğine dikkat çeken Esgin, benzer uygulamaların yurtdışındaki Darty’lerde de olduğunu Fransa’da bir yılda 50 bin şişe şampanya verildiğini açıkladı.
26.03.2008-Milliyet
[geri dön]

Actavis, Türkiye’yi kalpten fethedecek...

Türkiye’nin ilk ilaç üreticilerinden biri olan Fako’yu 2004 yılında 60 milyon dolara satın alan İzlanda’nın önemli ilaç şirketlerinden Actavis, Türkiye hedeflerini yükseltti. Actavis CEO’su Robert Wessman, 2007’de 40 ülkede 2 milyar euroluk satış yaptıklarını, yeni ilaçlarla beraber dünya çapında ilk üç firma arasına girmeyi hedeflediklerini söyledi. PAYIMIZ YÜZDE 6.7: Türkiye’nin de kendileri için önemli bir pazar olduğunu ve pazarlama alanında yapılacak yatırımlarla büyümeyi hedeflediklerini söyleyen Wessman, “Dünyadaki Actavis pazarları içinde 4’üncü sırada yer alan Türkiye’de yüzde 6.7’lik payımız var. Bunu bir yıl içinde değiştirmeyi planlıyoruz” dedi. Wessman, üretim konusunda yeni bir yatırım düşünmediklerini belirtirken şu bilgileri verdi: SADECE İŞLETME ALINDI: “Fako’nun fabrikalarını almadık. İşletmesini aldık. Üretimimizi İzlanda ve Malta’da gerçekleştiriyoruz. Burada üretim yatırımı yapmak yerine pazarlamaya yöneleceğiz. Fako’yu satın aldıktan sonra 50 yıllık çok güçlü bir marka olduğu için adını değiştirmedik. Ancak yaptığımız anlaşmaya paralel olarak artık tek isim altında devam istiyoruz. Bir yıl içinde tüm dünyada sadece Actavis adını kullanacağız.” PAZARLAMAYA YATIRIM: Actavis Orta ve Doğu Avrupa Satış Müdürü Milan Todoroviç de “Türkiye büyük bir pazar. Buraya yapacağımız pazarlama yatırımlarıyla büyüyeceğiz” diyerek, Actavis Türkiye olarak hedeflerinin Orta Asya ve Balkanlar’a açılmak olduğunu dile getirdi. Actavis Türkiye Genel Müdürü Melih Gürsoy ise geçen yıl yüzde 13.5 büyüme kaydettiklerini ve 175 milyon euro ciroya ulaştıklarını söyledi. Gürsoy, “enerik ilaç pazarı 2009- 2010’da çok büyüyecek. Türkiye’nin potansiyelini çevre ülkelere ihracatta kullanacağız. Azerbaycan ve Arnavutluk’a yaptığımız ihracatı yaymayı planlıyoruz” diye konuştu.
13.04.2008-Akşam
[geri dön]

Beko’nun süpürgesi ‘Red Dot’ ödülünü aldı...

Beko markalı ‘Kanguru Süpürge’, “Red Dot” tasarım ödülüne layık görüldü. Arçelik’ten yapılan açıklamaya göre, Arçelik’in markası Beko, BKS 2520 Kanguru Süpürgesiyle, endüstriyel tasarım alanında, prestijli ödüller arasında yer alan Red Dot tasarım ödülünü almaya hak kazandı. Arçelik Endüstriyel Tasarım Ekibi tarafından tasarlanan Beko BKS 2520 Kanguru Süpürge, estetik, inovasyon, fonksiyonellik, ergonomi, ürün kalitesi, çevre duyarlılığı gibi kriterler doğrultusunda dünyanın seçkin tasarımcılarından oluşan bağımsız jüri tarafından yapılan değerlendirmede, teknolojiyi özgünlük ile bütünleştiren tasarımıyla, ürün tasarımı kategorisinde 2008 Red Dot Tasarım Ödülü’ne layık görüldü. 23 Haziran 2008 tarihinde, Almanya’nın Essen kentinde düzenlenecek törenin ardından Kanguru Süpürge, diğer ödül alan ürünlerle birlikte 1 yıl boyunca Enstitü merkezindeki çağdaş tasarım müzesi “Red Dot Design Museum”da sergilenecek.
12.04.2008-Milliyet
[geri dön]

Arçelik, 13 patentli buzdolabı geliştirdi...

Arçelik’in geliştirdiği DAC, mutfak tezgâhını adeta bir buzdolabına çevirdi. Tek kompresörden beslenen yeni model buzdolabındaki farklı bölümler içinde titreşimsiz şarap soğutucusu da var

Arçelik firmasının, “Bölünebilir Soğutma Teknolojisi” kullanarak geliştirdiği Divide & Cool (DAC) adlı yeni buzdolabı serisi, farklı buzdolabı ünitelerini tek bir mutfak tezgâhında bir araya getiriyor. 3 yıldır üzerinde çalışılarak geliştirilen bu ürün, bir kompresörden beslenen çeşitli ebatlarda bağımsız soğutma kabinlerinden oluşuyor. Arçelik yetkilileri, DAC’ın kullanılan teknoloji itibariyle dünyada bir ilk olduğu belirtti. Bu ürün grubu piyasada 4 bin 500 ile 6 bin 500 fiyat aralığında satılacak. Kombinasyona göre fiyatın değişebileceğini söyleyen Arçelik Genel Müdürü Aka Gündüz Özdemir, DAC için daha çok Batı Avrupa ülkelerinden talep beklediklerini kaydetti.

Almanya, İngiltere, İtalya ve Fransa başta olmak üzere bu ülkelerde büyük mutfak firmalarıyla münhasırlık sözleşmesi imzalayabileceklerini ifade eden Özdemir, bu konuda görüşmelerinin sürdüğünü kaydetti.

‘En sessiz buzdolabı’

Üründe bir dış üniteye en fazla dört soğutucu kabin bağlanırken, boy, tezgâh seviyesi ve tezgâh altı ölçülerinde olmak üzere toplam 7 farklı kabin seçeneği bulunuyor. Özdemir, DAC’ın, sessiz çalışması, enerji tasarrufu ve besinleri daha uzun süre saklamasıyla hem verimli hem de çevreci bir ürün olma özelliğine sahip olduğunu kaydetti. Özdemir, ürünün dünyanın “ilk ve tek” titreşimsiz şarap soğutucusuna da sahip olduğunu belirtti. Soğutucuların bağlı olduğu kompresörün klimanın bina dışına takılan ünitesi gibi dışarıda kalacağını söyleyen Özdemir, böylelikle DAC’ın en sessiz buzdolabı olduğunu kaydetti. DAC’ın lüks konut projelerinde de düşünüldüğünü belirten Özdemir, “Rakiplerimiz bundan hoşlanmayacaklar. Herkesin bu ürünü konuşuyor olmasını istiyoruz. Ürün için 13 ayrı patent aldık” dedi.

‘Ekip tatile çıkıyor’

Verilen bilgilere göre, DAC’ta bulunan yeni VCC kompresör, eşdeğer 3 farklı kompresörün gürültüsüne oranla çok daha düşük ses seviyesine sahip. VCC kompresör ayrıca, normal kompresörlere oranla yüzde 30 daha az enerji tüketiyor.

Arçelik Ürün Geliştirme Yöneticisi Haldun Dingeç, “Ürün dünyada bir ilk olduğu için TSE’de tanımlı bir standardı yok. TSE yöneticileriyle birlikte ürün için standart belirliyoruz” dedi. Bu arada Dingeç, bu ürünü geliştiren 7 kişilik mühendis ekibini eşleriyle beraber istedikleri bir yerde tatile gönderdiklerini kaydetti.

Özdemir: Ertelenen talep baharda devreye girer

Arçelik Genel Müdürü Aka Gündüz Özdemir, şubat sonu duruma bakıldığında iç pazarda az da olsa bir küçülme görüldüğünü, ancak bunun iç siyasi gelişmelere değil, yurtdışında yaşanan gelişmelere bağlı olduğunu belirterek, “Ertelenen talebin bahardan itibaren devreye gireceğini düşünüyorum” dedi. Özdemir, son bir haftadır işlerin oldukça pozitif yöne doğru gittiğine dikkat çekerek, “Dünyada sözünü ettiğimiz krizin en çok etkili olduğu bölgeler İngiltere, Fransa, ispanya ve Almanya pazarları. Arçelik’in yurtdışı satışları iki ay sonunda geçen seneye göre yüzde 10 civarında büyüme kaydetti. Son derece memnun edici bir durum” diye konuştu.

Patent başarısı

Aka Gündüz Özdemir, şirketin kurulduğu yıllarda günde sadece 15 adet beyaz eşya üretmenin bir övünç kaynağı olduğunu hatırlatarak, şimdi Arçelik’in 4 ayrı ülkede, toplam 10 işletmeyle yılda 11 milyon adedin üzerinde beyaz eşya üretme kapasitesine ulaştığını bildirdi. Özdemir, bugün itibariyle uluslararası pazarda yüzün üzerinde ülkede 280 milyonun üzerinde tüketicinin tercih ettiği ürünleri ve markalarıyla Arçelik’in, son 3 yılda Türkiye’de üretilen patentlerin yüzde 13’ünün sahibi olduğunu bildirdi.

Yine aynı dönemde Türkiye’de üretilen fikri haklar örgütüne yapılan uluslararası patent başvurularının yüzde 45’in sahibinin Arçelik olduğunu söyleyen Özdemir, dünya patent liginde Arçelik’in başarısına dikkat çekti.
11.03.2008-Sabah
[geri dön]

Beko'dan 'stand-by'da enerji tüketmeyen TV...

Beko Elektronik A.Ş. bekleme (stand-by) konumunda çalışırken sıfır enerji tüketen televizyon üretti. Beko tarafından üretilen zero stand-by teknolojili televizyonlar 'doğa dostu' ürünler arasında yer alıyor. Bu özelliğiyle dünyada bir ilk olan ve Beko Elektronik'in Ar-Ge ekibi tarafından geliştirilen ve yurtiçinde nisanda Arçelik ve Beko markalarıyla, yurtdışında ise Grundig markasıyla tüketicilere sunulacak olan bu LCD televizyonlar, sektöründe enerji tasarrufunda ulaşılabilecek en üst noktalardan biri olarak değerlendiriliyor.

Standart LCD televizyonlarda ortalama 2 Watt olan stand-by enerji tüketimi sıfıra indirilerek, enerji tasarrufu sağlanıyor. Yapılan yazılı açıklamada, "Bu sayede 2007 yılında devreye geçen doğa dostu ürün gamı genişletilerek daha zengin bir yelpazede piyasaya sunuluyor" ifadeleri yer aldı.
26.03.2008-Radikal
[geri dön]

Beko Elektronik A.Ş., Grundig Elektronik oldu...

Arçelik tarafından yapılan açıklamaya göre, bundan böyle Beko Elektronik A.Ş. şirketinin ismi Grundig Elektronik A.Ş. olarak değiştirildi.

Açıklamada, Beko’nun, Aralık 2007’de yüzde 50 Alba hissesini de satın almasıyla başlayan süreçle, Grundig Multimedia B.V. ve Grundig markasının tek sahibi olmasını takiben, ticari ünvanını, “Grundig Elektronik A.Ş.” olarak değiştirme kararı aldığı hatırlatıldı.

Karar, şirketin genel kurul toplantısında görüşülerek onaylandı. Bu değişikliğin ardından Beko markası aynen korunacak. Faaliyet gösterdiği tüm ürün gruplarında bu markayla üretim, satış ve pazarlama faaliyetleri sürdürülecek.

Toplantıda alınan bir diğer karara göre de, Arçelik, hissedarlarına 100 milyon YTL temettü dağıtacak. Buna göre Arçelik’in her 1 YTL’lik nominal hisse için 0.250 YTL brüt temettü dağıtacağı kaydedildi. Ödemeler, 12 Mayıs’ta başlayacak.
04.04.2008-Milliyet
[geri dön]

Siemens dört yılda 1 milyar euro yatıracak...

Alman Siemens’in Türkiye Genel Müdürü Hüseyin Gelis, firmanın önümüzdeki 4 yılda Türkiye’ye 1 milyar euro yatırım yapacağını ve bu kapsamda Gebze’de yaklaşık 200 milyon euroluk yeni bir fabrika kurmayı planladıklarını söyledi. Gelis, Türkiye’de organik büyümenin yanı sıra inorganik büyüme için de “üretim yapan veya Ar-Ge faaliyetinde bulunan firmalardan” satın almalar yapabileceklerini belirterek, “2007’de Türkiye’de 2.5 milyar euro ciro elde ettik. 2010’daki hedefimiz 4 milyar euroluk bir büyüklüğe ulaşmak. Planladığımız yatırımların yaklaşık yüzde 45’i, Türkiye’deki 3 ana faaliyet alanımız olan enerji, endüstriyel sistemler ve tıbbi tanı cihazlarından, enerjiye ayrılacak” dedi. Gelis, Türkiye’deki son siyasi gelişmelerle ilgili olarak ise “Biz Siemens için Avrupa’da yatırım yapılması gereken 3 ülkeden biri olarak Türkiye’yi belirledik, Türkiye’deki büyüme potansiyeline inanıyoruz” dedi.

Quiet Kanada’dan Ferrari İstanbul’a

30 YILI aşkın süredir Siemens’in çeşitli ülkelerdeki operasyonlarında görev alan Hüseyin Gelis, İsviçre, Almanya, ABD, Brezilya, Arjantin, Kanada, Hindistan’da çalıştı. Dünyanın en kalabalık kentlerinden Bombay’da 6 yıl kalan Gelis, 1999-2000 döneminde iflasın eşiğindeki Hindistan ofisinde büyük deneyim elde etti. 1,2 milyar nüfuslu Hindistan’dan ailece 30 milyon nüfuslu Kanada’ya taşınınca Toronto sokaklarında ilk tepkiyi Gelis’in oğlu vermiş: “Dad, it’s a quiet here” (Baba buralar ne kadar sessiz)... Ekimden beri İstanbul’da bulunan Gelis, Türkiye’nin ekonomik potansiyelini oğlunun trafikteki tepkisiyle özetliyor : “Dady that’s a Ferrari” (Baba, bu bir Ferrari)...
22.03.2008-Akşam
[geri dön]

Lee Cooper yine Türkiye pazarında...

Denpa Giyim, Lee Cooper’ın lisans ve üretim haklarını alarak tekrar Türkiye’ye girdi. Denpa Giyim’den yapılan yazılı açıklamada, tüm dünyada 70’ten fazla ülkede 10 milyonun üzerinde “sadık müşteri” kitlesine sahip İngiliz jean markasının lisans ve üretim haklarının alınarak Türkiye’ye getirildiği kaydedildi. Denpa Giyim, Türkiye’yi markanın üretim üssü haline getirmeyi de planlıyor. Türkiye’den dünyaya satış yapmayı hedefleyen ve üretim kadar ürün geliştirmede de iddialı olan Denpa Giyim, Lee Cooper’ı Türkiye’de kaliteli jean satılan her mağazaya sokmayı da amaçlıyor. Açıklamaya göre jean pazarından önemli bir pay hedefleyen Denpa, özellikle eski Lee Cooper bayilerinden talep alan markanın ilk 6 aylık dönemde en az 100 noktada satılmasını planlıyor.
12.04.2008-Akşam
[geri dön]

Koton, yabancılara günde 30 yeni ürünle kafa tutuyor...

Tekstil perakendesinde, büyük balık mı, hızlı balık mı tartışmaları sürerken, Koton yabancı markalara, mağazalarına her gün giren 30 yeni modelle kafa tutuyor. Koton’un sahibi Yılmaz Yılmaz, Koton mağazalarına yılda 10 bin yeni modelin girdiğine dikkat çekerek, “Yaptığımız araştırmaya göre bizden alışveriş yapan kadınların yüzde 85’i 1 ay içinde tekrar mağazalarımızı ziyaret ediyor. Çünkü biliyorlar ki Koton’a her geldiklerinde minimum 100-150 yeni model bulacaklar. Bizim sırrımız, hız, moda ve çeşitlilik” diyor. Bunu yapabilmek için ciddi bir tasarımcı kadrosuna ihtiyaç olduğunu belirten Yılmaz, Koton’un dizayner kadrosunda yüzden fazla insan çalıştığını vurguluyor. 5 sezondur ünlü Türk modacı Bora Aksu’yla çalışan Koton’a 2008 ilkbahar-yaz koleksiyonu için Karl Lagerfeld’in asistanlığını yapan Jean Pierre Braganza 100 model tasarladı.

O KADAR KOLAY BİR PAZAR DEĞİL: Koton’un yurtdışında rekabetin şartlarını öğrendiği için Türkiye’deki yoğun rekabetten fazla etkilenmediğini söyleyen Yılmaz, son birkaç yıldır yoğunlaşan yabancı marka akını ile ilgili olarak da şu yorumu yapıyor: “Türkiye o kadar da kolay bir pazar değil. Biz konumlandırmamızı iyi yaptık. Gelen markalar bizi fazla etkilemiyor. Dolayısıyla isteyen gelsin, geldikleri gibi giderler. 2005’te büyük bir grup çok sayıda markasıyla Türkiye pazarına hızlı bir giriş yaptı. Alışveriş merkezlerinde çok büyük metrekareler tutarak, kiraları zıplattılar. Sonra o markaları bir bir kapattılar.”
06.04.2008-Akşam
[geri dön]


ACNielsen Araştırma Hizmetleri A.Ş.
Rüzgarlıbahçe Mah. Cumhuriyet Cad.
Acarlar İş Merkezi C Blok No:10 Kat:3 34805
Kavacık Beykoz - İstanbul
Tel: +90 216 538 70 00     Faks: +90 216 331 07 40



Bu bülteni almak istemiyorum
Önerilerim var
Bu bülteni arkadaşımın da almasını istiyorum
Bu mesajı okuyamıyorum


© Copyright 2008 The Nielsen Company
"Basından Haberler" Nielsen Bilgi Belge Merkezi'nin düzenli olarak takip ettiği yayınlardan alınan haberlerin, kaynak göstermek suretiyle derlenmesi sonucu oluşturulmaktadır. Derlenen bu haberlerin doğruluk ve içeriğinden kuruluşumuz sorumlu değildir.

info.turkey@nielsen.com            www.tr.nielsen.com            www.nielsen.com