nielseNews
        www.nielsen.com Perşembe, 24 Ocak 2008   

Sayın ,      
 


Nielsen'dan Haberler



Tüm Dünyada Tüketici Güven Endeksi Düşüyor!

İlk defa düzenlendiği 2005 yılından bu yana Nielsen Global Tüketici Güven Endeksi düzenli bir düşüş gösteriyor; 2006 yılında 99 puan olan endeks 2007 Mayıs 2007’de 97 puanı ve 2007 sonunda 94 puanını gösteriyor.

Türkiye Mayıs 2007’de 76 olan ve ortalamanın altında kalan endeks skorunu 2007 sonunda aynı tutarak yine 76 puan ile ortalamanın altında yer alıyor.

[detaylı bilgi]



Herkes Tadı Güzel, Sağlıklı, Kolay Bulunan, Ucuz, ve Kendilerini Şişmanlatmayan Yiyecekler Arıyor..

Bu ve daha birçok bulgu Nielsen'in pazarlama, medya ve perakende uzmanlığını birarada sunduğu global yayını Consumer Insight'ta...

[Consumer Insight]




-- CNNTürk-Nielsen ortak çalışması ile her ay yayınlanan Öncü Göstergeler Endeksi göstergelerine internet sitemizden ulaşabilirsiniz.

[detaylı bilgi]



Basından Haberler


Ekonomik Göstergeler

[detaylı bilgi]


Atamalar

Şekerbank'ta Göktan'ın yerine Uluşahin geldi...
[devamı]

Botaş'ın yeni genel müdürü 'Hüseyin Saltuk Düzyol' oldu...
[devamı]

Akbank’ta yeni atama...
[devamı]

Şirket Haberleri

Ülker, Oba ve Doğa'yı da aldı, çayda iddiasını artırdı...

[devamı]


Ülker, Godiva’dan %20-33 arasında hisse alabilir...

[devamı]


Tadım Gıda 'tadımca'yı satışa çıkardı...

[devamı]


Algida’dan ikinci fabrika yatırımı...

[devamı]


Schneider Electric, PKS Profilüks'ü aldı...

[devamı]



Yeni Ürünler & Hizmetler

Gıda

Alman tavukçu geliyor...

[devamı]


Ofis 3-5, çalışanları damağından yakaladı, satışlar ikiye katlandı...

[devamı]


Pizza külahta, dükkân sokakta...

[devamı]


Kebabı ‘ekmekiçi’ne koydu 5 milyon $ ciro yaptı...

[devamı]


Frito Lay ‘alım garantisi’ verdi, Trakya Birlik özel yağ üretecek...

[devamı]


Mudo, ürün gamına çikolata da ekledi...

[devamı]


İçecek

Mc Donald's Starbucks'a rakip oluyor...

[devamı]


Nur-Su, denizi içme suyuna dönüştür...

[devamı]


Aroma’dan Farklı Bir Lezzet: Aroma Sütlü...

[devamı]


Kötü patron iş sahibi yaptı meyve suyunu 'patlattı'...

[devamı]


Perakendecilik

Carrefoursa, Apollo Real ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzaladı...

[devamı]


Perakendede ciro yüzde 14, istihdam 3 kat arttı...

[devamı]


Fransızlar Enka'ya 181 milyon Euro verdi, 14 Ramstore'u kaptı...

[devamı]


WalMart’ın akıl hocasından Flo’ya perakende dersi...

[devamı]


Alışverisçinin gözü Anadolu’ya kayıyor...

[devamı]


Ikea, 800'den fazla ürün çeşidini Türklerden alıyor...

[devamı]


Plus IT mağazası Capacity’de...

[devamı]


Kiler de Migros’tan vazgeçti...

[devamı]


Bankacılık

İnternetten kartsız alışveriş...

[devamı]


"Advantage'ın varsa" taksitli alışveriş yapmak zorundasın...

[devamı]


Vakıfbank’tan Jest Kredisi...

[devamı]


General Electric Garanti'ye 2 yılda 1 koyup 2 aldı!..

[devamı]


Telekomünikasyon

TURKCELL, İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İLE İSTANBULLULARA TRAFİKTE “YOL GÖSTERİYOR”...

[devamı]


Bilişim sektörüne ilgi duyan üniversite öğrencilerine Turkcell’den dev destek: TURKCELL TEKNİK ALTYAPISINI ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE AÇIYOR: UNIVERCELL...

[devamı]


Otomotiv

'Bengal Kaplanı', Jaguar'a karşı...

[devamı]


Doğuş Oto, 2.5 milyon Euro'luk Bugatti'yi Türkiye'ye getirdi...

[devamı]


Enerji

Tüpraş’tan yeni yıla çevreci motorin...

[devamı]


Petrol Ofisi ve MAN Türkiye, yeniden el sıkıştı...

[devamı]


Teknoloji

Vestel, Avrupa'da LCD TV satışında ikinci oldu...

[devamı]


Türksat’tan % 70 daha ucuz internet...

[devamı]


Tekstil

İtalyan kumaş devi Miroglio İpekyol'a % 50 ortak oldu...

[devamı]


Beyaz Eşya

Grundig'in tümü 'dünya markası Beko'nun oldu...

[devamı]


Sigara

Sigaraya yeni ÖTV zammı gündemde...

[devamı]


Kampanya

HP'nin geri dönüşüm projesi Türkiye'de...

[devamı]


Diğer

Pimaş, Rusya’da 50 bin evin penceresini değiştirecek...

[devamı]


THY'ye kardeş geliyor...

[devamı]



Atamalar


Şekerbank'ta Göktan'ın yerine Uluşahin geldi...

Şekerbank Genel Müdürlüğü görevini, 1 Şubat 2008 tarihi itibarıyla Meriç Uluşahin devralacak. Şekerbank'tan yapılan yazılı açıklamada, halen Genel Müdürlük görevini yürüten Hasan Basri Göktan'ın ise aynı tarih itibarıyla bankanın Yönetim Kurulu Başkanı olacağı bildirildi. Açıklamada, göreve 1 Şubat 2008 itibarıyla atanan ve 5 yıldan bu yana bankada Fon Yönetimi Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Meriç Uluşahin'in atamasıyla ilgili, Bankacılık Kanunu hükümleri çerçevesinde gerekli işlemlerin tamamlanması için banka tarafından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na (BDDK) başvurulduğu kaydedildi.
19.12.2008-Milliyet
[geri dön]

Botaş'ın yeni genel müdürü 'Hüseyin Saltuk Düzyol' oldu...

Açık bulunan Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ) Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanlığına, aynı yerde Genel Müdür Vekili ve Yönetim Kurulu Üyesi olan Hüseyin Saltuk Düzyol atandı. BOTAŞ Genel Müdür Vekili Düzyol'un görevine 'asalaten' atanmasına ilişkin karar, Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlandı.

Düzyol, 29 Haziran 2006 tarihinden beri BOTAŞ Genel Müdürlüğünü vekaleten yürütüyordu.

Düzyol'un özgeçmişi

1968 İstanbul doğumlu olan Hüseyin Saltuk Düzyol, 1990 yılında ODTÜ Makine Mühendisliği bölümünden mezun oldu ve aynı yıl Petrol Ofisi A.Ş'de mühendis olarak çalışmaya başladı.

1990-1991 yılları arasında Petrol Ofisi A.Ş'de, 1991-2001 yılları arasında Savunma Sanayi Müsteşarlığında ve 2001-2004 yılları arasında Telekomünikasyon Kurumunda çeşitli görevlerde bulunduktan sonra Temmuz 2004'te BOTAŞ Genel Müdür Yardımcılığına atandı.

ABD Savunma Bakanlığına bağlı Defence Systems Management College'den ileri Düzey Program Yönetimi ve Coventry Business School'dan (İngiltere) Uluslararası İş İdaresi alanlarında lisansüstü diplomaları ve Hacettepe Üniversitesi'nden İktisat ve Londra Üniversitesi'ne bağlı Imperial College of Science and Technology'den (İngiltere) MBA yüksek lisans dereceleri bulunan Düzyol, Haziran 2006'dan bu yana BOTAŞ Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini vekaleten yürütmekteydi.
26.12.2008-Dünya
[geri dön]

Akbank’ta yeni atama...

Akbank’ta Perakende Bankacılık Dağıtım Kanalları Bölüm Başkanı olarak görev yapan Galip Tözge, yeni kurulan Akbank Perakende Şubeler Yönetimi İş Birimi’nden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Eylül 2002’de Akbank’a katılan, Türkiye genelindeki 600’den fazla perakende Akbank şubesinden sorumlu olan Tözge, Akbank’ın Yeni Ufuklar Değişim Projesi kapsamında, bankanın perakende bölümünün yeniden yapılandırılmasında görev aldı. Bankacılık kariyerine 1992 yılında Citibank’ta yönetici adayı olarak başlayan Tözge, burada sırasıyla kurumsal bankacılık bölümünde yönetici, şube müdürü ve son olarak da bireysel bankacılık dağıtım kanalları bölüm başkanı olarak görev yaptı. Galip Tözge, aynı zamanda Ak Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi.
20.12.2008-Akşam
[geri dön]


Şirket Haberleri


Ülker, Oba ve Doğa'yı da aldı, çayda iddiasını artırdı...

Dünyada Godiva'yı, içeride Uno Ekmek'i alan Ülker'de satın alma rüzgarı dinmiyor. Grup şimdi de çayda güçlenmek için Oba ve Doğa'yı satın almaya hazırlanıyor..

Ülker, satın alarak büyümeye devam ediyor. Son olarak dünyada global çikolata markası Godiva'yı bünyesine katan içeride de Uno Ekmek'i satın alan Ülken yeniden çayda iddialı olmaya hazırlanıyor. Ülker, çay pazarındaki payı henüz küçük, ancak marka bilinirliği fazla olan Oba Çay'ın büyük bölümünü satın aldı. Oba ile yetinmeyen grup Doktor Feryal Menemenli'nin 1989 yılında kurduğu Doğa Bitkisel Ürünler'i bünyesine katarak çaydaki iddiasını güçlendirdi. 2005 yılında Kopuz Şirketler Grubu'na ait Tadım Çayın yüzde 50'sini satın alan ancak şirketi 2007 sonunda yeniden Kopuz Grubu'na satan Ülker, çay pazarından vazgeçmedi, sadece stratejisini 'piyasada bilinen bir markayı satın almak' üzerine kurdu.

İMZA AŞAMASINA GELDİ : Türkiye alkolsüz içecekler pazarının lideri çay, 2005 yılından itibaren gıda devlerinin tutkusu oldu. Yıllarca Çay- Kur'un tekelinde olan çay sektörünün 1987 yılından itibaren özel sektöre açılmasının ardından 2000'li yıllarda başlayan rekabet, büyük grupların da bu alana girmesiyle arttı. Toplam büyüklüğü 600 milyon doları bulan sektöre 2005 yılında Sabancı Grubu Deren markasıyla girdi, ancak Sabancı GıdaSa'yı satınca çaydan da çıkmış oldu. O tarihlerde 'deneme' amacıyla Kopuz Şirketler Grubu'ndan aldığı şirketle Natura markasını piyasaya süren Ülker, "Çayla bir yıldır hobi olarak uğraşıyoruz. Ancak bu iş kahveye benzemiyor, çok zor bir pazar" diye açıklama yapmıştı. Ancak ilerleyen sürede Ülker bu markayla çayda istediği pazar payını yakalayamadı. Çay piyasasında konuşulan bu iki gelişmede taraflar imza aşamasına gelirken, sektör artık her iki satın almaya da bitmiş gözüyle bakıyor.

Oba'yı Ülker büyütmek istiyor

Çay pazarında Çaykur'un payı yüzde 55. Onu Doğuş ve Lipton izliyor. Metehan Berk'e ait Oba Çay ise, marka bilinirliği ve paketleme tesisleri olan ancak pazar payı henüz yüzde 2'lerde bulunan bir şirket. Ancak Ülker, satın almada sadece büyük markaları değil, piyasadaki duruşunu beğendiği şirketleri de tercih ediyor. İşte Oba ve Doğa Bitkisel Ürünler, Ülker'in, "Benim bünyemde olsun ve bizimle büyüsün" diye gruba kattığı iki şirket.

Doğa Bitkisel Ürünler, 16 yıldır katkısız gıda üretiyor

Doktor Feryal Menemenli'nin 1989 yılında kurduğu Doğa Bitkisel Ürünler, kuruluş amaç ve felsefesini, dengeli ve bilinçli beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesi ve hastalıklara karşı doğal korunma mekanizmalarının ayakta tutulması olarak belirlemiş bir şirket. Doğa Bitkisel Ürünler, "Doğa" markası altında bitkisel çaylar, sağlık çayları, esmer toz ve küp şeker, katkısız ve şeker ilavesiz reçel ve marmelatlar ile Nutridigest teknolojisi ile üretilen soyalı, keten tohumlu, glutensiz müsliler, meyveli yulaf gevreği, buğday, çavdar ve yulaf ezmeleri üretiyor. Halen şirketin yönetim kurulu başkanlığını yürüten Feryal Menemenli, TÜSİAD AB Sürecinde Kadın Çalışma Grubu'nun da başkanı.
09.01.2007-Sabah
[geri dön]

Ülker, Godiva’dan %20-33 arasında hisse alabilir...

ÜLKER Bisküvi, Yıldız Holding’in satın almak üzere anlaşma imzaladığı Godiva Chocolatier şirketine, toplam sermayesinin yüzde 20’sinden az, yüzde 33’ünden fazla olmamak üzere iştirak etme konusunu değerlendirmekte olduğunu bildirdi. Ülker Bisküvi’nin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na (İMKB) yaptığı açıklamada, basında yer alan çeşitli haberler nedeniyle kamuoyu ve hissedarlara bilgi verme ihtiyacı doğduğu için bu açıklamanın yapıldığı, henüz bir karar alınmadığı dile getirildi.
02.01.2007-Akşam
[geri dön]

Tadım Gıda 'tadımca'yı satışa çıkardı...

Önde gelen kuruyemiş firmalarından Tadım Gıda çıkardığı yeni ürünü 'tadımca'yı tüketicilerin beğenisine sundu . Şirket 'tadımca'ya ilişkin şu açıklamayı yaptı: "Firmanın birinci kalite ürün anlayışını aynen devam ettirdiği 'tadımca', düşük kalorisiyle kahvaltıda, çocukların beslenme çantalarında, iş yerinizde, toplantılarda, okulda, yemek aralarında, akşam eve dönerken arabanızda, televizyon seyrederken, spordan önce ve sonra kısacası acıktığınızı hissettiğiniz her an ve her yerde gönül rahatlığıyla tüketebileceğiniz, sağlıklı ve doyurucu özelliklere sahip bir üründür. Fındıklı, Antep fıstıklı ve yer fıstıklı olmak üzere üç çeşidi bulunan 'tadımca', 30 gramlık paketlerde satışa sunulmuştur."
23.12.2007-Sabah
[geri dön]

Algida’dan ikinci fabrika yatırımı...

Dondurma sektörünün önde gelen firmalarından Algida’nın Genel Müdürü Ahmet Coşar, Türkiye’ye son 15 yılda yaptıkları yatırımların aynısını, önümüzdeki 5 yılda yapacaklarını bildirdi. Coşar, Algida Türkiye’nin, 1990 yılında oluşturulduğunu ve o zaman ölçülebildiği kadarıyla 20 milyon litrelik bir dondurma piyasası bulunduğunu belirterek, bugün pazarın 160 milyon litreye ulaştığını ve Algida’nın bu büyümede önü çektiği için “trenin lokomotifi’’ olduğunu dile getirdi.Coşar, Türkiye’nin dünyadaki Algida içinde şu anda ilk 5’te yer aldığını ifade ederek, “Bu bizim için çok önemli, Unilever içindeki bir yarış. Çünkü bu sayede Unilever’in yatırımlarını Türkiye’ye çekiyoruz’’ dedi.

Dondurma sektörünün Türkiye’de 2007’yi yüzde 30 büyümeyle kapatacağını kaydeden Coşar, “Biz de 2007’yi hafifçe pazar payını artırarak kapadık. Geçen yıl yüzde 71’di. Bu yıl 71,9 civarında bir yüzdeyle kapatacağız ki, aslında son 4-5 yıldır ilk defa pazar payımızı kazanmaya başladık.

HIZLI YATIRIM: Coşar, Çorlu’da 500 kişinin çalıştığı ve kapasitesini doldurmuş olan bir fabrikaları bulunduğunu, bunun “2008 sonu, 2010 arasında ikinci fabrikayı ayağa kaldırmaları’’ anlamına geldiğini’’ ve fabrikanın yerinin 2008’de belli olacağını bildirerek, şöyle dedi: “Son 15 yılda yaptığımız yatırımların hemen hemen aynısını, önümüzdeki 5 yılda yapacağız. Bu sene 100 milyon litreyi aştık. 5 yıl sonra ikinci 100 milyon litremizi aşmış olacağız.’’
21.12.2007-Akşam
[geri dön]

Schneider Electric, PKS Profilüks'ü aldı...

Dünyanın önde gelen elektrik teknolojisi üreticilerinden Fransız Schneider Electric, kablo kanal sistemleri, fiş, priz, elektrik dağıtım kutuları tasarımı ve üretimi konularında faaliyet gösteren Türkiye merkezli PKS Profilüks'ü satın aldı. Schneider Electric iki üretim tesisiyle Türkiye'de 25 yıldır faaliyet gösteriyor, son dönemde de büyümeye dönük yatırımlar ve satın almalar yapıyor. PKS Profilüks ise kablo kanal sistemleri pazarında sektörün önde gelen şirketleri arasında bulunuyor. Schneider Electric Türkiye Genel Müdürü Turhan Turhangil, PKS'yi yeni yatırımlarla geliştirmeyi ve ihracata ağırlık vermeyi hedeflediklerini söyledi. Turhangil şirketi ne kadara aldıklarını açıklamadı.
03.01.2007-Milliyet
[geri dön]


Yeni Ürünler Hizmetler


Alman tavukçu geliyor...

Kızarmış tavuk ve tavuk sosisleriyle ünlü Alman Kochlöeffel'in, İstanbul'da şube açmak için yer aradığı öğrenildi. 1961 yılından bu yana faaliyet gösteren Kochlöeffel, Almanya'nın ilk fast food firmalarından biri. Kochlöeffel'in Almanya'da 1000 çalışanı, 100 şubesi, Polonya'da ise 7 şubesi bulunuyor. Yılda 14 milyon kişinin yemek yediği Kochlöeffel'in ürün çeşitleri arasında tavuk, sosis, burger, salata, tatlı ve içecekler yer alıyor. En çok tercih edilen ürünlerinin başındaysa özel soslu kızarmış tavuk ve tavuk sosisleri geliyor. Restoranda oturmayı tercih etmeyenler için ürünler, paketlenerek servis ediliyor. Yurtdışında faaliyetlerine hız kazandırmak isteyen Kochlöeffel'in başta Türkiye olmak üzere, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Estonya, Letonya gibi ülkelerde bayilik vererek büyümek istediği belirtildi. Franchising bedelinin 50 bin euro, bir defa olmak üzere giriş ücretinin 25 bin euro olduğu markaya yapılacak toplam yatırım dekorasyon dahil 300 bin euro'yu buluyor. Genellikle alışveriş merkezlerinde ve yoğunluğun olduğu caddelerde yer almayı tercih eden markanın başta İstanbul olmak üzere bu şekilde yayılması bekleniyor. Bu arada Kochlöeffel, franchise-net aracılığıyla bayilik veriyor.
21.12.2007-Milliyet
[geri dön]

Ofis 3-5, çalışanları damağından yakaladı, satışlar ikiye katlandı...

Yılda 250 milyon dolarlık cipsin tüketildiği Türkiye’de Frito Lay, 1 milyon dolarlık yatırımla direkt çalışanlara yönelik çıkardığı ’ofis yiyeceği’ 3-5 ile Ala Turca satışlarını iki ayda 2’ye katladı.

Tatların Türk damak tadına uygun olması için tamamıyla Türkiye operasyonu tarafından özel olarak tasarlanan Ofis 3-5 ambalajındaki esprili saptamalarla da dikkat çekiyor.

YILDA 250 milyon dolarlık cipsin tüketildiği Türkiye’de Frito Lay, 1 milyon dolarlık yatırımla çıkardığı Ofis 3-5 ile Ala Turca satışlarını iki ayda ikiye katladı. Ürün vermede sıkıntı yaşamamaları durumunda bu rakamın çok daha yukarı çıkabileceklerini söyleyen Frito Lay Pazarlama Müdürü Amber Dilberoğlu, "Hammadde ve üretim kapasitemiz talebe yetişmedi. Hem satış noktalarından hem de tüketiciden ürünü bulamamalarıyla ilgili şikayetle karşılaştık. Ofis ile başlayan bu yeni strateji doğrultusunda A La Turca portföyünü bu özel konumlandırmalar ile büyütmeyi planlıyoruz" dedi.

TÜRKLER TASARLADI: Yetişkinleri hedefleyen A La Turca Ofis 3-5’in Ekim ayında yoğurt-mevsim yeşillikleri ve domates-közlenmiş soğan çeşitleriyle piyasaya sürüldüğünü hatırlayan Dilberoğlu "Ağza tek atımlık, minik ekmek dilimleri şeklinde, fırınlanmış buğday gevreği olan Ofis 3-5’in lansmanı geçtiğimiz sene içerisinde sadece İspanya ve Şili’de yapıldı. Tatların Türk damak tadına uygun olması için tamamiyle Türkiye operasyonu tarafından özel olarak tasarlandı" dedi.

ARAŞTIRMALAR YAPILDI: Ofis 3-5 hazırlanırken bir çok farklı tüketici araştırmalarından geçtiklerini belirten Amberoğlu araştırma sonuçlarını şu şekilde anlattı. "Bu araştırmalarda tüketicilerin yüzde 61’i bu ürünü tüketmenin en uygun saatinin 3-5 saatleri arası olacağını belirtti. "Bu ürünü en çok nerede tüketirsiniz" sorusuna da yüzde 34 "işyerinde çalışırken" cevabı geldi. Daha önce hiç bir araştırmamızda ürün portföyümüzdeki diğer ürünler ev dışında bir tüketim alanında bu kadar yüksek bir skor almamıştı. Yine araştırmamıza göre Ofis içinde atıştırma öncelikle açlık bastırmaya hizmet etmekle birlikte, aynı zamanda stres ve sıkıntı atmak, sosyalleşmek adına yapılan bir aktivite."

EVDE TÜKETSEM OLUR MU: 22-40 yaş arası kadın erkek, ofis çalışanlar ile küçük toplantılar yaparak ürün ve markaları hakkında fikirlerini aldıklarını söyleyen Dilberoğlu, "Bu gruplarda tüketicilerden aldığımız reaksiyonlar oldukça hoştu. Özellikle Ofis 3-5 ismi çok ilgi çekici, farklı ve kendilerine özel olarak algılandı. Çünkü ilk defa bir gıda ürünü direkt çalışanlara hitap ediyor" dedi. Paket üzerindeki yazılar ve reklam senaryosunda da bu gruplardan esinlenildiğine dikkat çeken Dilberoğlu, "Mesela bazı katılımcılar ’nasıl yani şimdi bunu sadece 3-5 arası ofiste mi yiyeceğiz, eve götürsek ne olacak peki’ gibi esprili yorumlarda bulundular" dedi.

Kadınlar paylaşıyor erkekler otlanıyor

Amber Dilberoğlu, tüketici alışkanlıklarını incelerken kadın ve erkekler arasında tespit ettikleri bazı farkları şöyle sıraladı: "Paket boylarıyma ilgi araştırmalar, erkeklerin paylaşmayı tercih etmeyerek sadece kendi tüketimleri için küçük boy pakete yöneldiklerini gösterdi. Kadınların ise tam tersine büyük boylara rağbet ediyor.Kadınlar aldıkları ürünü çevresiyle de paylaşıyor. Erkekler de zaten kadınların bu özelliğini bildiklerinden ’ortak olma’ yolunu tercih ediyorlar. İki cins arasındaki bu fark gerçekten ilgi çekiciydi ve muzip paket arkası yazımızda gözlemlerimizle birlikte bu verilerden de yararlandık."

Cipsten masum

OFİS 3-5’in fırınlanmış olmasının yanı sıra diğer A La Turca ürünlerine göre yüzde 25 daha az yağ içerdiğini belirten Amber Dilberoğlu, "Ayrıca doymamış yağ oranını yükselten ve doymuş yağ oranını yüzde 40 azaltan HOSO (High Oleic Sunflower Oil), Türkiye’de ilk defa Cheetos portföyü ile beraber A La Turca Ofis 3-5’te de kullanılmaya başladı" dedi.
21.12.2007-Hürriyet
[geri dön]

Pizza külahta, dükkân sokakta...

KornetPizza'nın sahibi Osman Akmehmet, Normal pizzayı yolda yürürken yemek çok zor. Tüketiciyi sokakta tavlayacağız dedi

Dondurma külahı pizza oluyor. Külah şekli verilmiş pizza hamurunun, içine saklanan malzemelerle özel bir fırında pişirilmesiyle elde edilen pizzanın Türkiye'deki yaratıcısı ise KornetPizza. İlk şubesini 2006 yılında İstanbul Bağdat Caddesi'nde açan KornetPizza'nın şu anda Kanyon Alışveriş Merkezi, Capitol ve Maltepe Carrefour'da şubeleri bulunuyor. İzmir ve Mersin'de de 2 şubesi bulunan firmanın üretim tesisinde aylık 500 bin adet pizza üretiliyor. KornetPizza, Şükrü Saraçoğlu ve Ali Sami Yen stadyumlarında kurduğu stantlarda da bulunuyor.

2008'de 25 yeni şube açacak

Ekim sonundan beri alt yapı, kurumsallaşma ve teknoloji yatırımlarına başlayan KornetPizza 2008 yılında 25 yeni şube daha açarak Türkiye genelinde 30 şube sayısına ulaşacak. Alışveriş merkezlerinden çok şehirlerin işlek caddelerinde yer alacaklarını ifade eden KornetPizza'nın sahibi Osman Akmehmet, "Bizim ürünlerimiz ayak üstü tüketilen ürünler. İnsanlar bir yerden bir yere yetişmeye çalışırken ellerine alıp yiyebiliyorlar. Normal pizza dilimini koşuştururken yemek oldukça güç. Tüketiciyi sokakta tavlayacağız" dedi.

Mobil araçlarda satış

Geçen sene İstanbul'da düzenlenen 'Bayim olur musun?' adlı franchising fuarında en fazla ziyaret edilen stant olarak yurtiçi ve yurtdışından yaklaşık olarak 500 teklif aldıklarına değinen Akmehmet şunları söyledi: "Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Suudi Arabistan ve Katar'ı kapsayan 4'lü bir franchising paketini de yurtdışına pazarlayacağız. Ardından New York'ta aynı anda 5 noktada şubelerimizi açacağız. ABD'de açılacak bir diğer şubenin yanı sıra Avustralya'da da yer alacağız. Yurt içinde ise radyo reklamlarıyla birlikte başlayacak tanıtımlar yazılı ve görsel medyaya da taşınacak. Özellikle İstanbul ve Antalya'da, dolaşacak olan mobil araçlarımız sayfiye yerleri ve plajlarda mesken tutacak. Her türlü teknik donanıma sahip olan araçlar, büfeye dönüştürülüp pizza satacak. Formula 1'de 120 metrekarelik stantta 2.5 saat içinde 1700 pizza sattık."
21.12.2007-Milliyet
[geri dön]

Kebabı ‘ekmekiçi’ne koydu 5 milyon $ ciro yaptı...

Veysi Öncel’in 1999 yılında “Amerikan köftesi ekmeğin içinde satılıyor, neden kebap satılmasın?” diyerek kurduğu ekmekiçi, bugün 5 milyon dolar ciroya imza atıyor. Kebabı ekmeğin içine koyarak ‘Ekmekiçi’ markasıyla yola çıkan Öncel, üç yıl içinde İskandinav ülkeleri başta olmak üzere, Almanya, İngiltere, Avustralya ve ABD’de restoran açmaya hazırlanıyor. Sadece İzmir’de yılda 1.5 milyon kişiyi doyurduklarını belirten Öncel, “İzmir, Denizli ve Kuşadası’nda bulunan 7 şubeyle hizmet veriyoruz. Yakın dönemde İstanbul’da 5, Denizli’de 2, Salihli, Yalova, Çorlu, Lüleburgaz ve Manisa’da ise birer şubemiz hizmete girecek. 2006’da ciromuz 4 milyon dolardı. 2007’de 5 milyon dolara yükseldi. 2008 ciro hedefimiz 2008 yılında 8.5 milyon dolar, 2010 yılında ise 20 milyon dolar” dedi.

BAYİLİK 25 BİN DOLAR: 2006 yılı içerisinde 1.5 milyon kişiye mönü satışı gerçekleştirdiklerini dile getiren Veysi Öncel, “2007 yılı sonu itibarıyla bu rakamın 1.8 milyona ulaşmasını bekliyoruz. 2010 yılı hedefimiz ise 7.5 milyon kişiye mönü satışı yapmak” diye konuştu. 2008 yılında 7’si İstanbul’da olmak üzere 20 şube açmayı planladıklarını dile getiren Öncel, “5 yılda 80 şubeye ulaşmayı hedefliyoruz. Çok ciddi franchise talebi alıyoruz” dedi.

Öncel, franchise koşulları ile ilgili olarak da şu bilgileri verdi: “Franchise giriş bedeli olarak 25 bin dolar talep ediyoruz. Dükkan açıldıktan sonra ise KDV hariç aylık cironun yüzde 3’ü marka kullanım payı, yüzde 2’si ise reklam katkı payı olarak merkeze aktarılıyor.

Çeşme’yi de marka yapmak istiyor

Ekmekiçi’nin kurucusu ve aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkanı olan Veysi Öncel, gıda sektörünün yanı sıra turizm sektöründe de çalışmalarını sürdürüyor. Çeşme’de faaliyet gösteren 5 yıldızlı Pırıl Otel’in tıpkı Ekmekiçi gibi Çağdaş A.Ş. bünyesinde bulunduğunu dile getiren Veysi Öncel, “Aynı zamanda 10 yıldır Çeşme Otelciler Birliği Başkanı’yım. Çeşme’nin turizm alanında dünya markası haline gelmesi için çalışıyoruz” diye konuştu.
03.12.2007-Akşam
[geri dön]

Frito Lay ‘alım garantisi’ verdi, Trakya Birlik özel yağ üretecek...

Tüketiciye daha sağlıklı ürün yedirmek için kolları sıvayan dünya devi Frito Lay, tekli doymamış yağ oranı yüksek olan ayçiçek yağı üretmesi için Trakya Birlik ile işbirliği yaptı. Ağırlıklı olarak Ukrayna’da yetişen ve görüntü olarak normal ayçiçeğinden hiçbir farkı olmayan bu ayçiçek tohumlarının en büyük özelliği, içindeki tekli doymamış yağ oranının yüksek olması. Gıda uzmanları tarafından daha ‘sağlıklı’ nitelendirilen bu yeni yağı elde etmek için, Türkiye’de deneme üretimine başlandığını belirten Frito Lay Genel Müdürü Tuncer Akgün, “Pilot bölge olarak Trakya seçildi. İlk mahsulü bu yaz almayı planlıyoruz” diye konuştu.

MALİYETİ 15 MİLYON $: Frito Lay’in Amerika ve İngiltere’de ağırlıklı olarak bu yeni yağa geçtiğini belirten Akgün, “Üretim koşulları, bildiğimiz ayçiçekten farklı değil. Ancak en önemli nokta, bu özel ayçiçeğin yetiştiği bölgenin yakınında diğer ayçiçek tarlalarının olmaması gerekiyor. Çünkü polen alışverişi melezlemeye neden oluyor ve o zaman bu üretimin bir anlamı kalmıyor. Trakya Birlik’e alım garantisi verdik. Türkiye’den yıllık 15-20 bin ton yağ alıyoruz. Bu üretimin gerçekleşmesi durumunda, kademe kademe her yıl bu yeni alımımızı artıracağız. Bunun bize 3 yıl içindeki maliyeti 15 milyon dolar olacak” dedi.

Yüzde 20 büyüdük

Cips pazarının 2003 yılından itibaren hızlı bir büyüme trendine girdiğini anlatan Akgün, “2001 kriz yılı olduğu için tüketim düşüktü, 2002 ise bir toparlanma yılıydı. Bu nedenle asıl hızlı büyüme 2003’ten itibaren başladı” dedi. Cips tüketiminin yıllık 60 bin ton olduğunu dile getiren Akgün, “Bu da yaklaşık 400-450 milyon dolarlık bir pazar anlamına geliyor” diye konuştu. Frito Lay olarak, 2003’ten itibaren hızlı bir büyüme trendi içine girdiklerini ifade eden Tuncer Akgün, “2007 yılında yüzde 20 büyüdük” dedi.

Cerez en büyük rakip

Türkiye’de kişi başına cips tüketiminin yıllık 800 gram olduğunu, Amerika’da ise bu oranın 6 kiloya denk geldiğinin altını çizen Frito Lay Genel Müdürü Tuncer Akgün, “Avrupa ortalaması kişi başına 2.5-3 kilo civarında. Anglosakson ülkelerinde ise bu oran 5 kiloya ulaşıyor” dedi. Akgün, “Türkiye’de atıştırmalık olarak hamur işleri ve çerez akla geliyor. Bu ürünlerde tüketim çok yüksek. Dolayısıyla bizim en büyük rakibimiz hamur işi ürünler ve çerezler” diye konuştu.
02.01.2007-Akşam
[geri dön]

Mudo, ürün gamına çikolata da ekledi...

Mudo Chocolate marka çikolatalar, özel dizayn edilmiş ambalajları ile Mudo mağazalarında satışa sunuldu

Mudo Chocolate kutularının üzerinde bulunan el yapımı cam objeler hediyenin değerini bir kat daha artırırken, sadece damağa değil göze de hitap etmesini sağlıyor. Mudo Chocolate Pelit’in Mudo için özel üretimiyle tüketicilerle buluşuyor.

Açık kahve, koyu kahve ve kırmızı olmak üzere 3 ayrı kutuda satışa sunulacak çikolatalar, her kutuda farklı damak zevklerine hitap ediyor. Karışık sütlü spesiyal çikolata açık kahve kutuda, karışık bitter spesiyal çikolata koyu kahve kutuda, çikolata dolgulu badem şekerleri ise kırmızı kutularda satışa sunuluyor.
19.12.2007-perakende.org
[geri dön]

Mc Donald's Starbucks'a rakip oluyor...

Dünyaca ünlü fast food devi McDonald's, ünlü kahve zinciri Starbucks'ın tahtına rakip oluyor. ABD'deki yaklaşık 14 bin dükkanına bu yıl ''kahve barı'' ekleyen McDonald's, geçen yıldan beri hisselerinde yaklaşık yüzde 50 düşüş yaşanan Starbucks'ın müşterilerini çekmeyi ve satışını yılda bir milyar dolar artırmayı hedefliyor. McDonald's'ın, kahve pazarında emin adımlarla ilerleyerek Starbucks'ın pazar payını azalttığına dikkat çeken uzmanlar, McDonald's'ın kahve fiyatlarını Starbucks'tan düşük tutmasının da bunda önemli etkisi olduğunu belirtiyorlar.

Starbucks, yakın zamana kadar, ABD ekonomisindeki değişimden etkilenmeyen birkaç markadan birisi olarak gösteriliyordu.
08.01.2007-Dünya
[geri dön]

Nur-Su, denizi içme suyuna dönüştür...

Su arıtma sektöründe 1986 yılından bu yana faaliyet gösteren Nur-Su, deniz sularını ve tuzlu suları arıtıp içme suyu haline getiriyor. Nur-Su Arıtma Cihazları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Genel Müdürü Ahmet Kiraz, müşterilerin su ile ilgili her türlü sorununun çözümüne yönelik olan sistem tasarımı, dizayn, teknik şartname hazırlama, maliyet analizi ve fizibilite çalışmalarını büyük bir özveri ile hazırladıklarını söyledi. Kiraz, şöyle devam etti: "304 ve 316 kalite paslanmaz çelik malzemeden ürettiğimiz tekli filtre, çoklu filtre, torba filtre, seperatör filtre boş gövdeler, ultraviyole dezenfeksiyon sistemleri, otomasyon valflerine uyumlu frp gövdelere muadil krom boş gövdeler ve su depolarının yanı sıra ilerleyen teknolojiye paralel Reverse Osmosis sistem üretimini de yapıyoruz."

Reverse Osmosis sistemi ile deniz suyu ve tuzluluk içeren kuyu sularının da içme ve kullanma suyu kalitesine getirildiğini, böylelikle su sıkıntısı çeken yerlere kaliteli su sağlandığını bildiren Kiraz, "Reverse Osmosis sistemleri 200 L/gün kapasiteden 500-1000-1500-2000/gün kapasiteye kadar içme ve kullanma suyu olarak ev, villa, site, orta ve küçük sanayi işletmelerine hitap ediyor. Ayrıca Reverse Osmosis sistemleri ile 250 L/saat kapasiteden başlayarak 500-1000-2000 L/saat, 10 metreküp/saat 50-80-100-250 metreküp/saat kapasitelere kadar içme ve kullanma suyu olarak büyük sanayi işletmelerine, otel, hastane, askeri tesisler, belediyelere hitap ediyoruz" diye konuştu.
09.01.2007-Dünya
[geri dön]

Aroma’dan Farklı Bir Lezzet: Aroma Sütlü...

İlklerin markası Aroma, yine yepyeni bir ürünü, Aroma Sütlü’yü tüketiciyle buluşturuyor.

Meyve suyuna sütün lezzetini ekleyen Aroma, yeni ürünü Aroma Sütlü’yü şeftali- kayısılı ve karışık meyveli çeşitleriyle, 250ml ve 750ml Tetrapak ambalajlarda piyasaya sundu.

Türkiye’de ilk kez Aroma tarafından üretilen, meyve suyuna süt katılarak oluşturulan Aroma Sütlü özel bir lezzete sahip. Tadı, akışkan ve ferahlık veren yapısı ile ürün, meyve suyu ve meyveli süt lezzetlerinden ayrılarak, yepyeni bir tat olarak karışımıza çıkıyor.

Meyve suyu sevenler için farklı bir seçenek oluşturan Aroma Sütlü ürünleri, lezzetinin yanı sıra sağlıklı içeriğiyle de dikkat çekiyor. Yapılan çalışmalarda, sütlü ürünlerin bileşiminde bulunan bazı öğelerin antioksidan etki gösterdiği ve bu etkinin meyvenin bileşiminde olan diğer antioksidan etkinlik gösteren bileşenler ile daha da güç kazandığı belirtiliyor. Bu durumda, kanser, kalp ve damar hastalıkları, katarakt gibi birçok sağlık sorununun oluşmasına neden olan serbest radikallere karşı savaşan antioksidanların, beslenme yoluyla alınması önem kazanıyor. Antioksidan etkinlik gösteren bileşenler açısından zengin olan Aroma Sütlü ürünlerinde lezzetle sağlık bir arada sunuluyor.

Meyvelerin sütle birleşen özel lezzetini Aroma Sütlü ile keşfedin, damak zevkinizi zirveye çıkarın..
11.12.2007-perakende.org
[geri dön]

Kötü patron iş sahibi yaptı meyve suyunu 'patlattı'...

Belçika'dan ithal ettiği 'şampanya gibi patlayan meyve suyu' Valentino'yla çocukları hedefleyen Erdem Ezgi, gelecek yıl 1 milyon satmayı hedefliyor..

Türkiye'ye ilk defa şampanya gibi patlayan meyve suyunu getiren Ezgi Dış Ticaret'in patronu Erdem Ezgi, Fora Zeytinleri'nde 'kötü yönetim' nedeniyle istediği ihracat rakamlarına ulaşamayınca kendi işini kurdu. Belçikalı "Valentino" markalı üründen gelecek yıl 1 milyon adet satmayı hedefleyen Ezgi "ABD'de tanıştığım bu ürün, partilerin vazgeçilmezi olacak. Özellikle çocukların doğum günlerini eğlenceli hale getirecek bu meyve suyunun, beş yıl içinde pazarın yüzde 5'ine sahip olacağını düşünüyorum" dedi. Mayıs 2007'de Valentino'yu Türkiye'ye getiren Ezgi, ürünün Türkiye ve Ortadoğu distribütörlüğünü aldıklarını söyledi. Aralarında Toys R Us, Migros, Tansaş ve Macro Center'ın da bulunduğu büyük zincirlerde ürünlerinin satıldığını dile getiren Ezgi, "Bunun dışında yerel marketler, bazı restoranlar ve özellikle Antalya bölgesindeki oteller de bu ürünü çok sevdi. 6 YTL'den satılan Valentino ve çocuklar için özel üretilen 'Suzy ve Tommy' hem çocuklar, hem alkol kullanmayanlar hem de meyve suyu içmek isteyenlerin özel günleri için alternatif oluşturdu" diye konuştu.

AYDA 20 BİN ŞİŞE SATIYOR: Türkiye pazarına altı ay önce giren Valentino, ayda 12 binden, 20 bin satış rakamlarına ulaştı. 2008 yılı satış hedefinin 1 milyon adet olduğunu dile getiren Ezgi, şunları söyledi: "Bu içecek eğlence ve partinin yanı sıra, hamile kadınlar, diyabet hastaları için de çok uygun. Çünkü yüzde 100 meyve suyu olan Valentino'da hiçbir katkı maddesi yok. Kadehte içilmesi 'şart' olan Valentino'nun beyaz üzüm suyu, siyah üzüm suyu ve elma suyu olmak üzere üç çeşidi bulunuyor."

BAYİLİK VERECEK: Anadolu'daki kentlerde bayilik vereceklerini ifade eden Ezgi, il ve bölge bayilikleri için, bölgeye hakim ve ürünü doğru tanıtabilme özelliği aradıklarını söyledi. Önümüzdeki dönemde Avrupa ve ABD'deki farklı lezzetleri Türkiye'ye getireceklerini kaydeden Ezgi, "Piyasada 10 tane olan ürünün 11'incisini getirmeyeceğiz. Türkiye'de bulunmayan yeni ürünlerimiz olacak" dedi. Bu kapsamda ABD'li bir şirketin soğuk yeşil çay, kızılcık, böğürtlen, bektaşi üzümü suyu ürünleriyle anlaşmak üzere olduklarını dile getiren Ezgi, Tayvanlı bir şirketten hem sıcak hem de soğuk içilebilen kutu kahveyi araştırdıklarını da sözlerine ekledi.

Doğum günü partileri için bire bir

EZGİ Dış Ticaret tarafından ithal edilen Tommy ve Suzy, çocukların özel günlerinde, doğum günlerinde ve aileleriyle beraber katıldıkları yemekli toplantılarda, patlayan kapağıyla eğlenceli dakikalar geçirmelerini sağlamayı amaçlıyor. Kafein, aspartan ve renklendirici gibi zararlı maddeler içermeyen Tommy ve Suzy'nin, elmalı ve çilekli olmak üzere iki çeşidi bulunuyor. Yine 'meyve suyu ve maden suyu karışımı' tadında olan yüzde 100 meyve suyu olan Valentino, katkı maddesi içermiyor. Ekstra şeker katkısı bulunmayan ürün diyabet hastaları tarafından da kullanılabiliyor.

'2008 satış hedefimiz 1 milyon adet'

Önümüzdeki yıl 1 milyon Valentino satmayı hedeflediklerini dile getiren Erdem Ezgi şampanya gibi patlayan meyve suyunun, beş yıl içinde meyve suyu pazarının yüzde 5'ini oluşturacağını tahmin ettiklerini söyledi. Ezgi, Anadolu kentlerinde bayilikler vereceklerini de dile getirdi.
21.12.2007-Sabah
[geri dön]

Carrefoursa, Apollo Real ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzaladı...

Carrefoursa Carrefour Sabancı Ticaret Merkezi A.Ş, Apollo Real Estate Multi Turkmall Gayrimenkul Yatırım İnşaat ve Ticaret A.Ş ortak girişimi ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzaladığını duyurdu. Carrefoursa'dan Borsaya gönderilen açıklamada, şirketin, Merter Bakırköy'de bulunan arazisinin satışına dair, 28 Aralık 2007 tarihinde doğrudan veya dolaylı bir ilişkisi bulunmayan Apollo Real Estate Multi Turkmall Gayrimenkul Yatırım İnşaat ve Ticaret A.Ş ortak girişimi (Joint Venture) ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzaladığı, konuyla ilgili gelişmelerin kamuyla paylaşılacağı kaydedildi.
08.01.2007-Dünya
[geri dön]

Perakendede ciro yüzde 14, istihdam 3 kat arttı...

Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD), perakende endeksine göre sektörün ciro rakamı, kasım ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14 artış gösterdi. AMPD perakende endeksi kasım ayı sonuçları açıklandı. Buna göre organize perakende sektörü, yılın 9 aylık döneminde yüzde 9.8'lik bir büyüme kaydederek, özel tüketim harcama artışının üstünde bir performans sergiledi. Ekim ayında yüzde 8.7'lik bir büyüme kaydeden sektör cirosu, kasım ayında da yüzde 14 oranında artış gösterdi. Kasım rakamıyla birlikte, organize perakendenin 11 aylık ciro artışı yüzde 10.3 olarak gerçekleşirken, sektörün yıl sonunda yüzde 10'un üzerinde bir büyüme yakalayacağı yönündeki beklentiler güçlendi.

Mağaza sayısı 2.5 kat arttı

Ekim ayında mağaza açılışlarında görülen göreli yavaşlama, kasımda yerini toparlanma ve hızlanmaya bırakırken, 2007 Kasım ayında mağaza sayısı, bir önceki yılın aynı döneminde açılan mağaza sayısının yaklaşık 2.5 katı oldu. Sektördeki toplam mağaza sayısı 2007 yılının 11 aylık döneminde yüzde 21.5 oranında artarken, Ocak-Kasım 2007 döneminde sektörün toplam hizmet alanı artışı da yüzde 21.2 olarak gerçekleşti.

Fiş sayısında yüzde 16 artış

Sektörde yaratılan yeni istihdam, bu yılın kasım ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık 3 kat artarken, kasım verileriyle birlikte, sektörün son 11 aylık toplam istihdam artışı yüzde 21.1 olarak gerçekleşti. Çalışan sayısı başına ciro rakamı, ekim ayının ardından kasımda da düşüşünü sürdürdü.

Endekse göre, kasım ayında verilen fiş sayısı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 16 oranında artarken, Ocak-Kasım 2007 döneminde sektörde verilen fiş sayısı geçen yıla göre yüzde 11.5 artış gösterdi. Alışveriş sepet büyüklüğü ise Şeker Bayramı'nın ardından kasımda normal seviyesine dönerken, büyüklük eylül seviyesi olan 108 olarak gerçekleşti.
26.12.2007-Dünya
[geri dön]

Fransızlar Enka'ya 181 milyon Euro verdi, 14 Ramstore'u kaptı...

Enka'nın Rusya'da sahibi olduğu 14 Ramstore hipermarketinin işletmesini 181 milyon Euro bedelle Fransız süpermarket grubu Auchan satın aldı..

Fransız süpermarket grubu Auchan, Enka'nın Rusya'da sahibi olduğu 14 Ramstore hipermarketinin işletmesini yapmak için anlaşmaya vardı. Auchan'ın açıklamasına göre, Fransız şirket 13 Ramstore'da işletmeci, bir tanesinin ise sahibi olacak. Bu hipermarketlerin 9'u Moskova'da bulunuyor. Enka söz konusu marketlerin yüzde 50'sine sahipti ve 12 Eylül'de geri kalan yüzde 50'lik bölümün tüm mülkiyetini 542 milyon dolara (380 milyon Euro) Koç Grubu'ndan satın almıştı. Fransız Auchan işlemin finansal büyüklüğü konusunda bilgi vermezken, Enka Grubu ise söz konusu satış işleminin 181 milyon Euro'ya gerçekleştiğini dün borsaya açıkladı. Ayrıca hisse devrinin en geç 15 Temmuz 2008 tarihine kadar gerçekleşeceği kaydedildi. Enka ile Koç Holding'in 1997 yılında kurduğu Ramstore'lar Rusya halkını ilk modern marketlerde tanıştırmıştı.

ALFA DA PEŞİNDE: Rus basınına göre, Fransız Auchan'ı kiracısı yapan Enka, kalan 43 süpermarket için de başka gruplarla pazarlığa devam ediyor. En şanslı aday da Turkcell'in küçük ortağı Rus Alfa'nın X5 perakende grubu. Rus Kommersant'ın haberine göre, Auchan Rusya'daki mağaza sayısını 29'a kadar çıkardı ve böylece varlığını neredeyse iki kat artırmış oldu. İş çevrelerinin gazetesi Vedomosti, satışı "Fransızlar Moskova'yı fethetti" başlığıyla duyurdu. Haberde, "Enka, Ramstore hipermarket zincirinin kaderini belirledi: Parçalara bölünerek satılacak. En lezzetli parçayı Auchan kaptı" denildi.

Tabelalar, 2008 yılında değişecek

Fransız Auchan söz konusu işlemin Rus üst kurulların onayına tabi olduğunu söyledi ve onaydan sonra Ramstore tabelalarının ineceğini ve 2008'in ilk yarısından itibaren Auchan markasına dönüştürüleceğini duyurdu. 12 ülkede 399 hipermarketi, 5 ülkede 704 süpermarketi bulunan Auchan Group'un hipermarketlerden elde ettiği ciro 27 milyar Euro, süpermarketler cirosu ise 7 milyar Euro. Grubun hipermarket ve süpermarketlerinde çalışanların sayısı ise 166 bin. Auchan'ın İtalya, Fransa ve İspanya'da bin 400 civarında franchise veya ortağı olduğu market bulunuyor. 12 ülkede 262 alışveriş merkezi bulunan grubun gayrimenkullerini ise Immochan isimli şirketi işletiyor. Toplam 1.2 milyon metrekare alışveriş merkezi alanına sahip olan grubun buradan geliri 331 milyon Euro civarında. Gruba bağlı banka Banque Accord'un 2.6 milyonu Fransa'da olmak üzere 4.8 milyon müşterisi var.
20.12.2007-Sabah
[geri dön]

WalMart’ın akıl hocasından Flo’ya perakende dersi...

ZİYLAN Grubu’na bağlı Flo, aralarında WalMart, Japan Tobacco, BMW, Audi, Delta Airlines gibi devlere perakende danışmanlığı yapan Rattray+ Magness ile el sıkıştı. Flo Ayakkabı Alışveriş Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Kendimizi yeniden şekillendireceğiz” dedi. Flo’nun 46 mağaza ve 20 bin metrekare alışveriş alanı ile faaliyet gösterdiğini belirten Büyükekşi, “İki aşamalı bir proje üzerine çalışıyoruz. Birinci aşama mağazalardaki görsel sunum. İkinci aşama ise mağazaların tasarımı olacak” dedi. Büyükekşi, şöyle devam etti: “Amaç, tüketicinin satış elemanına minumum ihtiyaç duyması. Tıpkı süpermarketlerde olduğu gibi. Yurtdışında bin metrekarelik mağazada 3-4 satış elemanı varken, bizde bu sayı 20. Daha az elemanla maksimum verimlilik sağlamayı istiyoruz. Çünkü Türk tüketicisi, mağazada peşinde dolanan bir satış elemanından hoşlanmıyor. ”

YILDA 200 MİLYON ÇİFT SATILIYOR: Türkiye’de ayakkabı pazarının yıllık 200 milyon çift olduğunu dile getiren Mehmet Büyükekşi, “Hacmi ise 2.5-3 milyar dolar civarında” dedi. Türkiye’de kişi başına düşen ayakkabı miktarının 2 çift olduğunu dile getiren Büyükekşi, Avrupa’da bunun 7 çifte kadar çıktığını söyledi.
20.12.2007-Akşam
[geri dön]

Alışverisçinin gözü Anadolu’ya kayıyor...

Son yıllarda hızla büyüyen alışveriş merkezi yatırımlarının tüketici talebinden kaynaklandığını belirten sektör yöneticileri, bu ilginin yatırımları Anadolu’ya kaydırdığını söyledi. Yatırımların verimli olup olmadığı ise zamanla anlaşılacak

Türkiye'deki alışveriş merkezi sayısındaki dikkat çekici artışın son 4-5 yılda gittikçe yükselen tüketim eğiliminden kaynaklandığını belirten alışveriş merkezleri yöneticileri, Avrupa’da bin kişiye ortalama 200 metrekare alışveriş merkezi alanı düşerken, Türkiye’de ise bu oranının yurt genelinde 35 metrekare ile sınırlı kaldığını belirttiler. Yetkililer, bu noktadan hareketle yerli ve yabancı yatırımcıların Türkiye’nin önünde gidilecek daha çok yol olduğuna inanarak ve yatırımların yavaş yavaş Anadolu’ya kaymaya başladığını dile getirdiler.

ALIM GÜCÜ ÖNEMLİ: Konuyla ilgili görüş bildiren Armada’nın Genel Müdürü Yıldır Ertem ‘Böyle bakıldığında Türkiye’de daha gidilecek çok yol var. Ancak yatırımların artık büyükşehirlerden Anadolu’ya kayması gerekiyor ki şu anda yatırımcıların gözü Anadolu’da. Yabancı-yerli tüm yatırımcılar artık Anadolu illerinde alışveriş merkezi inşa etmeye başladılar’ dedi. Bu karşılaştırmada, Avrupa ile Türkiye arasındaki alımgücü farkının da hesaba katılması gerektiğini kaydeden Ertem, AB’de kişi başına düşen milli gelirin 20 bin dolar civarında olduğunu ve bu rakamın Türkiye’de 5-6 bin dolarlar şeklinde telafuz edildiğini kaydetti.

Cepa Genel Koordinatörü Atilla Işıldar da, alışveriş merkezlerinde hızlı bir artış yaşandığını kaydederek, Türkiye’nin, ABD ve Avrupa’ya göre doygunluk noktasının oldukça altında kaldığını ifade etti.

Buna karşın ülkedeki alım gücünün de düşük olduğunu belirten Atilla Işıldar, pastanın bölünmekte olduğunu dile getirerek ‘Mevcut durumda ekonominin bir daralma süreci var. Artan alışveriş merkezi sayısı fizibıl mı, değil mi, onu da zaman gösterecek’ dedi.

AVM ticareti dönemi başladı

İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Gülten Kazgan, tüketimi artırmanın tüm dünyada amaç haline geldiğini belirterek, bunun önemli bir aracının alışveriş merkezleri olduğunu söyledi. Yabancı sermayeden beklentinin ‘tamamen boş çıktığını’ kaydeden Prof. Kazgan ‘Doğrudan yabancı sermaye gelecek, bize teknoloji getirecek, ihracatımıza, istihdamımıza katkı yapacak kafası sıfır değerde çıktı. Yabancı sermaye ya var olan özel şirketleri satın alıyor ya özelleştirmede kamu mallarını satın alıyor. Üretken yatırımlara gelmiyor. Geldiği zaman da tüketim malları satışını pompalamak için dışarda üretiyor, gelip burada satıyor’ diye konuştu.
24.12.2007-Star
[geri dön]

Ikea, 800'den fazla ürün çeşidini Türklerden alıyor...

Ikea, 800 çeşitten fazla ürünü Türkiye'den alarak tüm dünyadaki müşterilerine satıyor. Ikea Perakende Grup Başkanı Ed De Bond, Ikea'nın Türkiye'ye geldikten sonra Türk firmalarından mal almayı hızlandırdığını belirtti. Türkiye'de açılışı gerçekleştirilen, Ikea mağazalarının yatırım tutarının mağaza başına 50 milyon euro olduğunu belirten Bond, "Ikea olarak ana hedefimiz müşteri memnuniyetini sağlamak ve Türkiye'deki yatırım planlarımızı hedeflerimiz doğrultusunda gerçekleştirmektir" diye konuştu.

'Bayrampaşa yeniliğe açık'

Mağazaların yer alacağı arsaları belirlerken çok uzun süren araştırmalar yaptıklarını belirten Bond, İstanbul'daki 2. mağazalarını açtıkları Bayrampaşa lokasyonunu belirlerken, Gaziosmanpaşa, Esenler, Bağcılar, Fatih, Eyüp, Bakırköy, Halkalı, İkitelli, Beylikdüzü, Taksim, Florya, Yeşilköy, Avcılar, Bahçeşehir ve Küçükçekmece semtlerinde oturan tüketicilere ulaşmayı hedeflediklerini kaydetti. Bayrampaşa'nın gelişmeye ve yeniliğe açık olduğunu yaptıkları araştırmalar sonucu gördüklerini kaydeden Bond, "Bu semte ulaşımın kolay olması, mağazanın çevre yollarına ve metro güzergâhına yakın olması yine kararımızı etkileyen önemli faktörler arasındadır" dedi. Bayrampaşa Ikea'yı sessiz açmalarında Media Markt'ın tepki çeken açılışlarının hiçbir etkisi olmadığını kaydeden Bond, "Herhangi bir bağlantı söz konusu değildir. Uluslararası platformda, Ikea prensiplerine göre büyük açılış kampanyalarında promosyon faaliyetlerine yer verilmiyor. Farklı bir mağaza konsepti olan Ikea'nın, dünya genelinde marka bilinirliği yüksek" dedi. Bond, Ikea Bayrampaşa mağazasında 7 bin çeşitten fazla mobilya ve ev aksesuvarı bulunduğunu belirtti. İstikbal Mobilya'dan elektrikli baza ve yatak örtüsü alan Ikea, Paşabahçe ve Zorlu gibi firmaların ürünlerini de satıyor.
21.12.2007-Milliyet
[geri dön]

Plus IT mağazası Capacity’de...

Türkiye’de de ilk Plus IT mağazası, Bakırköy’deki Capacity Alışveriş merkezinde Türk moda ve alışveriş tutkunlarıyla buluştu. GF Ferré, Just Cavalli, Exté, ve C’N’C tüm aksesuarlarıyla Plus IT mağazalarının içinde yer alıyor. Plus IT mağazalarında amaçlanan en önemli unsur, birçok ünlü markayı aynı mağazada bulabilmek. Artık Plus IT mağazaları tüm dünyada onlarca mağazasıyla, mağazaların dekorasyonuyla alışverişi bir zevke dönüştürdü. Markalar, ayakkabı, çanta, terlik, cüzdan, kemer, saat ve gözlükle tüm kadın ve erkek koleksiyonlarıyla bu konsepte dahil oldular
26.12.2007-Akşam
[geri dön]

Kiler de Migros’tan vazgeçti...

Satış sürecinin ocak ayınının sonunda tamamlanması planlanan Migros’ta bir yerli grup da satış sürecinden çekildiğini açıkladı. Kiler Holding Perakende Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kiler, Migros’a talip olmayacaklarını açıkladı. Kiler, yaptığı yazılı açıklamada, Migros ile ilk günden beri ciddi olarak ilgilendiklerini, Türkiye’de uzun zamandır perakende sektörünün içinde bulunan yerli bir grup olarak bilgi, birikim ve tecrübeye sahip olduklarını, Migros’a da bu nedenle talip olduklarını hatırlattı.

EN BAŞARILI GIDA ZİNCİRİ OLACAĞIZ: Son yönetim kurulu toplantısında süreci değerlendirdiklerini ifade eden Kiler, “Bu süreçte yabancı yatırımcılarla görüştük. Çoğunluk hisselerini elimizde tutmayı istediğimizi ve Migros’un yönetimine talip olduğumuzu ilettik. Ancak gerekli şartlar oluşmadı. Bu süreç, Kiler açısından tamamlandı. Satış sürecinde yer alan diğer firmalara başarılar diliyoruz” dedi. 2007 yılında mağaza sayılarını 150’ye çıkardıklarını, 2008’de de yüzde 30 büyüme planladıklarını kaydeden Kiler, hedeflerinin orta vadede Türkiye’nin en başarılı ulusal gıda perakende zinciri olmak olduğunu söyledi.

Sadece yabancılar kaldı

KİLER’in çekilmesinden sonra Migros’la ilgilenen yerli grup olarak sadece Ülker kaldı. Ülker de Migros’un tamamını değil olası bir konsorsiyumda yüzde 10 pay istiyor. Migros’la en ciddi ilgilenen grup Carrefour. Hırvat Agrokor’un, özel sermayeli şirket olan CVC ile ortak olarak Migros’la ilgilendiği belirtiliyor. İsveç’in en büyük perakende grubu ICA de ilgilenen isimler arasında yer alıyor. Fonlara gelince, Rus bankacılık ve telekom devi Rus Alfa, Bain Capital, Turkven-BC Partners ve KKR yer alıyor. Diğer yandan satış sürecinde ilgilenenler arasında adı geçen Anadolu Grubu ve Carlye süreçten çekildiklerini açıklamıştı. Migros’un piyasa değeri 3.5 milyar dolar düzeyinde bulunuyor. Uzmanlar satışın 3.5 ila 4 milyar dolar arasında gerçekleşeceğini öngörüyor.
30.12.2007-Akşam
[geri dön]

İnternetten kartsız alışveriş...

Garanti Bankası’nın geliştirdiği CepBank Alışveriş uygulaması sayesinde, e-ticaret sitelerinden alışveriş yapanlar, kredi kartı veya hesap bilgilerini paylaşmadan, ödemelerini cep telefonu numaralarını girerek gerçekleştirebilecek. Türkiye’de ilk kez Garanti tarafından geliştirilen yeni mobil ödeme sistemi, tüm GSM operatörleriyle uyumlu ve ücretsiz olarak sunulacak.

CepBank Alışveriş, ilk etapta Altivi, Biletix, HemalHemsat, Hepsiburada, Kangurum, Pegasus Havayolları, Tatil.com, Tio ve Yemeksepeti gibi, sektörlerinde önde gelen firmaların e-ticaret sitelerinde kullanılacak. Garanti’nin mobil bankacılık araçlarına önemli yatırımlar yaptığını vurgulayan Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Fuat Erbil, “2004’te dünyada bir ilke imza atarak, cep telefonundan havale yapmayı sağlayan CepBank uygulamasını hayata geçirdik. CepBank müşterilerinin sayısı 200.000’e, eylül ayında hizmete sunduğumuz Cep Şubesi’ni kullanan aktif müşterilerimizin sayısı ise 60.000’e ulaştı. Dünyada yeni yeni gelişen mobil bankacılık hizmetlerinin, Türkiye’de tahminlerimizin çok üzerinde bir hızla gelişeceğine eminim” dedi.
26.12.2007-Akşam
[geri dön]

"Advantage'ın varsa" taksitli alışveriş yapmak zorundasın...

Halkbank kredi kartı Advantage'la birleşti. Ancak birleşmeden sonra Halkbank kredi kartı kullancılarına daha önce biriktirdikleri halkpuanlarını kullanması için taksitli alışveriş zorunluluğu getirildi..

Halk Bankası KOBİ bankacılığı yanı sıra bireysel bankacılık ve kredi kartları alanında da büyüme politikası çerçevesinde HSBC Bank'ın sahip olduğu Advantage Kredi Kartı ile işbirliğine gitti. HSBC ile yapılan anlaşma uyarınca 1 milyona yakın Halk Bankası kredi kartı kullanıcısı Advantage Kredi Kartı'nın tüm hizmetlerinden ve üye işyeri ayrıcalıklarından yararlanacak. 2008'in ilk çeyreğinde de tüm Halk Bankası kredi kartları Halkbank Advantage adını alacak. Ancak yapılan anlaşmada Halkbank kredi kartı kullancılarının daha once Migros ve Şok mağazalarında alışverişte nakit para yerine kullandıkları 'halkpuanları'nı kullanmaları bir şarta bağlandı. Halkbank müşterilerine gönderdiği ekstrelerde, "Birikmiş halkpuanlarınız Advantage üye işyerlerinde yapacağınız ilk taksitli işlem ile Nakitpuana dönüşecektir" yazısını gönderdi. Buna göre Halkbank kredi kartı kullananlar daha önce alışverişte kullandıkları puanları kullanmak için mutlaka taksitli alışveriş yapmak zorunda kalacak.

KART FAİZİ DE ARTTI: Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz Halkbank Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bilgehan Kuru, "Banka stratejik olarak müşterisiyle ilişkisinin 3-4 ay sürmesini istedi. Teknik bir zorluk da vardı. Daha önce bu puanlar sadece Migros ve Şok'larda kullanılıyordu ama kısıtlıydı. Tüm kullanıcılara açık değildi. İster istemez sonlandırmak zorunda kaldık. Taksitli alışveriş zorunluluğu ise bankanın seçimi" diye konuştu. Yapılan anlaşma ile Advantage dönüşen Halkbank kredi kartı sahipleri daha önce 3.75 olan alışveriş ve nakit faiz oranlarını yüzde 4.75 olarak ödemeye başladılar. Gecikme faiz oranı da yüzde 4.5'ten yüzde 5.5'ye yükseldi.

Gerçek avantajlar kullanım dışı kaldı

HALKBANK kredi kartı sahipleri Advantage kartın bir çok avantajından da yararlanamayacak. Örneğin kartta toplanan puanın bir kaç misli para yerine geçen Advantage Club Lounge&Valet Parking, TatilPuan ve Akıllı Limit uygulamaları bu işbirliğine dahil edilmedi.

Son ekstre ile logolar geldi

HALKBANK kradi kartı sahiplerine Advantage kartın logosunu da karta yapıştırılması için son ekstreler ile birlikte gönderdi. İşbirliğinin ilk aşamasında tüm Halkbank kredi kartları Advantage özelliği (taksit, ek taksit, NakitPuan, taksit atlatma, erteleme, anında hediye kuponu ya da hediye, vb.) kazanarak tüm Advantage üye işyerlerinde kullanılacak.
19.12.2007-Sabah
[geri dön]

Vakıfbank’tan Jest Kredisi..

VAKIFBANK KOBİ’leri desteklemek için 2006 yılında sektöre sunduğu, 2007 Eylül-Ekim ayında da tekrarladığı “İşletme İhtiyaç Kredisi Kampanyası” ile binlerce KOBİ’ye, 18 ay vadeli kredi verdi. İlk olarak 2006 yılında Jest Kredisi adı altında düzenlediği kampanya ile KOBİ’lere ulaşan Vakıfbank, bu kampanyayı 2007 Eylül-Ekim döneminde tekrarladı. Vakıfbank müşterisi olan KOBİ’lere Jest 2007 kampanyası ile; kredi başvurusu yapmaksızın aynı gün içerisinde kredi kullanma imkanı sundu. 18 aya kadar vadeli olarak kullandırılan kredinin, faiz oranı ve masraf şartlarının uygunluğunun yanı sıra, hızlı kredilendirme süreci nedeniyle KOBİ’lerden yoğun ilgi gördüğü belirtildi. Vakıfbank Genel Müdür Yardımcısı Feyzi Özcan ulaşılan plasman rakamının sevindirici olduğunu söyledi.
20.12.2007-Akşam
[geri dön]

General Electric Garanti'ye 2 yılda 1 koyup 2 aldı!...

2 yıl önce Garanti Bankası'nın yüzde 25.5'ini 1.8 milyar dolara alan ABD'li GE Capital şimdi bankanın yüzde 4.65'ini 647 milyon dolara geri sattı. Bugün tam iki kat kâr etti ..

Dünyanın sanayi devi General Electric (GE) Capital Corporation Garanti'nin yüzde 4.65'ini Doğuş Holding'e geri sattı. Böylece GE'nin Garanti Bankası'ndaki payı yüzde 20.85'e indi. Doğuş'un payı ise yüzde 25.86'dan yüzde 30.15'e çıkmış oldu. İki yıl önce bankanın yüzde 25.5'ini 1.8 milyar dolara satın alan GE, bankaya 6.1 milyar dolar değer biçen GE, bankanın değerini bu kez 14.5 milyar dolardan değerleyerek yaptığı yüzde 4.65'lik satış ile 674 milyon 250 bin dolar ödeme yapacak. GE'nin bankaya ortak olduğu dönemde yüzde 4.65'lik payın karşılığı 328 milyon dolardı. Bu hesapla GE, iki yıl içinde yüzde 4.65'lik kısımdan 346 milyon dolar yaklaşık iki katı para kazanmış oldu.

PİYASA DEĞERİNİN ALTINDA: Ancak Garanti Bankası'nın bu hisse satışında belirlenen fiyat bankanın işlem gördüğü İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'ndaki şirket değerinin altında yapıldı. Bankanın bugünkü toplam değeri 19.3 milyar dolarken yapılan hesaplamaya göre satış fiyatı 14.5 milyar dolardan belirlendi. Böylece borsa değerinin yüzde 33 altında satış gerçekleştirilmiş oldu. Satış eğer borsa fiyatından yapılmış olsaydı Doğuş Grubu bu hisseler karşılığında 897 milyon dolar ödeyecekti. Garanti Bankası'ndan borsaya yapılan açıklamada "Garanti Bankası'nın sermayesinin yüzde 4,65'ine tekabül eden 97,650,000 YTL nominal değerde tedavülde olmayan hisse senedinin Doğuş Holding'e satışı hususunda GE Araştırma ve Müşavirlik A.Ş. ile Doğuş Holding arasında mutabakata varılmıştır. Taraflar arasında varılan mutabakat uyarınca, hisselerin toplam devir bedeli 674,250,000 ABD Doları olarak tespit edilmiş olup, işlemle ilgili hisse ve nakit takası taraflar arasında 27 Aralık 2007 tarihinde Borsa dışında aracı kurum kullanmaksızın gerçekleştirilecektir.

YÖNETİM DEĞİŞMEYECEK: Garanti Bankası'nın yönetim prensiplerini, yönetim kurulu üyelerinin sayısı ve atanma hususlarını da içeren anılan sözleşme hükümleri yürürlüğünü aynen sürdürecek olup devir işlemi bu hususlarda herhangi bir değişikliğe sebep olmayacaktır" denildi.

GE MERRILL LYNCH'E ORTAK OLDU: Bu arada Doğuş'a hisse satan GE dün zor durumdaki Merrill Lynch'in imdadına yetişti. Merrill Lynch nakit ihtiyacını karşılamak için aralarında enerji, sağlık ve kurumsal finans birimlerinin de bulunduğu ünitelerini General Electric'in finans iştiraki GE Capital'e satmayı planlıyor. Satış gerçekleşirse GE 1.3 milyar dolar ödeyecek.
25.12.2007-Sabah
[geri dön]

TURKCELL, İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İLE İSTANBULLULARA TRAFİKTE “YOL GÖSTERİYOR”...

Turkcell ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ortak çalışması sayesinde Turkcell aboneleri İBB CEP Trafik uygulamasını cep telefonlarına yükleyerek trafik derdinden kurtuluyor. Büyük yenilik, İBB Başkanı Kadir Topbaş ve Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Ekrem Yener’in katıldığı basın toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı. İstanbul’un en önemli sorunlarından biri olan trafiğe “mobil çözüm” İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Turkcell’in ortak çalışmasıyla geldi. İki kurumun vardığı anlaşma doğrultusunda Turkcell aboneleri, İBB CEP Trafik uygulamasını cep telefonlarına yükleyerek Trafik Yoğunluk Haritası üzerinden yolların yoğunluklarını öğrenebilecek, trafik kamera görüntülerinden ilgili noktadaki anlık trafik durumuna ulaşabilecek ve en uygun güzergâhı seçerek zamandan kazanabilecekler. Uygulamanın tanıtımı için 10 Ocak, Perşembe günü 11:00’de düzenlenen basın toplantısında konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul’un en önemli sorunlarından biri olan trafiğe adım adım çözüm bulmaya çalıştıklarını belirterek “büyük şirketlerimizin bu konuda bizimle ortak çalışması çok sevindirici. Turkcell’e çok teşekkür ederim” dedi. Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Ekrem Yener ise uygulamanın önemine dikkat çekerek “Turkcell olarak sadece konuşma konusunda değil, hayatın her alanında müşterilerimize fayda üretmeye devam edeceğiz. Hayatımızı kolaylaştıran ürün ve servisleri birer birer müşterilerimizle buluşturacağız. Sayın Topbaş’a ve ekibine işbirliklerinden dolayı biz de teşekkür ederiz” diye konuştu. Turkcell abonelerinin bunun için test süresince 1530’a “Trafik” yazıp göndermeleri yeterli olacak. Uygulamayla ilgili iyileştirmeler ve geliştirmeler işbirliği sürecinde devam edecek ve müşteri ihtiyaçlarına göre geliştirmeler yapılacak. Bu sayede Turkcell aboneleri ideal trafik çözümüne sahip olacak. Mart 2008’e kadar deneme süreci devam eden hizmet için sadece transfer edilen veri ücretlendirilecek. Turkcell müşterileri, Mart ayının ardından bu hizmetten ilk üç ayı ücretsiz olmak üzere aylık 5 YTL karşılığında veri transferine de ekstra ödeme yapmadan yararlanabilecek.
10.01.2007-Kurumsal Bülten
[geri dön]

“TURKCELL-İM PUF! BULUŞMA NOKTALARI” NI MAGELLAN DA KEŞFETTİ!...

Dünyanın önde gelen halkla ilişkiler şirketlerinin kurduğu LACP (League of American Communications Professionals), 2007 Magellan Awards’de gümüş madalyayı Turkcell’e ve medya ajansı Mind Share’e verdi. “Turkcell-im PUF! Buluşma Noktaları” nihai tüketiciye yönelik ürün ve servisler kategorisinde önemli rakiplerini geride bıraktı. Amerikan İletişim Profesyonelleri Birliği’nin (LACP- League of American Communications Professionals) düzenlediği 2007 Magellan Awards’da "Turkcell-im Puf! Noktası" gümüş madalya kazandı.

Bu sene Magellan Awads’a toplam sekiz ülkeden 450’den fazla başvuru yapıldı. "Turkcell-im Puf! Noktası” nihai tüketiciye yönelik ürün ve servisler kategorisinde, cirosu 1 milyar USD'nin üstünde olan şirketlerin işleri arasında ödüllendirildi.

Elemelerde 100 puan üzerinden 95'e ulaşan kampanya için LAPC Genel Müdürü Christine Kennedy şunları söyledi: “Yarışmadaki sıkı rekabet ortamını düşünürsek, ‘Turkcell-im PUF! Buluşma Noktaları’nın çok iyi proje olduğunu söyleyebiliriz. Bu projenin, 2007 Magellan Ödülleri Yarışması’na katılan yüzlerce iletişim projesine bu yıl verilen en yüksek 97 puanın 95’ini almış olması büyük başarı.” Kennedy, projeye katkıda bulunan tüm ekip üyelerini tebrik ederek şöyle devam etti: “Bu projenin bıraktığı ilk izlenim kadar, verdiği mesajın netliği ve izleyici odaklaması da mükemmel. Kampanyanın harika yönetimiyle desteklenen ölçülebilir sonuçları müthiş. Bu proje, bu yıl değerlendirilmek üzere LACP’nin önüne gelen en iyi 28 iletişim malzemesi arasında en iyilerinden birisi.”

Turkcell-im Puf! Noktaları, Canı Sıkılan Adam konseptinden yola çıkılarak oluşturuldu. Projeyle, insanların canı sıkıldığı ya da boş vakti olduğu anlarda Turkcell-im’e girip bilgi ve eğlence servislerini kullanarak daha iyi vakit geçirmeleri amaçlandı. İnsanların buluşacakları kişileri bekledikleri ya da boş vakitlerini geçirdikleri Puf! Noktaları ikişer aylık süreyle Beşiktaş, İstiklâl Caddesi, Caddebostan, Kadıköy, Ortaköy ve Bakırköy’de konumlandırıldı.

Puf! Noktaları’nda, kullanıcılar ücretsiz olarak; jukebox gibi çalışan sisteme sms atarak müzik dinlediler ve Turkcell-im Canı Sıkılan Adam karakterinin cut-out görseli ile beraber çektikleri eğlenceli fotoğrafları ücretsiz görüntülü mesaj atarak, fotoğraflarının Turkcell-im benim sitesinde yayınanmasını sağladılar.

Dünyanın önde gelen PR şirketlerinin ortak çalışmalarıyla 2001’de kurulan ve Fortune 1000’de yer alan firmaların üçte birine hizmet veren League of American Communications Professionals, PR sektörü içindeki en iyi uygulamaların ortaya çıkarılması için çalışıyor. Magellan Awards de bu çalışmaların bir parçası.

www.turkcell.com.tr
09.01.2007-Kurumsal Bülten
[geri dön]

'Bengal Kaplanı', Jaguar'a karşı...

Hindistan, eski sömürgecisi İngiltere'nin en prestijli markalarından ikisini porföyüne katarak, bağımsızlığının 61 yılını daha keyifli kutlayacak. İçinde bulunduğu mali krizden kurtulmak için benimsediği yeniden yapılanma planı çerçevesinde İngiltere merkezli Jaguar ve Land Rover işletmelerini elden çıkarmaya karar veren ABD'li otomotiv şirketi Ford, alıcı olarak üç talip arasından Hintli otomotiv üreticisi Tata Motors'u seçti. Ford'dan yapılan açıklamada, ''Tata Motors ile daha ayrıntılı düzeyde müzakereler sürdürüleceği'' bildirildi. Bu açıklama, Ford'un, Jaguar ve Land Rover ile ilgilenen yine bir Hindistan şirketi olan Mahindra & Mahindra ile ABD'li yatırım şirketi One Equity Partners'a karşı Tata Motors'u tercih ettiği anlamına geliyor. Ford'un açıklamasında ''henüz nihai anlaşmaya varılmadığı ve iki tarafı da memnun edecek bir anlaşmaya varmak için daha yapılacak çok iş, görüşülmesi gereken pek çok husus bulunduğu'' bildirilse de, sektör kaynakları Jaguar ile Land Rover'in satışının bu yıl başlarında tamamlanmasını bekliyor. Tata'nın iki klasik marka için Ford'a, 2 milyar dolar civarında bir para ödeyeceği kaydediliyor.
03.01.2007-Milliyet
[geri dön]

Doğuş Oto, 2.5 milyon Euro'luk Bugatti'yi Türkiye'ye getirdi...

Dünyaca ünlü futbolcu Beckham, aktris Tom Cruise ve Dubai Şeyhi Maktum'un aracı Veyron 16.4'ü üreten Bugatti, Doğuş Otomotiv ile Türkiye'ye geldi. Statik konumdan 100 kilometre hıza 2.5 saniyede, 300 kilometre hıza 16.8 saniyede çıkan otomobilin hız göstergesi ise 407 km/saat. Bugatti Veyron Türkiye'de 2.5 milyon Euro'ya satılacak. Bugatti'ye sahip olmak isteyenden satış bedelinin yüzde 30'u kapora olarak alınacak.

Dünyanın en eski spor otomobil üreticilerinden Bugatti, Türkiye'den gelen talep artınca çareyi Türkiye'de temsilcilik açmakta buldu. 1998 yılında Volkswagen AG çatısı altına giren ve halen dünyanın en pahalı seri üretim spor otomobili Veyron 16.4'ün üretimini gerçekleştiren Bugatti markasının Türkiye'deki temsilcisi Doğuş Otomotiv oldu. Bentley, Lamborghini, Audi ve Porsche gibi otomobil markalarının distribütörlüğünü gerçekleştiren Doğuş Otomotiv, Bugatti ile marka sayısını 14'e çıkardı. Şirket, merkezi ve fabrikası Fransa Molsheim'da bulunan Bugatti'nin Türkiye'deki tanıtım, pazarlama ve satış faaliyetlerini yapacak.

15 sipariş temsilcilik getirdi

Bugatti ile ilgili düzenlenen yemekte konuşan Doğuş Otomotiv CEO'su Ali Bilaloğlu, sadece 300 adetlik limitli üretilecek Bugatti Veyron 16.4'ten 2007 Eylül ayı sonu itibariyle tüm dünyada 168 adet satıldığını açıkladı. Bilaloğlu, "Avrupa'da satış fiyatı 1 milyon Euro'nun üstüne çıkan Bugatti Veyron 16.4'ün ülkemizdeki satış fiyatı yaklaşık 2.5 milyon Euro olacak" dedi.

Bugatti'nin Türkiye'den gelen test sürüşü ve satın alma talepleri üzerine Doğuş Otomotiv'e temsil hakkı vermeyi kendisinin istediğini söyleyen Ali Bilaloğlu, Türkiye'nin Bugatti'nin temsil edildiği 20. ülke olduğunu vurguladı. Bugatti Veyron için Türkiye'den 15 sipariş geldi.

Kolleksiyoner markası

Doğuş Otomotiv Audi & Bentley & Lamborghini & Bugatti Genel Müdürü Gino Bottaro, "Bugatti'nin en çarpıcı özelliği 300 km/h'lik hıza sadece 16,8 saniye gibi kısa bir sürede ulaşıyor olmasıdır. Bu rakiplerinin yarısı bir süredir. Bu performansı düşündüğünüzde; markanın ne kadar özel bir marka olduğunu açıkça görmek mümkündür. Bugatti'de dünyanın hiçbir yerine boşa araç üretilmiyor. Eylül sonu itibariyle 168 adet satış gerçekleştirildi. Özetle Bugatti gerçek bir kolleksiyoner markası" dedi.

Aracı isteyen yüzde 30 bedeli kapora verecek

Bottaro, bu araca sahip olmak isteyen kişilerden aracın bedelinin yüzde 30'unun ön kapora olarak alındığını kaydederken, "Bedelin tahsis edilememesi durumunda üretime başlanılmıyor. Siparişler 12 ay sürüyor. 2010 yılında kadar 300 tane üretim planlıyoruz. Ondan sonra bu markanın üretimi durdurulacak" dedi. Bottaro, 2008 yılında aracı test etmek isteyen özel müşteriler için Fransa'da test sürüşleri organize edeceklerini, Türkiye'den de 3-5 kişiyi test sürüşüne götüreceklerini kaydetti.

Bottaro, 2008 yılında adetten çok kaliteye önem vereceklerini belirtirken, "Biz boşa araç üretmiyoruz. Müşteri bulduğumuz zaman yüzde 30 kaporayı alır ondan sonra üretime başlarız. Belli bir hedef kitleye tanıtacağız bu ürünü. Bentley satış noktaları içinde de cornerlar olacak. Dünyaca ünlü futbolcu Beckham, Dubai Şeyhi Maktum ve Tom Cruise'un kullandığı bu aracı Türkiye'de de önemli isimlerin alacağını düşünüyoruz" dedi.

2.5 saniyede 100 km hıza çıkıyor

Uluslararası otomotiv sektöründe neo-klasik sportmen olarak anılan Bugatti, halen sadece seri üretim halini ilk olarak 2001 yılında tanıttığı 16.4 Veyron isimli modelini üretiyor. Uzun süre testler sonrasında seri üretim bandına gelebilen bu sıra dışı spor otomobil, iki adet V8 motorun birleştirilmesiyle meydana gelen 16 silindirli turbo motoru ile dikkat çekiyor. 1001 HP güç ve 1250 Nm tork üreten 8,0 litrelik W16 motorlu Bugatti Veyron 16.4, 2.5 saniyede 0-100 km/s hızlanmasını tamamlayabiliyor. Statik konumdan 300 km/s hıza 16.8 sn'de çıkabilen ve 407 km/s'lik son hız değerine sahip dört tekerlekten çekişli Bugatti Veyron 16.4'te 7 ileri hızlı DSG şanzımanla vites değişimleri gerçekleştirilebiliyor.

Doğuş ve LeasePlan filo kiralama şirketi kuruyor

Avrupa'nın önde gelen filo kiralama şirketlerinden LeasePlan Corporation NV ve Doğuş Otomotiv , operasyonel filo kiralama sektöründe hizmet vermesi amacıyla "LeasePlan Doğuş" adlı bir şirket kuruyorlar. Doğuş Otomotiv'den yapılan yazılı açıklamaya göre, söz konusu şirketin kuruluşu ve stratejisine ilişkin detaylar 9 Ocak'ta düzenlenecek bir basın toplantısıyla kamuoyu ile paylaşılacak.
03.01.2007-Dünya
[geri dön]

Tüpraş’tan yeni yıla çevreci motorin...

TÜPRAŞ, halen üretimi devam eden 10 ppm kükürt içeriğine sahip motorinin İzmir, İzmit ve Kırıkkale Rafinerileri’nde 1 Ocak 2008 tarihi itibarıyla satışa sunacağını açıkladı. Tüpraş bu ürünüyle 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren Avrupa Birliği’nde geçerli olacak standartta motorini şimdiden piyasaya sunmuş olacak. Daha önce mevcut standartlar doğrultusunda piyasaya 50 ppm kükürt içerikli olarak sunulan motorinin kükürt değeri, yeni dizel kükürt giderme ünitelerinin devreye girmesi ile maksimum 10 ppm’e düşürülmüştü. Tüpraş, İzmit Rafinerisi’nde 2005 yılında 140 milyon dolar yatırım bedelli dizel kükürt giderme ünitesini devreye sokmuştu.

800 MİLYON DOLAR HARCANDI: 8 Kasım 2007 tarihinde açılışı gerçekleştirilen, 396 milyon dolar bedelli yeni tesisin devreye girmesiyle birlikte, Tüpraş’ın düşük kükürtlü motorin üretme kapasitesi yılda 6 milyon tona ulaştı. Kırıkkale Rafinerisi’nde yapımı devam eden yeni kükürt giderme ünitesinin 2008 yılı içinde devreye girmesiyle birlikte Tüpraş’ın düşük kükürtlü motorin üretim kapasitesi toplamı yılda 7.5 milyon tona çıkacak. Tüpraş bu üretim için toplam 800 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirmiş olacak.
21.12.2007-Akşam
[geri dön]

Petrol Ofisi ve MAN Türkiye, yeniden el sıkıştı...

Petrol Ofisi, kamyon ve otobüs üreticilerinden MAN Türkiye ile stratejik işbirliği anlaşmasını yeniledi. Buna göre üç yıl boyunca MAN Türkiye'nin üreteceği araçların ilk dolum madeni yağı, Petrol Ofisi'nin ürünü olan Maximus olacak. Yapılan anlaşmaya göre, MAN Türkiye, Ankara fabrikası ve İstanbul merkez servisinde, Petrol Ofisi'nin Maximus madeni yağ çeşitlerini kullanmaya devam edecek. Ağır ticari ve dizel araçlara yönelik madeni yağlarını Maximus markası altında toplayan Petrol Ofisi ürünlerini, Türkiye genelindeki 3 bin 300 istasyonunda ve madeni yağ satış noktasında tüketiciye sunuyor.
03.01.2007-Milliyet
[geri dön]

Vestel, Avrupa'da LCD TV satışında ikinci oldu...

Dünya TV pazarının tüplüden LCD'ye doğru dönüşüm geçirdiğini söyleyen Vestel İcra Kurulu Üyesi Hatay, "Sektörde, yeni kurulan masada da varız" dedi

Dünya genelinde tüketici tercihlerinin tüplü TV'den likit kristal ekrana (LCD) doğru yönelmesi elektronik üreticilerini değişime zorluyor. Vestel Pazarlama CIS ve Ortadoğu Bölgesi Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Levent Hatay, tüm dünyada TV üreticilerinin dönüşümle karşı karşıya olduğunu belirterek, "İnanılmaz bir değişim yaşanıyor. Tüplü TV'den LCD'ye geçiş çok hızlı. Kimse bu talebi tahmin edemedi" dedi. 2004'de Avrupa'da tüplü TV'nin pazar payı yüzde 90 iken 2008 sonunda bunun yüzde 16'ya düşeceğini söyleyen Hatay, Türk firmalarının 'Avrupa'da pazar kaybediyor' gibi gözükmelerinin tüplü TV pazarındaki daralmadan kaynaklandığını söyledi.

Avrupa'da yüzde 12 pay

Hatay, "2004'te Türkiye'de 20.5 milyon TV üretilirken 2007'de sayı 13 milyona düştü. Ancak 2004'te 100 bin olan LCD üretimi 5.5 milyona çıktı. LCD'nin fiyatı tüplüye göre 4 - 4.5 kat fazla. Yani üretim adedi düşse de, ciro arttı" dedi. Vestel'in 2007'de Avrupa'da 3.2 milyon LCD TV satışıyla ikinci olduğunu belirten Hatay şöyle konuştu: "Avrupa'da yüzde 12'lik pazar payıyla dünya devlerini geride bıraktık. Uzakdoğu'dan aldığımız LCD cam panelin üzerine kendi araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) bölümümüzde yaptığımız teknolojiyi koyuyoruz. Panel kadar yazılım da çok önemli. Avrupa'da ödüller alıyoruz. Dünyada 1000'e yakın Ar-Ge mühendisiyle çalışıyoruz. Yatırımlarımız 2007'ye yansımadı ama 2008'de çok daha iyi görünecek." Hatay, bir 'devrim' yaşanan sektörde yeni bir masa kurulduğunu ve Vestel'in burada yerini alacağını söyledi.

'Zararı kapattık, kâra geçtik'

Hatay, Vestel'in 2007'nin ilk altı ayında açıklanan zararını ikinci altı ayda kapatacağını hatta bir miktar kâr açıklayacağını söyledi. Vestel'in son 4 yılda toplam 500 milyon dolar yatırım yaptığını belirten Hatay, "Bu yılı da elektronik sektöründe ihracat şampiyonu olarak kapatmayı planlıyoruz. 2008 yılında 3 milyar dolar ihracat, 1 milyar dolarlık da iç pazar satışı bekliyoruz" dedi.

'Ortak fabrika olabilir'

LCD televizyonun en önemli parçası olan ve yalnızca Uzakdoğu'da birkaç tesiste üretilen cam paneller için Türkiye'de bir fabrika kurulmasının çok iyi olacağını vurgulayan Hatay, "Hükümetin LCD cam panel üretimini desteklemesi çok önemli. Devlet kesinlikle teşvik etmeli. Arçelik, Profilo ve Vestel olarak birlikte ortak bir LCD panel fabrikası kurulabilir. Ancak bu fabrika yapılmazsa da sonumuz demek değildir. Şu an Vestel zaten Avrupa'daki en güçlü LCD üreticilerinden" diye konuştu. Hatay, LCD panel fabrikası için 3 - 3.5 milyar dolarlık yatırım gerektiğini ve bunun 3 yılda bir tekrarlanması gerektiğini de hatırlattı.

Bakan tek tek görüşüyor

Elektronik üreticilerinin yaşadığı sıkıntılar üzerine Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan'ın sektörü mercek altına aldığını belirten Hatay, Bakan Çağlayan'ın firmalarla tek tek görüşmeye başladığını söyledi. Hatay, "Vestel'le de görüşme yapıldı. Durumu anlattık ve bir sunum yaptık" dedi. Yaşadığı sıkıntılarla gündeme gelen Profilo'nun, Uzakdoğu rekabetine karşı Türkiye'nin diğer iki büyük elektronikçisi olan Arçelik ve Vestel'e yaptığı işbirliği çağrısına da değinen Hatay, Rekabet Kanunu'nu çiğnemeden bir işbirliğinin mümkün olduğunu söyledi. Hatay, 2008'de biri Kazakistan'da olmak üzere yurtdışında iki televizyon fabrikasını hayata geçireceklerini de kaydetti.

'Monitor deyip TV getiriyorlar'

Levent Hatay, Türkiye'de ihtisas gümrüklerinin olmamasının elektronik üreticilerini ciddi sıkıntıya soktuğunu söyledi. Avrupa Birliği ülkelerinde ithal edilen televizyonların ihtisas gümrüklerinde incelendiğini belirten Hatay, şunları söyledi: "Bizde böyle bir uygulama yok. Türkiye'ye 40 - 50 bin tane 70 ekran üstü bilgisayar monitörü girmiş gözüküyor. Kaç evde 70 ekranlık monitör var? TV'de vergi yükü yüzde 40'a varınca bazıları monitör diyerek LCD TV getiriyor. Biz de ihtisas gümrüğü oluşturmalıyız."
09.01.2007-Milliyet
[geri dön]

Türksat’tan % 70 daha ucuz internet...

Türksat, internet ücretlerinde yüzde 70’e varan indirim yaparken, internet erişim alt limitini de 256 Kb’ye çıkardı. Türksat tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, gerçek genişbant internet hizmeti aylık 10 YTL’ye kadar indirildi. Açıklamada, Türksat’ın 256 KB’den, 6 Mbps’e kadar çok seçenekli genişbant internet hizmeti sunduğu belirtilirken, kotalı internet tercihi ile Türkiye’de ilk defa “kullanılan kadar” ücret ödeme imkanı tanındığı vurgulandı. Türksat Kabloİnternet, internet erişim hızının en alt limitini 256 Kb’ye çıkardı. 2048/512 Kbps limitsiz aylık internet erişimini kampanya ile birlikte yüzde 72’ye varan indirimle 209 YTL’den 59 YTL’ye, 1024/256 Kbps erişimi 109 YTL’den 39 YTL’ye indirildi.
02.01.2007-Akşam
[geri dön]

İtalyan kumaş devi Miroglio İpekyol'a % 50 ortak oldu...

İpekyol 6 aydır yabancılarla yürüttüğü ortaklık görüşmelerinde imza aşamasına geldi. Kumaşta İtalyan markası Miroglio, İpekyol'un yüzde 50'sini satın almak için el sıkıştı. Perakende şirketlerinin yabancı ortaklık görüşmelerini hızlandırdığı 2007 yılının sonunda İpekyol'un İtalyanlarla 6 aydır sürdürdüğü ortaklık görüşmeleri imza aşamasına geldi. Kadın giyiminin öncülerinden İpekyol, İtalyan kumaş devi Miroglio ile yüzde 50-50 ortaklık için anlaştı. Henüz resmen açıklanmayan bu anlaşmanın ocak ayının ikinci haftasında sonuçlanacağı öğrenildi. Yapılan ortaklıktan Ayaydın Grup'un elde edeceği nakit şirkette kalacak. Buna karşılık aynı miktarda sermayeyi Miroglio da koyacak. Böylelikle sermaye artımınına gidilecek. Bu ortaklık yoluyla yapılan sermaye artırımı ile şirkete girecek kaynakla, şu anda Türkiye'de Machka, Twist ve İpekyol markalarıyla 60 mağazası olan grup, 2008 sonuna kadar mağaza sayısını 100'e çıkarırken, 2009 sonuna kadar da yurtdışında 40 mağaza açacak. Başlangıçta Doğu Avrupa ülkelerinde açılacak mağazalar, 2009 sonundan sonra İngiltere ve İtalya'ya yayılacak. Ortaklıkta yönetim İpekyol Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ayaydın'da olacak. Türkiye'de bankacılık, enerji ve gayrimenkulde yoğun olarak yaşanan yabancı ortaklıklar, 2007 yılında alanında güçlenmiş hazır giyim markalarının da gündemine geldi. Mayıs ayında Citigroup Venture Capital International (CVCI) ile Boyner Mağazacılık ve Beymen'den hisse satışı için anlaşma yapan Boyner Holding, geçtiğimiz aylarda da Altınyıldız'ı satışa çıkardı. Altınyıldız Mensucat, şirketin markalı ürünler (Network, Fabrika, Que) perakendeciliği işini satmak için Citigroup'a yetki verdi. Bu yetkilendirmenin ardından, hazır giyim sektöründe yabancı ortaklıkların artacağına yönelik sinyaller de arttı.

60 yıllık İtalyan şirketi

Miroglio, 1947 yılında İtalyan Guisepp Miroglio tarafından İtalya'nın Alba şehrinde kuruldu. 1950 yılında ilk tekstil fabrikasını açan grup, 2000 yılında yurtdışındaki ilk tesisini Bulgaristan'da kurdu. Şirket ilk kez İpekyol ile tekstilde perakende işine giriyor. Türkiye'de de bir çok markaya kumaş veren Miroglio dünya kumaş modasına yön veren büyük gruplardan biri. Ayaydın Ailesi tarafından kurulan İpekyol da son yıllarda İtalyan tasarımcılarla güçlendiği kadrosuyla mağaza ve marka atağına kalktı. Geçtiğimiz yıllarda Machka markasını yaratan grup, hızla yeni mağazalar açarak güçlendi.

Miroglio İtalya'da kumaşta 1 numara

* Miroglio, İtalyan tekstil şirketleri arasında ilk 10'da.

* Yıllık 950 milyon Euro'luk iş hacmi bulunuyor.

* Şirket Bulgaristan ve Çin'den sonra Hindistan'a fabrika açmak istiyor.
23.12.2008-Sabah
[geri dön]

Grundig'in tümü 'dünya markası Beko'nun oldu...

Beko, Grundig'in yüzde 50'sini 50.3 milyon dolara satın aldı. 2004'te Grundig'e ilk yatırımını yapan Beko, Avrupa'da elini daha da güçlendirdi..

İngiliz Alba, Grundig Multimedia'daki yüzde 50 hissesini 50.3 milyon dolar (25 milyon sterlin) bedelle Beko Elektronik'e sattığını açıkladı. 2004 yılında Beko elindeki yüzde 50 hisse için 30 milyon dolar (24 milyon Euro) ödemişti. Bu son alımla birlikte Beko'nun Grunding Multimedia'daki payı yüzde 100'e çıkacak. Böylece Grundig, 'dünya markası' sloganı ile ün salan Beko'nun oldu. Beko'dan borsaya yapılan açıklamaya göre ise bedelin 35 milyon Euro'luk kısmı hisselerin devri anında peşin olarak ödenecek. Ödemenin geri kalan kısmı ise 2008-2012 döneminde Grundig markası ile İngiltere ve İrlanda'da yapılacak satışlardan elde edilecek cironun belirli bir oranı dahilinde (2008-2010 yılları için yüzde 4, 2011- 2012 döneminde ise yüzde 2) pay verilmesiyle beş yıl sonunda tamamlanmış olacak. Ayrıca Beko Yönetim Kurulu, Hollanda merkezli Grundig Multimedia B.V.'nin sermayesinin tamamı ödenmiş 78.09 milyon Euro artırılmasına ve bu artırıma 39.04 milyon Euro ile katılmaya karar verdi.

ARÇELİK 100 ÜLKEDE VAR: Beko'nun yüzde 72'sine sahip olan Arçelik'ten yapılan açıklamada, Grundig'i 2004 yılında İngiliz Alba şirketi ile ortak olarak satın alan Koç Topluluğu şirketlerinden Beko Elektronik A.Ş'nin, Yönetim Kurulu tarafından alınan bir kararla, yüzde 50 Alba hissesini de satın alarak Grundig Multimedia B.V'nin ve Grundig tüketici elektroniği markasının tamamına sahip olduğu bildirildi. Arçelik, kendisine ait toplam 10 markasıyla dünyanın 100'den fazla ülkesine ürün ve hizmet sunuyor.

Grundig'in % 100'ü 80 milyon $'a geldi

Beko Elektronik'in Grundig ile işbirliği 6 yıl önce başladı. 2001 yılı sonunda markasını Beko Elektronik'in teknolojisine emanet eden Grundig'in tüm dünyaya sattığı 37, 51 ve 55 ekran televizyonları Beko Elektronik özgün teknolojisi ile üretilmeye başlandı. 2002 ve 2003 yılında Grundig'in tüm TV ürün gamı Beko Elektronik tarafından üretildi. 2004 yılında da Beko, Grundig'in yüzde 50'si için 24 milyon Euro (30 milyon dolar) ödemişti. Böylece şirketin tamamı 80 milyon dolara geldi.

'Grundig bir Alman markasıdır öyle kalacak'

Grundıg Intermedia GmbH Yönetim Direktörü Michael Peterseim ise, "Koç, attığı bu adımla şirketimize olan büyük güvenini göstermiş ve yolumuzun doğru olduğunu da açıkça belirtmiştir. Günlük işlerimizde pek bir değişiklik olmayacak, aksine artık stratejilerde ve eylem planlarında mutabık kalmamız gereken iki yerine bir hissedar olduğundan, koordinasyon süreçlerinin daha sorunsuz gerçekleşmesini bekliyoruz'' görüşünü aktardı. Peterseim, "Grundig, ürün geliştirmedeki engin know-how bilgisine dayanan, öncelikli olarak Almanya ve Avrupa pazarlarındaki gereksinimleri karşılamaya odaklanan bir Alman markasıdır ve öyle kalacaktır. Bu gerçek, gelecekte de böyle devam edecektir'' dedi.

'Konumumuz daha güçlendi'

Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grup Başkanı ve Arçelik Genel Müdürü Aka Gündüz Özdemir, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Avrupa'nın en büyük pazarı Almanya'da ilk akla gelen elektronik markalarından biri olan Grundig'in, Beko'nun en önemli varlıklarından biri olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Markalı büyüme, elektronik alanda da bizim en önemli stratejimizdir. Bizi rakiplerimizden ayıran en büyük avantajımız, markalarımız ile büyümeye verdiğimiz önemdir. Öyle ki, yurt içi ve yurt dışında Arçelik, Beko ve Grundig gibi üç güçlü markamız ile sağladığımız avantaj, elektronikte hem karlılık hem de verimlilik olarak bize katma değer sağlamaktadır. Bu satın almanın pazardaki konumumuzu daha da güçlendireceğine inanıyorum."
19.12.2007-Sabah
[geri dön]

Sigaraya yeni ÖTV zammı gündemde...

Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) Başkanı Kazım Çalışkan, vergi ve fiyat arttırılarak, tüketimin azaltılması için, sigaradan alınan özel tüketim vergisinin (ÖTV) yükseltilmesine yönelik çalışma yürüttüklerini bildirdi. Çalışkan, Kurum'un yetki alanındaki ürünlerin başta ÖTV olmak üzere vergilendirilmesi konusunda, Maliye Bakanlığına bundan sonra sektörel destek sağlayacaklarını belirtti. Tütün mamullerinin mevcut durumdan farklı olarak, hangi modellerle vergilendirilebileceği yolunda alternatif çalışmalar yaptıklarını kaydeden Çalışkan, sektörün vergi artışlarını, fiyatlara yansıtmaması konusunda da şu değerlendirmede bulundu: ''Böyle komiklik olmaz. Vergi artışı, sektöre bağlı zamlar, şunlar, bunlar...Ben bunları pek tasvip etmiyorum. Devlet, egemen erk olarak vergisini koyar, isteyen artışını yapar, isteyen yapmaz. Devlet, vergisine bakar. Onun artış yapıp yapmaması devleti ilgilendiren bir şey değil. Biz, buna ilişkin çalışma yapıyoruz. Bu konuda, masaya yatırılacak olan alternatif birkaç sistem var. Alternatif sistemlerin her birinin getirileri, riskleri, mevcut sistemle kıyaslaması yapılacak. Kıyaslamaya göre, en uygun olanı gündeme gelecek. Bunlara bakılır, tartışılır, siyasi otorite uygun görürse uygulamaya girer.''

FİYAT ARTACAK, TÜKETİM AZALACAK- : Eylem Planında da yer alan bu düzenlemedeki temel amacın, ''Vergilerin ve sigaranın fiyatı arttırılarak, tüketimin azaltılması'' olduğunu söyleyen Çalışkan, bunun Dünya Sağlık Örgütünün de öngördüğü önleyici tedbirler arasında yer aldığını ifade etti. Bu çerçevede TAPDK olarak, Maliye Bakanlığı'na vergisel düzenlemeler, sektörün vergi yükleri ve fiyatların yükseltilmesi için alternatif öneriler sunacaklarını vurgulayan Çalışkan, ''Biz modelimizi ortaya koyacağız. O modelin artılarını, eksilerini oturacağız, tartışacağız. Belki çalışma grupları bunları analiz edecek. Tabi sonuçta bunlar Maliye Bakanlığı'nca değerlendirilecek'' dedi.

-''MAKTU VE NİSPİ VERGİLEME DEVAM EDER''- : TAPDK Başkanı Kazım Çalışkan, yeni sistemde de maktu ve nispi vergilemenin devam edeceğini, ancak bu vergilerle ilgili olumsuzlukları giderecek, emniyet supabı niteliğinde ara mekanizmalar konulmasını gerektiğini ifade etti. Nispi vergilemede, fiyat üzerinden vergi alındığına işaret eden Çalışkan, şöyle devam etti: ''Bu sefer ne oluyor, firmalar fiyatı arttırmıyor. Diyelim, 100 liralık bir üründe 73 lira vergi, 27 lira size kalıyor. O ürünü 200 liraya sattığınız zaman, 146 lira vergiye gidiyor, size 54 lira kalıyor. Bir ürünü 200 liraya satmanın size getireceği ilave 27 lira, o müşteriyi kaybetmeye değer mi değmez mi onun analizini yapıyorsunuz. Sektöre yeni girenler dahil, bütün firmalar bunu yapıyor. Siz sadece nispi vergileme yaparsanız, firmalar fiyatı olabildiğince küçük tutar. O yüzden, sisteme dengeleyici unsur olarak maktu vergileme konmuş. Asgari maktu vergi de, alttaki düşük fiyat kategorisindeki sigaraları yukarı doğru itiyor ama fiyat artışı yapıp yapmamak üsttekinin keyfine kalmış. Onları artışa zorlayamıyorsun. Şimdi hem üsttekini, hem alttakini artışa zorlayacak bir sistem gelmeli. Buna ilişkin değişik alternatifler var. Amacımız şu.. Koyacağımız model, hem alt, hem de üst fiyat grubundaki sigara üreticilerini, fiyat arttırmak zorunda bırakacak bir model olmalı. O yüzden, tüketimi azaltıcı etki yapacak fiyatlandırmayı sağlayacak bir vergileme modeli olması lazım. Koyacağımız modeller de bunu sağlamaya yönelik olacak.''

-''FİYATTAKİ REEL YÜZDE 10'LUK ARTIŞ, TÜKETİMİ YÜZDE 4 AZALTIYOR'': Çalışkan bu arada, Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) dünya genelindeki araştırmalarına göre, sigara üzerindeki vergilerde enflasyon oranında bir artış yapılmasının, tüketime hiç bir etkisi bulunmadığını bildirdi. Fiyatta reel yüzde 10'luk bir artışın, sigara tüketiminde, reel olarak yüzde 4'lük bir azalma meydana getirdiğini anlatan Çalışkan, şöyle konuştu: ''Bu durumda, sizin yapacağınız vergi artışlarının, istediğiniz tüketim azalışını sağlayacak şekilde olması lazım. Biz, çalışmaları masaya koyacağız. (Bakın böyle olursa, böyle oluyor) diyeceğiz. Devletin de tüketimi azaltma gibi bir niyeti varsa, ne kadar istiyorsunuz azaltmak, yüzde 10'mu istiyorsun, yüzde 20'mi istiyorsun vergi ile sağlanacak etki şuraya kadardır. Şöyle bir fiyatlama yapılırsa, tüketici talebi azalır. Bunların hepsi masaya yatacak ve ona göre bir karar verilecek.''
25.12.2007-Milliyet
[geri dön]

HP'nin geri dönüşüm projesi Türkiye'de...

HP, geri dönüşüm projesi "Gezegen Ortaklığı Programı"nı Türkiye'de de başlatıyor. HP Türkiye'den yapılan yazılı açıklamaya göre, HP, bu program sayesinde bugüne kadar 90 milyondan fazla kullanılmış LaserJet ve mürekkep püskürtmeli baskı kartuşunu geri dönüştürdü.

HP'nin Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da 30'u aşkın ülkede uygulamaya soktuğu geri dönüşüm projesi, Türkiye'de ilk olarak kurumlarda hayata geçirilecek.

Programa katılmak için ayda en fazla 5 adet HP LaserJet ya da 10 adet HP mürekkep püskürtmeli baskı kartuşu kullanan işletmelerin, posta bedelleri ödenmiş iadeli kartuşlardan almaları ve ürünleri kullanım süresi sonunda belirtilen adrese postalamaları yeterli olacak.

Daha çok sayıda kartuş ya da toner tüketen kullanıcıların ise şirket çapında HP destekli bir toplama programı geliştirmeleri ya da HP'den bir toplama kutusu talep etmeleri gerekiyor.

Tüm HP baskı kartuşları HP'de ya da dünya geneline dağılmış ortak tesislerde çok aşamalı bir geri dönüştürme sürecinden geçerken, ilk olarak ambalaj malzemeleri kartuşlardan ayrıştırılıyor ve bağımsız olarak geri dönüştürülüyor.

Daha sonra baskı kartuşları uygun şekilde ayrılıp parçalanıyor ve son olarak, parçalanan kartuş malzemeleri plastikler, metaller ve mürekkep, köpük ya da toner atıkları olarak bir kez daha ayrıştırılıyor.

Bu malzemeler sonradan, yeni gündelik ürünlerin imalatında kullanılmak üzere ham maddelere dönüştürülüyor. Kalan mürekkep ve toner atıkları ise enerji üretiminde kullanılıyor. Kullanılamayan malzemeler de çevreye duyarlı bir şekilde bertaraf ediliyor.
24.12.2007-Dünya
[geri dön]

Pimaş, Rusya’da 50 bin evin penceresini değiştirecek...

HP, geri dönüşüm projesi "Gezegen Ortaklığı Programı"nı Türkiye'de de başlatıyor. HP Türkiye'den yapılan yazılı açıklamaya göre, HP, bu program sayesinde bugüne kadar 90 milyondan fazla kullanılmış LaserJet ve mürekkep püskürtmeli baskı kartuşunu geri dönüştürdü.

HP'nin Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da 30'u aşkın ülkede uygulamaya soktuğu geri dönüşüm projesi, Türkiye'de ilk olarak kurumlarda hayata geçirilecek.

Programa katılmak için ayda en fazla 5 adet HP LaserJet ya da 10 adet HP mürekkep püskürtmeli baskı kartuşu kullanan işletmelerin, posta bedelleri ödenmiş iadeli kartuşlardan almaları ve ürünleri kullanım süresi sonunda belirtilen adrese postalamaları yeterli olacak.

Daha çok sayıda kartuş ya da toner tüketen kullanıcıların ise şirket çapında HP destekli bir toplama programı geliştirmeleri ya da HP'den bir toplama kutusu talep etmeleri gerekiyor.

Tüm HP baskı kartuşları HP'de ya da dünya geneline dağılmış ortak tesislerde çok aşamalı bir geri dönüştürme sürecinden geçerken, ilk olarak ambalaj malzemeleri kartuşlardan ayrıştırılıyor ve bağımsız olarak geri dönüştürülüyor.

Daha sonra baskı kartuşları uygun şekilde ayrılıp parçalanıyor ve son olarak, parçalanan kartuş malzemeleri plastikler, metaller ve mürekkep, köpük ya da toner atıkları olarak bir kez daha ayrıştırılıyor.

Bu malzemeler sonradan, yeni gündelik ürünlerin imalatında kullanılmak üzere ham maddelere dönüştürülüyor. Kalan mürekkep ve toner atıkları ise enerji üretiminde kullanılıyor. Kullanılamayan malzemeler de çevreye duyarlı bir şekilde bertaraf ediliyor.
17.12.2007-Akşam
[geri dön]

THY'ye kardeş geliyor...

THY alt marka oluşurma çalışmalarında son aşamaya geldi. Yeni markayla koltuk araları daralacak, uçuşlar ucuzlayacak

Türk Hava Yolları (THY), uzun süredir gündeminde olan alt marka kurma çalışmalarında son aşamaya geldi. Filosundaki Boeing 737-400 tipi uçakları kullanarak Ankara merkezli uçuşlara başlamayı planlayan THY, fiyatı düşük tutarak Anadolu'dan çapraz uçuşlar yapmayı planlıyor. THY Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin, THY'nin aylık dergisi SKY Life'nin Ocak sayısında alt marka kurma çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. Ürün çeşitlendirme projesi kapsamında THY güvencesiyle Ankara merkezli yeni bir operasyonun hazırlıklarını tamamlamak üzerinde olduklarını ifade eden Karlıtekin şöyle dedi: "Başkentimizi Anadolu'nun dört bir tarafına yeterli uçuş sıklığı ile bağlayacak, ürün tasarımı itibariyle maliyeti nispeten düşük olacağı için bilet fiyatlarının da uygun tutulacağı yepyeni bir ürünü farklı bir marka altında sunacağız" Karlıtekin, yeni markanın THY'nin yurtdışındaki çeşitli noktalara yapacağı seferleri beslemek açısından da önemli olduğunu kaydetti. THY'nin iç hatlarda ucuza yolcu taşımasına ilk tepki Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletemeleri Derneği'nden(TÖSHİD) geldi. Genel Sekreter Musa Alioğlu, THY'yi özel sektöre rakip yapacak her türlü girişime karşı olduklarını belirtti.

2005'te karar alınmıştı

Daha çok filodaki 150 yolcu kapasiteli Boeing 737-400 tipi uçaklar kullanılarak gerçekleştirilecek uçuşlarda uçakların koltuk aralıkları daraltılarak daha çok bilet satılacak. Bilet fiyatları diğer havayolu şirketlerine göre düşük olacak. THY'nin filosunda 10'u Boeing 737-400 olmak üzere toplam 103 adet uçak bulunuyor.
03.01.2007-Milliyet
[geri dön]


ACNielsen Araştırma Hizmetleri A.Ş.
Rüzgarlıbahçe Mah. Cumhuriyet Cad.
Acarlar İş Merkezi C Blok No:10 Kat:3 34805
Kavacık Beykoz - İstanbul
Tel: +90 216 538 70 00     Faks: +90 216 331 07 40



Bu bülteni almak istemiyorum
Önerilerim var
Bu bülteni arkadaşımın da almasını istiyorum
Bu mesajı okuyamıyorum


© Copyright 2008 The Nielsen Company
"Basından Haberler" Nielsen Bilgi Belge Merkezi'nin düzenli olarak takip ettiği yayınlardan alınan haberlerin, kaynak göstermek suretiyle derlenmesi sonucu oluşturulmaktadır. Derlenen bu haberlerin doğruluk ve içeriğinden kuruluşumuz sorumlu değildir.

info.turkey@nielsen.com            www.tr.nielsen.com            www.nielsen.com